Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.A majmok egy csoportja kap egy almát és boldog vele.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.A un gruppo di scimmie viene data una mela a testa, e sono felici.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Eén groep apen krijgt een appel, ze zijn er best blij mee.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Eine Gruppe Affen bekommt einen Apfel, sie sind ziemlich glücklich.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.En gruppe aber får et æble, de er temmelig lykkelige.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Grupa małp dostała jabłko, były zadowolone.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.한 그룹의 원숭이들에게 사과 하나를 줬을 때, 그들은 꽤 행복해 했습니다.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Một bầy khỉ được cho một quả táo, chúng khá vui.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Sekelompok monyet mendapat apel, mereka cukup senang.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Um grupo de macacos recebe uma maçã. Ficam todos contentes.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un groupe de singes reçoit une pomme, ils sont très contents.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un grup de maimuţe primeşte un măr, sunt destul de fericite.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un grupo de monos obtiene una manzana, están contentos.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Одной группе обезьян раздали по яблоку, и они очень рады.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.קבוצה אחת של קופים מקבלת תפוח, הם די שמחים.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.مجموعة من القردة تأخذ تفاحة، هم سعداء جدا.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.別の群れは2つもらった後 1つ奪われます
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Csak feküdt ott a kórházi ágyban, és a polisztirol mennyezet burkolólapjait bámulta, elég sokáig.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.El a stat într-un pat de spital, şi s-a holbat la elementele de tavan din polistiren foarte mult timp.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ele ficou deitado na cama do hospital, a olhar para as placas de poliestireno do tecto durante imenso tempo.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Er lag einfach im Krankenhausbett und starrte sehr, sehr lange auf die Polystyrol-Kacheln an der Decke.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Hij lag in het ziekenhuisbed en staarde lange tijd naar de piepschuimen plafondplaten.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Jenom tam tak ležel, a zíral na polystyrenové obklady hrozně dlouhou dobu.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.그는 병원 침대에 그냥 누워있어요. 그리고 천정에 붙은 타일들만 보고 있지요. 정말 오랜 시간동안 말입니다.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Si è semplicemente sdraiato a letto ed ha fissato il controsoffitto di polistirolo per un bel po'.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ξάπλωσε απλώς στο νοσοκομειακό κρεββάτι, και κοίταζε τα πλακάκια πολυστερίνης στο ταβάνι για πάρα πολύ ώρα.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Он просто лежит на больничной постели, уставившись на полистироловую плитку потолка, достаточно долгое время.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Той просто лежеше в болничното легло и зяпаше полистиреновите плочи на тавана наистина дълго време.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.הוא רק שכב במיטת בית החולים, ובהה באריחי התקרה מפוליסטירן לזמן ארוך מאוד.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.فقط استلقى في سرير المستشفى ، و نوعاً ما ، حدَّق في بلاط البوليسترين بالسقف لفترة طويلة جداً.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.ポリスチレンの天井のパネルを 本当に長い時間 見つめていました それが病院の患者になるということです
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Alla luce dell'inflazione è una discreta somma per pochi minuti di lavoro.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.C'est une somme correcte pour quelques minutes de travail.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Es ist eine ordentliche Summe an Geld für wenige Minuten Arbeit.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Este o sumă decentă pentru câteva minute de muncă.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.É uma quantia de dinheiro aceitável por uns minutos de trabalho.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Het is een behoorlijke som voor een paar minuten werk.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Je to slušná suma peňazí za pár minút práce.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Je to slušná suma peněz za pár minut práce.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Jika kita perhitungkan inflasi, jumlah uang itu cukup besar untuk tugas yang hanya perlu beberapa menit saja.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.단지 몇 분의 작업으로 벌 수 있는 것으로는 상당한 액수입니다.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Rendes összeg ez egy néhány perces munkáért.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Se on hyvä palkkio muutaman minuutin työstä.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Tager man højde for inflation, er det en rimelig sum penge for et par minutters arbejde.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Είναι αξιοπρεπές ποσό για δουλειά λίγων λεπτών.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Зогляду на інфляцію, це непогана сума за декілька хвилин роботи.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Сумма приличная, за пару минут работы.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.Това е прилична сума пари за няколко минути работа.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.סכום די מכובד עבור כמה דקות של עבודה.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.مبلغ محترم مقابل بضع دقائق من العمل.
Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.十分なモチベーションになります
Bir tane buldum ama epey yıpranmıştı. Geçen gün iyi bir tane görmüştüm.J'en ai trouvé un, mais il était abîmé.
Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük.Aan de ene kant een heel groot biologisch effect.
Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük.Da una parte è biologicamente una realtà importante.
Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük.Det är å ena sidan en biologisk effekt, och en mycket viktig sådan.
Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük.D'un coté, c'est un effet biologique, et un très gros.
Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük.Es ist einerseits ein biologischer Effekt, und zwar ein sehr großer.
Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük.Este pe de o parte un efect biologic și încă unul foarte mare.
Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük.Ez egyrészről egy biológiai hatás, méghozzá egy igen nagy.
Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük.이는 한편으로는 생물학적 효과지요. 아주 거대한 효과입니다.