Babam epey uzun bir süredir kaçak avcıydı.Tatăl meu a fost braconier pentru o perioadă destul de mare de timp.
Babam epey uzun bir süredir kaçak avcıydı.Ο πατέρας μου ήταν μια ζωή λαθροθήρας .
Babam epey uzun bir süredir kaçak avcıydı.Баща ми е бил бракониер доста дълго време.
Babam epey uzun bir süredir kaçak avcıydı.Мой отец был браконьером долгое время.
Babam epey uzun bir süredir kaçak avcıydı."כן הציידים הלא חוקיים שלנו." ואדם זה היה אבי.
Babam epey uzun bir süredir kaçak avcıydı.لقد كان أبي صياداً لفترة طويلة جداً.
Bakalım, seçebilirsem. Epey de büyük çizeyim.A ver, lo debo dibujar bien grande.
Bakalım, seçebilirsem. Epey de büyük çizeyim.Vediamo, vediamo se posso - dovrei farlo abbastanza grande.
Bakalım, seçebilirsem. Epey de büyük çizeyim.Zobaczmy, jeśli mógłbym, powinienem narysować to dość duże.
Bakalım, seçebilirsem. Epey de büyük çizeyim.Για να δούμε αν μπορώ να σχεδιάσω έναν κύκλο αρκετά μεγάλο.
Barry, epey oldu.Barry, è passato molto tempo.
Barry, epey oldu.Barry, já passou tanto tempo...
Barry, epey oldu.Har du lyst til at more dig lidt, Barry?
Barry, epey oldu.Siitä on pitkä aika.
Barry, epey oldu.Skulle du vilja ha lite roligt, Barry?
Barry, epey oldu. Tekrar dışarı çıkmaya ne dersin?Barry, minęło tyle czasu, może wyrwałbyś się na trochę?
Barry, epey oldu. Tekrar dışarı çıkmaya ne dersin?Barry, ¿qué te parecería salir a dar una vuelta?
Barry, epey oldu.Μπάρι, πέρασε καιρός.
Barry, epey oldu.Барри, прошло столько времени.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Heitä vaikuttaa olevan paljon hylätyissä rakennuksissa.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Ja, det verkar vara ganska många- -runt byggnaderna västerut.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Jo, der er vist ret mange - - omkring bygningerne vestpå.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Pois... Parece haver alguns deles a rondar os edifícios abandonados a oeste.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Sí... Parece que muchos están en esos edificios abandonados del oeste.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Sì. Sembra che ce ne siano parecchi intorno a questi edifici abbandonati all'Ovest.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Tak... Zdaje się, że jest ich sporo w tych opuszczonych budynkach na zachodzie.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Ναι, φαίνεται να υπάρχουν αρκετοί γύρω από τα εγκαταλελειμμένα κτίρια, δυτικά.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Да... Похоже, их довольно много возле тех заброшенных зданий на западе.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Algunas personas se dejan llevar.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Certains en font même un peu trop.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Egyes emberek átesnek a ló túloldalára.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.어떤 사람들은 거의 무아지경이 되었네요.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Manche Leute können es sogar übertreiben:
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Někteří lidé se nechají unést.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Niektórzy naprawdę przesadzają.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Qualcuno si fa prendere la mano.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Sommige mensen laten zich meeslepen.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Unii se lasă duşi de val.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Μερικοί άνθρωποι παρασύρονται.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.Някои хора се увличат.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.У некоторых еще более творческий подход.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.לפעמים האנשים נסחפים.
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.بعض الناس ينجرفون
Bazıları bu işe kendini epey kaptırıyor.(笑)
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Joulunäytelmä II." James sai Joosefin roolin, ja me olimme innoissamme.
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Krybbespil II." Men James havde rollen som Joseph, hvilket vi var henrykte over.
Bence...ah.. Epey...dik olmuş.Es ist Fleisch-, Käse-und Salat-Geschmack O's.
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.Alors, j'ai dit, "Bon, ce type a au moins de la ressource."
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.Así que pensé, "Okey, este tipo por lo menos tiene recursos".
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.Dus ik had zoiets van "Ok. Deze kerel heeft tenminste een sterk netwerk."
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.E io mi dico "Beh, questo qui è uno che ha dei contatti".
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.(Gelächter) Und ich so, "Okay.
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm."그래. 이 친구는 적어도 수완은 있군." 싶었습니다.
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.Pomyślałem: "Okej, ten gość jest przynajmniej zaradny."
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm."Rendben"- gondoltam - "Ezeknek a fickóknak legalább van kapcsolati tőkéjük."
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.Şi eu am spus, "În regulă. Acest tip cel puţin are resurse."
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.Και σκέφτηκα "Εντάξει. Αυτός ο τύπος είναι τουλάχιστον έξυπνος".
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.И така, аз си помислих: "Окей. Този човек е поне изобретателен."
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.Я подумал: "Хорошо. Этот парень, по крайней мере из находчивых".
Ben de "En azından epey bağlantısı olan bir adam" diye düşündüm.אז אמרתי לעצמי, "טוב, זה אחד שלפחות יש לו רעיונות."