Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Och vi vet att i embryot, när djuret är under utveckling, har det faktiskt en ganska lång svans.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Quindi noi sappiamo che, in embrione, quando l'animale si forma, ha una coda piuttosto lunga.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Vì vậy ta biết rằng trong phôi thai, khi chúng dần trưởng thành, chúng sẽ có những chiếc đuôi khá dài.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Vi ved at en embryo, som dyret udvikler sig, har den faktisk en relativ lang hale.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Wiemy, że zarodek Wiemy, że zarodek podczas rozwoju posiada całkiem długi ogon.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Wij weten dus dat in embryo's, als het dier zich ontwikkelt, het nog een relatief lange staart heeft.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Y sabemos que en el embrión durante la gestación del animal, tiene una cola relativamente larga.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Και έτσι γνωρίζουμε ότι στο έμβρυο, καθώς το ζώο αναπτύσσεται, έχει μια σχετικά μακριά ουρά.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.И така ние знаем, че в ембриона, докато животното се развива, то всъщност има относително дълга опашка.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.Мы знаем, что эмбрион животного во время своего развития имеет достаточно длинный хвост.
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.ואנחנו יודעים שבעובר, כשהיצור מתפתח,
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.وكما نعلم انه في الاجنة عندما ينمو الكائن الحي
Böylece aslında bu embriyo'da hayvanın gelişim süresinde aslında epey uzun bir kuyruğu vardır.長い尾を持つのですが ある遺伝子が発現し この尾を萎縮させ
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Así que estamos muy emocionados con el futuro del hidrógeno.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.C'est pourquoi nous sommes plutôt confiants sur le futur de l'hydrogène.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Darum sind wir ziemlich aufgeregt ueber die Zukunft von Wasserstoff.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Deci suntem foarte entuziasmaţi de viitorul hidrogenului.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Ekscytuje nas przyszłość wodoru.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Il futuro ad idrogeno ci esalta.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Jadi kami cukup bersemangat tentang masa depan dari Hidrogen.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.우리는 수소의 미래에 매우 흥분됩니다.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Portanto, estamos muito entusiasmados com o futuro do hidrogénio.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Vì vậy chúng tôi rất phấn khích về tương lai của khí hydro.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.We zijn vrij enthousiast over de toekomst van waterstof.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Бъдещето на водорода много ни вълнува.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Поэтому мы приятно взволнованы будущим использования водорода.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Тож ми дуже захоплені цим майбутнім водню.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.אז אנחנו מאוד מתרגשים מהעתיד של מימן.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.ولذلك نحن متحمسون جدا لمستقبل الهيدروجين
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.問題は出来るかどうかではなく 何時やるかです
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.A tak je najednou naprosto logické odpírat služby narkomanům.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Deci a devenit destul de raţional să negăm consumatorilor accesul la servicii medicale.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Dus dan is het opeens heel rationeel om voorzieningen als spuiten te weigeren.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Ecco che allora diventa piuttosto logico negare servizi a chi si droga.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Entonces se vuelve muy racional negar servicios a los inyectores de droga.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Es wird also ganz rational, Injizierenden Dienstleistungen vorzuenthalten.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Il devient donc assez rationnel de refuser les aides aux drogués.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Jadi ini menjadi cukup masuk akal untuk tidak memberi pelayanan kepada para penyuntik diri.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.따라서 마약 중독자들에게 서비스를 거부하는 것은 합리적으로 보입니다.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Så det blir ganska rationellt att förneka injektionsmissbrukare service.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Staje się więc racjonalnym odmówić pomocy wstrzykującym.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Tehát egészen racionálisnak tűnik a tűhasználók számára biztosított szolgáltatások megtagadása.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Vì vậy nó trở nên khá logic khi từ chối dịch vụ cho dụng cụ tiêm
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Φαίνεται λοιπόν αρκετά λογικό να αρνούμαστε υπηρεσίες σε όσους κάνουν ενδοφλέβια χρήση.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Така че става доста разумно да се лишават наркоманите от услуги.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Так что, оказывается, вполне рационально отказывать в помощи наркоманам.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.(צחוק) אז זה נהיה די הגיוני
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.لذا يبدو من المنطقي نوعا ما ان نرفض ان نقدم خدمة للمدمنين .
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.否定するのは非常に合理的なこととなるのです さて セックスについて話しましょう
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.저는 스탈린이 대숙청을 시작한 초기에 구속돼서 소련에서 16개월 동안 감옥생활을 했습니다.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Așa că am fost arestată chiar la începutul epurărilor, și am petrecut 16 luni într-o închisoare rusească.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Così fui arrestata abbastanza presto durante la persecuzione e trascorsi 16 mesi in una prigione russa.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Donc j'ai été arrêtée assez tôt lors des purges de Staline, et j'ai passé 16 mois dans une prison russe.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Sztálin tisztogatásának legelején letartóztattak, és 16 hónapot töltöttem egy orosz börtönben.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Và tôi đã bị bắt vào đầu thời kì này, và trải qua 16 tháng tù ở một nhà tù Nga.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Zaaresztowano i mnie dosyć wcześnie i spędziłam 16 miesięcy w rosyjskim więzieniu.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Με συνέλαβαν πολύ νωρίς στην αρχή των εκκαθαρίσεων του Στάλιν, και πέρασα 16 μήνες σε μια ρώσικη φυλακή.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Аз бях една от арестуваните и прекарах 16 месеца в Руски затвор
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.И я была арестована в самом начале сталинских чисток и провела 16 месяцев в российской тюрьме.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Мене арештували на початку сталінських чисток, і я провела 16 місяців у російській в'язниці.