Ana içeriğe geç
Sözlük

epe ile cümle

epe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.כך אני נעצרתי בתחילת הטיהורים של סטלין, וביליתי 16 חודשים בבית כלא רוסי.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.لذا أنا اعتقلت في بداية التطهير الستاليني وقضيت ١٦ شهراً في السجن الروسي
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.ロシアの監獄で16ヶ月を過ごしました 逮捕理由は私がスターリンの生命を脅かす 計画に加担したもので
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.Ed è difficile non prenderlo sul serio.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.É muito difícil não levar aquilo a sério.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.그것을 심각하지 않게 할 가능성은 적습니다.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.Тогда это уже крайне трудно не принять всерьез.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.Тоді її доведеться сприйняти всерйоз.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.ואז קשה שלא לקחת את זה ברצינות.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.و هو أمر صعب أن لا يؤخذ اللعب على محمل الجد.
Böyle yapınca bu işi ciddiye almamak epey zor oluyor.残念ながら研究は不十分で
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Hal ini membuat banyak berita di Amerika, dan juga membuat sebagian orang marah.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Het kwam in Amerika in het nieuws, en het maakte een aantal mensen kwaad.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.A fost foarte mediatizat în America și a și supărat ceva oameni.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Det fick mycket medieuppmärksamhet i USA, och det gjorde en del människor arga också.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Es machte einige Schlagzeilen in Amerika, und es verärgerte auch manche Menschen.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Fue noticia en EE.UU. y enfureció a algunos también.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.미국에서는 이게 많은 뉴스를 만들어냈고 여러 사람을 분노하게도 만들었죠.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.On en a beaucoup parlé dans les journaux aux Etats-Unis, et cela a irrité certaines personnes aussi.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Originou muitas notícias nos EUA, e irritou algumas pessoas. Eu disse:
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Sok hír szólt erről Amerikában és fel is dühített néhány embert.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Sự kiện này thành trở thành tin tức ở Mỹ và cũng đã làm nhiều người tức giận.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.To spôsobilo veľký rozruch v Amerike a tiež to rozhnevalo pár ľudí.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.V Americe se o tom začalo hodně mluvit a několik lidí to také rozhněvalo.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Venite qui e lo faccio a tutti voi" (Risate)
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Wkurzyliśmy sporo ludzi w Stanach.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Έγινα θέμα στις ειδήσεις στην Αμερική, κι αυτό εξόργισε πολλούς.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Беше голяма новина в Америка, и това също така разгневи някои хора. Казах, "Не се притеснявайте.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.Это было в новостях в Америке, и также это разозлило некоторых.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.זה עשה הרבה חדשות באמריקה, וזה גם עצבן כמה אנשים.
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.لقد انتشر صدى هذا الحدث كثيراً في امريكاً .. وقد اعترض كثيرون عليه ايضاً
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.「安心してくれ 来れば 君たちにも手術してあげよう」と言いましたが
Bu beni epey şüphelendirmişti.Ami nekem nagyon gyanús volt.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Cela m'avait rendu bien suspicieuse.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Co wydawało mi się dość podejrzane.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Což ve mně vzbudilo silné podezření.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Điều này khiến tôi rất nghi ngờ
Bu beni epey şüphelendirmişti.Hetgeen mij erg achterdochtig maakte.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Il che mi rendeva alquanto sospettosa.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Joka sai minut todella epäluuloiseksi.
Bu beni epey şüphelendirmişti.그게 항상 수상했어요.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Lo que me hizo sospechar.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Lucru care mă făcea foarte suspicioasă.
Bu beni epey şüphelendirmişti.O que me fazia ficar muito desconfiada.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Yang membuat saya curiga.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Το οποίο με έβαλε σε υποψίες.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Което ме правеше много подозрителна.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Що викликало в мене підозри.
Bu beni epey şüphelendirmişti.Это вызывало у меня сильное подозрение.
Bu beni epey şüphelendirmişti.מה שגרם לי לחשוד.
Bu beni epey şüphelendirmişti.مما جعلني متشككة جدا.
Bu beni epey şüphelendirmişti.両親がプレゼントを用意してるのは明らかだった
Bu bence epey iyi bir hedef. İşte Steve Jobs, evrende bir fark yaratmak istiyor, değil mi?Buono come scopo.Qui abbiamo Steve Jobs,Voglio fare ding nell'universo, ok?
Bu bence epey iyi bir hedef. İşte Steve Jobs, evrende bir fark yaratmak istiyor, değil mi?Voici Steve Jobs, je veux laisser ma marque dans l'univers, d'accord?
Bu bence epey iyi bir hedef. İşte Steve Jobs, evrende bir fark yaratmak istiyor, değil mi?ジョブズが成長を続けた原動力の一つです。
Bu bence epey iyi bir hedef.Muy buen propósito... Aquí está Steve Jobs.
Bu bence epey iyi bir hedef.Tujuan yang lumayan bagus....
Bu bence epey iyi bir hedef.Ziemlich gute Absichten. Oder Steve Jobs:
Bu bence epey iyi bir hedef.Стив Джобс:
Bu benim için epeyce bir şok oldu.Dit was nogal een schok voor mij.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod