Kök hücreleri konusunda epey araştırma yaptım -- özellikle embriyonik kök hücreleri çok güçlüler.Я серьёзно занимался изучением стволовых клеток. Эмбриональные стволовые клетки особенно значимы.
Kök hücreleri konusunda epey araştırma yaptım -- özellikle embriyonik kök hücreleri çok güçlüler.למדתי רבות על תאי גזע -- תאי גזע עובריים הם חזקים באופן מיוחד.
Kök hücreleri konusunda epey araştırma yaptım -- özellikle embriyonik kök hücreleri çok güçlüler.لقد درست الكثير عن الخلايا الجذعية -- فالخلايا الجذعية الجنينية قوية جدا.
Kök hücreleri konusunda epey araştırma yaptım -- özellikle embriyonik kök hücreleri çok güçlüler.胚肝細胞は特に強力な細胞です また生体幹細胞も私たちの体中に存在します
Kongo'da oran epey yüksekti.Dám vám Kongo, ktoré bolo vysoko,
Kongo'da oran epey yüksekti.De exemplu Congo, care era sus,
Kongo'da oran epey yüksekti.Di sini ada Kongo, yang tinggi,
Kongo'da oran epey yüksekti.Esimerkkeinä Kongo ylhäällä,
Kongo'da oran epey yüksekti. Ghana'da ise düşük, Kenya'da ise daha da düşük.Aqui mostro o Congo, que estava lá em cima, o Gana mais abaixo e o Quénia, ainda mais abaixo.
Kongo'da oran epey yüksekti. Ghana'da ise düşük, Kenya'da ise daha da düşük.Hier sehen Sie den Kongo, das war sehr hoch in Ghana, niedriger, und in Kenia, noch niedriger.
Kongo'da oran epey yüksekti. Ghana'da ise düşük, Kenya'da ise daha da düşük.Vi mostro il Congo, dove la mortalità era alta, il Ghana, più bassa, ed il Kenya, ancora minore.
Kongo'da oran epey yüksekti. Ghana'da ise düşük, Kenya'da ise daha da düşük.Σας παρουσιάζω το Κονγκό, που ήταν ψηλά, την Γκάνα, χαμηλότερα, και την Κένυα, ακόμα χαμηλότερα.
Kongo'da oran epey yüksekti.Ik geef jullie Congo, dat hoog was,
Kongo'da oran epey yüksekti.Itt van Kongó, ami magas volt,
Kongo'da oran epey yüksekti.Jag ger er Kongo, som låg högt.
Kongo'da oran epey yüksekti.콩코는 매우 높게 나타나죠.
Kongo'da oran epey yüksekti.Kongo było wysoko,
Kongo'da oran epey yüksekti.Les muestro Congo, que estaba alto,
Kongo'da oran epey yüksekti.Označíme si Kongo, které bylo vysoko,
Kongo'da oran epey yüksekti.Regardez le Congo qui était haut,
Kongo'da oran epey yüksekti.Ví dụ như Congo, tỷ lệ khá cao,
Kongo'da oran epey yüksekti.Вот здесь Конго, очень высокая смертность,
Kongo'da oran epey yüksekti.Давам ви Конго, който беше високо,
Kongo'da oran epey yüksekti.Тут Конго з високим рівнем смертності,
Kongo'da oran epey yüksekti.אני נותן לכם את קונגו, אשר היתה גבוהה
Kongo'da oran epey yüksekti.سوف اعرض الكونغو في الاعلى
Kongo'da oran epey yüksekti.ガーナは低い、ケニアはさらに低い
Kulağa epey basit geliyor, ama iyi işliyor.Abbastanza semplice cosa succede a lavorare.
Kulağa epey basit geliyor, ama iyi işliyor.C'est ce qui se passe au travail
Kulağa epey basit geliyor, ama iyi işliyor.Hal Cukup sederhana, kebetulan bisa berhasil.
Kulağa epey basit geliyor, ama iyi işliyor.Las cosas bastante simples parecen funcionar.
Kulağa epey basit geliyor, ama iyi işliyor.Този много прост метод действа.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Cuando estaba en preparatoria amaba programar computadoras pues me gustaba el flujo lógico de eventos.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.In der High School habe ich gerne programmiert, denn ich mochte die logische Abfolge von Ereignissen.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Keď som bol na vysokej, rád som programoval počítače, takže som mal akosi rád ten logický tok udalostí.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Khi tôi còn ở trung học, tôi thích lập trình máy tính, vì vậy tôi phân loại các dòng sự kiện có vẻ logic.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Kiedy byłem w szkole średniej, uwielbiałem programowanie, lubiłem logiczny przebieg zdarzeń.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.고등학교때 저는 컴퓨터로 프로그램을 짜는 것을 좋아했고 사건발생의 논리적 흐름같은 걸 좋아했습니다.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Quand j'étais au lycée, j'adorais programmer des ordinateurs, j'aimais la suite logique des événements.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Όταν πήγαινα στο γυμνάσιο, λάτρευα να προγραμματίζω υπολογιστές, έτσι μου άρεσε η λογική ροή των γεγονότων.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.В старших классах мне очень нравилось программирование, меня привлекал логический ход событий.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.כשהייתי בבית ספר תיכון, אהבתי לתכנת מחשבים, כך שבעצם אהבתי את הזרימה ההגיונית של ארועים.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.イベントの論理的な流れが好きでした それに、外科医かなにかになることに非常に興味が
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.A kóristák az iskolámban elég kockák voltak, és nem létezett, hogy nekem közöm legyen ezekhez az emberekhez.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Cei din corul liceului meu erau tocilari, şi sub nici o formă nu doream să am de-a face cu acei oameni.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Dem der gik til kor var ret nørdede og jeg skulle under ingen omstændigheder have noget at gøre med dem.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.고등학교 시절, 합창단 사람들은 아주 괴짜들이었고, 그런 사람들과 절대 어울릴 생각은 전혀 없었습니다.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Kuoroihmiset lukiossani olivat aika nörttejä, enkä halunnut olla missään tekemisissä heidän kanssan.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Ľudia z môjho stredoškolského zboru boli dosť divní. V žiadnom prípade som s nimi nechcel mať nič spoločné.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Ludzie w chórze w mojej szkole średniej byli strasznymi dziwakami i nie chciałem mieć z takimi nic wspólnego.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.בתיכון מי ששר במקהלה היו די חנונים, ולא רציתי שום קשר לאנשים כאלה.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.いっしょにやって行けそうな気がしませんでした でも一週間後に友達が言ったんです
-Merhaba... -Epeydir görüşmedik.- Cześć... - Dawno się nie widzieliśmy.
-Merhaba. -Epeydir görüşmedik.-Hallå där... -Det var längesen.
-Merhaba... -Epeydir görüşmedik.-Hei. -Pitkästä aikaa.
-Merhaba. -Epeydir görüşmedik.- Hej ... - Det er længe siden.
-Merhaba... -Epeydir görüşmedik.- Hej. - Længe siden.
-Merhaba... -Epeydir görüşmedik.-Hejsan... -Längesen sist.
-Merhaba... -Epeydir görüşmedik.- Hola... - Cuánto tiempo sin veros.
-Merhaba... -Epeydir görüşmedik.- Olá... - Há quanto tempo!