Ana içeriğe geç
Sözlük

epe ile cümle

epe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Mijn rol in de show, voor zij die het nog niet gezien hebben, is heel simpel.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Min roll i programmet, för er som inte har sett det, är mycket enkelt.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Moja rola w programie jest bardzo prosta.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Mon rôle dans l'émission, pour ceux qui ne l'ont pas vue... c'est assez simple.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Rolul meu în emisiune, pentru aceia dintre dvs care n-au văzut-o -- este destul de simplu.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Ο ρόλος μου στην εκπομπή, για όσους δεν την έχετε δει -- είναι πολύ απλός.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Моя роль в нашем шоу, для тех, кто его еще не видел, достаточно проста.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Ролята ми в шоуто - за онези, които не са го гледали - е доста проста.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.התפקיד שלי בתוכנית - למי מכם שלא ראה אותה - הוא די פשוט.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.ودوري في العرض لأولئك منكم الذين لم يطلعوا عليه- إنها بسيطة نوعا ما.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Anda tahu -- kekerasan sebagai alat politik kini sedang populer.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Bạn biết đấy, bạo lực hiện nay là một công cụ chính trị thịnh hành.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.És az erőszak, mint politikai eszköz, nagyon népszerű dolog manapság.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Gewalt als politisches Werkzeug ist zur Zeit in aller Munde.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.정치적 도구로써의 폭력이 두각을 나타내고 있긴 하지만
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.O sea, la violencia como herramienta política es la última moda ahora mismo.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor."Poslyšte, tohle nefunguje."
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Sapete... la violenza è uno strumento politico è l'ultima moda adesso.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Sa stiti ca vi -- violenta ca unealta politica face ravagii acum.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Vous savez, la violence en tant qu'arme politique c'est le seul moyen en ce moment.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Weet je, geweld als politiek middel is nu in zwang.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Wiesz, przemoc jako narzędzie polityczne jest teraz powszechne.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Ξέρετε, η βία ως πολιτικό εργαλείο είναι στη μόδα αυτή τη στιγμή.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Вы знаете, насилие как политическое оружие, сейчас очень популярно.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Зараз насильство як політичний інструмент є у моді.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Насилието като политически инструмент е на гребена на вълната.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.אתם יודעים, אל -- אלימות ככלי פוליטי הוא כל ההיפ עכשיו.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.كما تعلمون فالعنف أيضا أداة سياسية .. والغضب اليوم يملأ المكان هنا تماما ..
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.主流なんだと言い始めています しかし
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.A majmok egy csoportja kap egy almát és boldog vele.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.A un gruppo di scimmie viene data una mela a testa, e sono felici.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Eén groep apen krijgt een appel, ze zijn er best blij mee.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Eine Gruppe Affen bekommt einen Apfel, sie sind ziemlich glücklich.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.En gruppe aber får et æble, de er temmelig lykkelige.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Grupa małp dostała jabłko, były zadowolone.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.한 그룹의 원숭이들에게 사과 하나를 줬을 때, 그들은 꽤 행복해 했습니다.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Một bầy khỉ được cho một quả táo, chúng khá vui.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Sekelompok monyet mendapat apel, mereka cukup senang.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Um grupo de macacos recebe uma maçã. Ficam todos contentes.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un groupe de singes reçoit une pomme, ils sont très contents.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un grup de maimuţe primeşte un măr, sunt destul de fericite.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un grupo de monos obtiene una manzana, están contentos.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Одной группе обезьян раздали по яблоку, и они очень рады.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.קבוצה אחת של קופים מקבלת תפוח, הם די שמחים.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.مجموعة من القردة تأخذ تفاحة، هم سعداء جدا.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.別の群れは2つもらった後 1つ奪われます
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Csak feküdt ott a kórházi ágyban, és a polisztirol mennyezet burkolólapjait bámulta, elég sokáig.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.El a stat într-un pat de spital, şi s-a holbat la elementele de tavan din polistiren foarte mult timp.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ele ficou deitado na cama do hospital, a olhar para as placas de poliestireno do tecto durante imenso tempo.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Er lag einfach im Krankenhausbett und starrte sehr, sehr lange auf die Polystyrol-Kacheln an der Decke.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Hij lag in het ziekenhuisbed en staarde lange tijd naar de piepschuimen plafondplaten.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Jenom tam tak ležel, a zíral na polystyrenové obklady hrozně dlouhou dobu.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.그는 병원 침대에 그냥 누워있어요. 그리고 천정에 붙은 타일들만 보고 있지요. 정말 오랜 시간동안 말입니다.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Si è semplicemente sdraiato a letto ed ha fissato il controsoffitto di polistirolo per un bel po'.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ξάπλωσε απλώς στο νοσοκομειακό κρεββάτι, και κοίταζε τα πλακάκια πολυστερίνης στο ταβάνι για πάρα πολύ ώρα.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Он просто лежит на больничной постели, уставившись на полистироловую плитку потолка, достаточно долгое время.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Той просто лежеше в болничното легло и зяпаше полистиреновите плочи на тавана наистина дълго време.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.הוא רק שכב במיטת בית החולים, ובהה באריחי התקרה מפוליסטירן לזמן ארוך מאוד.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.فقط استلقى في سرير المستشفى ، و نوعاً ما ، حدَّق في بلاط البوليسترين بالسقف لفترة طويلة جداً.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.ポリスチレンの天井のパネルを 本当に長い時間 見つめていました それが病院の患者になるということです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod