Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.كان جدي حطاباً في دورة الألعاب الأولمبية ، لذا عليَّ تعويضات للأشجار أعمل على تسديدها.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.私は木に善い行いをしなくてはいけないんです 大学院はイェールに行き このような-
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Alors il a fallu beaucoup de temps pour élaborer cette partie-là.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Asi que esta parte llevó mucho tiempo para solucionarse.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Così che parte di ciò ha portato via molto tempo per funzionare.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Het duurde lang om dat onderdeel te ontwikkelen. Het duurde lang om dat onderdeel te ontwikkelen.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.이 부분을 작업하는데 아주 오랜 시간이 걸렸습니다.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Nun, für die Ausarbeitung dieses Teilbereiches brauchte ich lange.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Partea asta a necesitat mult timp ca să funcţioneze.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Spędziłem dużo czasu nad tym rozwiązaniem. Spędziłem dużo czasu nad tym rozwiązaniem.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Αυτό το κομμάτι μου πήρε πολύ χρόνο να βρω λύση.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Проработка этой детали заняла немало времени.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.Тази част отне дълго време за изработка.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.אז החלק הזה לקח הרבה זמן בכדי שהוא יעבוד.
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.ولذلك فان هذا الجزء من المقعد استغرق وقتا طويلا لانجازه
Bu yüzden o kısmı çözmek epey vakit aldı.時間がかかりました 他にも座面の問題があります
Caddenin diğer ucunda bir Iraklı tarafından işletilen bir markette ise epey baharat çeşidi mevcut.Al cruzar la calle, hay una tienda, perteneciente a un iraquí, que vende muchas especias.
Caddenin diğer ucunda bir Iraklı tarafından işletilen bir markette ise epey baharat çeşidi mevcut.Di seberang jalan ada sebuah toko milik orang Irak yang menjual banyak jenis rempah-rempah.
Çantanı alayım. Epeyce ağır sayılır.Lasã-mã sã îþi iau valiza.
Çantanı alayım. Epeyce ağır sayılır.Ni kan gå ut i köket, så kommer jag snart.
Çantanı alayım. Epeyce ağır sayılır. - Yolculuk iyimiydi?Déjeme llevarle la bolsa, pesa mucho. - ¿Tuviste un buen viaje?
Cape Town'da bu konu üzerine epeyce detaylı araştırma yaptık.Kapstadt ausgiebig erforscht.
Cape Town'da bu konu üzerine epeyce detaylı araştırma yaptık.저희는 케이프 타운에서 이런 현상에 대한 연구를 했습니다.
Cape Town'da bu konu üzerine epeyce detaylı araştırma yaptık.Se întâmplă și în Africa, de ex. în Cape Town.
Cape Town'da bu konu üzerine epeyce detaylı araştırma yaptık.זה למעשה קורה בכל חלקי הארץ.
Cape Town'da bu konu üzerine epeyce detaylı araştırma yaptık.في كيب تاون قمنا ببحث واسع في هذا.
