Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Entonces se vuelve muy racional negar servicios a los inyectores de droga.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Es wird also ganz rational, Injizierenden Dienstleistungen vorzuenthalten.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Il devient donc assez rationnel de refuser les aides aux drogués.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Jadi ini menjadi cukup masuk akal untuk tidak memberi pelayanan kepada para penyuntik diri.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.따라서 마약 중독자들에게 서비스를 거부하는 것은 합리적으로 보입니다.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Så det blir ganska rationellt att förneka injektionsmissbrukare service.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Staje się więc racjonalnym odmówić pomocy wstrzykującym.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Tehát egészen racionálisnak tűnik a tűhasználók számára biztosított szolgáltatások megtagadása.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Vì vậy nó trở nên khá logic khi từ chối dịch vụ cho dụng cụ tiêm
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Φαίνεται λοιπόν αρκετά λογικό να αρνούμαστε υπηρεσίες σε όσους κάνουν ενδοφλέβια χρήση.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Така че става доста разумно да се лишават наркоманите от услуги.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Так что, оказывается, вполне рационально отказывать в помощи наркоманам.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.(צחוק) אז זה נהיה די הגיוני
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.لذا يبدو من المنطقي نوعا ما ان نرفض ان نقدم خدمة للمدمنين .
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.否定するのは非常に合理的なこととなるのです さて セックスについて話しましょう
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.저는 스탈린이 대숙청을 시작한 초기에 구속돼서 소련에서 16개월 동안 감옥생활을 했습니다.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Așa că am fost arestată chiar la începutul epurărilor, și am petrecut 16 luni într-o închisoare rusească.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Così fui arrestata abbastanza presto durante la persecuzione e trascorsi 16 mesi in una prigione russa.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Donc j'ai été arrêtée assez tôt lors des purges de Staline, et j'ai passé 16 mois dans une prison russe.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Sztálin tisztogatásának legelején letartóztattak, és 16 hónapot töltöttem egy orosz börtönben.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Và tôi đã bị bắt vào đầu thời kì này, và trải qua 16 tháng tù ở một nhà tù Nga.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Zaaresztowano i mnie dosyć wcześnie i spędziłam 16 miesięcy w rosyjskim więzieniu.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Με συνέλαβαν πολύ νωρίς στην αρχή των εκκαθαρίσεων του Στάλιν, και πέρασα 16 μήνες σε μια ρώσικη φυλακή.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Аз бях една от арестуваните и прекарах 16 месеца в Руски затвор
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.И я была арестована в самом начале сталинских чисток и провела 16 месяцев в российской тюрьме.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Мене арештували на початку сталінських чисток, і я провела 16 місяців у російській в'язниці.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.כך אני נעצרתי בתחילת הטיהורים של סטלין, וביליתי 16 חודשים בבית כלא רוסי.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.لذا أنا اعتقلت في بداية التطهير الستاليني وقضيت ١٦ شهراً في السجن الروسي
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.ロシアの監獄で16ヶ月を過ごしました 逮捕理由は私がスターリンの生命を脅かす 計画に加担したもので
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.Ed è difficile non prenderlo sul serio.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.É muito difícil não levar aquilo a sério.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.그것을 심각하지 않게 할 가능성은 적습니다.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.Тогда это уже крайне трудно не принять всерьез.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.Тоді її доведеться сприйняти всерйоз.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.ואז קשה שלא לקחת את זה ברצינות.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.و هو أمر صعب أن لا يؤخذ اللعب على محمل الجد.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.残念ながら研究は不十分で
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Hal ini membuat banyak berita di Amerika, dan juga membuat sebagian orang marah.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Het kwam in Amerika in het nieuws, en het maakte een aantal mensen kwaad.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.A fost foarte mediatizat în America și a și supărat ceva oameni.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Det fick mycket medieuppmärksamhet i USA, och det gjorde en del människor arga också.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Es machte einige Schlagzeilen in Amerika, und es verärgerte auch manche Menschen.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Fue noticia en EE.UU. y enfureció a algunos también.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.미국에서는 이게 많은 뉴스를 만들어냈고 여러 사람을 분노하게도 만들었죠.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.On en a beaucoup parlé dans les journaux aux Etats-Unis, et cela a irrité certaines personnes aussi.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Originou muitas notícias nos EUA, e irritou algumas pessoas. Eu disse:
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Sok hír szólt erről Amerikában és fel is dühített néhány embert.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Sự kiện này thành trở thành tin tức ở Mỹ và cũng đã làm nhiều người tức giận.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.To spôsobilo veľký rozruch v Amerike a tiež to rozhnevalo pár ľudí.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.V Americe se o tom začalo hodně mluvit a několik lidí to také rozhněvalo.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Venite qui e lo faccio a tutti voi" (Risate)
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Wkurzyliśmy sporo ludzi w Stanach.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Έγινα θέμα στις ειδήσεις στην Αμερική, κι αυτό εξόργισε πολλούς.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Беше голяма новина в Америка, и това също така разгневи някои хора. Казах, "Не се притеснявайте.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Это было в новостях в Америке, и также это разозлило некоторых.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.זה עשה הרבה חדשות באמריקה, וזה גם עצבן כמה אנשים.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.لقد انتشر صدى هذا الحدث كثيراً في امريكاً .. وقد اعترض كثيرون عليه ايضاً
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.「安心してくれ 来れば 君たちにも手術してあげよう」と言いましたが
Bu beni epey şüphelendirmişti.Ami nekem nagyon gyanús volt.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Cela m'avait rendu bien suspicieuse.