Cape Town'da bu konu üzerine epeyce detaylı araştırma yaptık.ここドーハでもこのような小さな店を見つけました
"Cin epey bir sabit kalacak gibi gozukuyordu... o kadar uzun ki tum zenginlikler onun oluncaya kara..."중국은 오랫동안 움직이지 않는 것 처럼 보였는데 분명 오래 전 그들의 법과 제도의 특성과 일치하는
"Cin epey bir sabit kalacak gibi gozukuyordu... o kadar uzun ki tum zenginlikler onun oluncaya kara..."נראה שסין שרויה בקיפאון זמן רב ומן הסתם השיגה מזמן את מלוא העושר
"Cin epey bir sabit kalacak gibi gozukuyordu... o kadar uzun ki tum zenginlikler onun oluncaya kara..."الصين تبدو ساكنة بلا حراك، ومن المحتمل أنها قد حصلت على كامل الإعجاب والإحترام للثراء منذ فترة طويلة
"Cin epey bir sabit kalacak gibi gozukuyordu... o kadar uzun ki tum zenginlikler onun oluncaya kara...あらゆる富を とても古くから集積した 中国の法制度がそれを後押しした
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Agora que a "Década do Eu" pertence ao passado muitos de nós fazem isto atualmente.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Cei mai mulți dintre noi -- acum ca Deceniul Eu (anii '70) e trecut demult -- chiar facem asta.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.De flesta av oss -- nu när "Egots decennium" är sedan länge förgånget -- gör faktiskt detta.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.De meesten van ons -- nu het 'Ik-tijdperk' voorbij is -- doen dit ook werkelijk.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Jetzt, wo das "Jahrzehnt des Ichs" hinter uns liegt - tun die meisten von uns genau das.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.이제 자기중심 시대는 과거가 되었고 우리들 대부분은 실제로 이렇게 하고 있습니다.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.La mayoría de nosotros -- ahora que la "década del Yo" ha pasado realmente -- hace esto.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.La plupart d'entre nous, maintenant que la "génération égoïste" est bien passée, c'est ce que nous faisons.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Legtöbben - most, hogy az "én évtizede" rég elmúlt - most pont ezt csináljuk.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Ora che la "decade dell'io" è finita molti di noi fanno proprio questo.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Večina nas -- zdaj ko je "desetletje Jaza" za nami -- to dejansko počnemo.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Většina z nás -- teď když je "desetiletí JÁ" za námi -- to opravdu dělá.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Większość z nas -- teraz kiedy "Dekada Ja" jest już przeszłością -- teraz właściwie to robimy.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Οι περισσότερο από εμάς - τώρα που πλέον έχει περάσει η δεκαετία του "Εγώ" - τώρα πλέον το κάνουμε αυτό.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Большинство из нас, теперь, когда эпоха эгоцентристских 70-х давно закончилась, фактически заняты именно этим.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.Повечето от нас -- сега, когато оставихме ерата на нарцисизма в миналото -- всъщност го правят.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.מרביתנו, כעת כשעידן ה"אני" עבר מזמן - באמת נוהגים כך.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.أكثرنا..في الوقت الذي أصبح فيه "عقد أنا" من الماضي البعيد.. نقوم حقيقةً بعمل هذا.
Çoğumuz, -- 70'ler epey geride kaldığına göre -- aslında şu anda bunu yapıyoruz.これを実行に移しています あるアイデア またはその他が
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.우리에겐 시간이 많지 않습니다. 저도 이 얘기를 조금만 더 하고 마칠겁니다. 왜냐하면 달리 말해야할 주제들이 많거든요.
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.Não temos muito tempo, e vou abordar isto rapidamente e acabar, porque há muitas outras coisas a dizer.
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.Nemáme moc času, jen to přeletím a končím, protože je mnoho jiných věcí, které zde budou řečeny.
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.Nimamo veliko časa in šel bom le čez nekaj zadev ter spustil ostale, ker bo veliko povedanega kasneje.
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.Nincs túl sok időnk, úgyhogy ugrok egy kicsit, mert sok más dolog van, amiről beszélni szeretnék.
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.Non abbiamo molto tempo, ne parlerò solo un poco dato che ci sono molte altre cose da dire.
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.אין לנו זמן רב, כך שאמשיך עוד קצת ואז אסיים. כי יש הרבה דברים נוספים שעוד ייאמרו.
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.ليس لدينا الكثير من الوقت، وسأستعرض جزء من هذا وسأترك الباقي.. لإنه ستعرض مواضيع أخرى كثيرة.
Çok zamanımız kalmadı, bunun biraz üstünden geçip bitireceğim, çünkü söylenecek epeyce şey var.なぜなら他にも沢山言うことがあるからです 要点を言いますと ミームはウィルスのようなものです
Çünkü epey yüksekte değil mi, hehe?For det er virkelig op! Er det ikke, hæhæ?