Ana içeriğe geç
Sözlük

enstrüman ile cümle

enstrüman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eski tip enstrümanların kullanıldığı albümün kayıtları beş yıl sürdü.Spagettiwesternien innoittaman levyn tekeminen kesti viisi vuotta.
Enstrüman sesleri ise düşük tutularak Bieber'ın vokalı öne çıkarılmıştır.Amerikkalaisten mitta täyttyi: Adressi Bieberin karkottamiseksi!
Aynı zamanda enstrümantal olarak da albümün en sert şarkısıdır.Se on samalla Revolver-albumin monimutkaisimpia lauluja.
İkinci parça, Whispers Of Life, enstrümantel bir versiyondur.Kappaleesta It’s My Life on No Doubt tehnyt cover-version.
Bu sürümde başlangıç kısaltılmış ve sonlara doğru enstrümantal bir geçiş iptal edilmiştir.Kyseessä on ulkomaille tarkoitettu versio, jonka loppua on huomattavasti lyhennetty ja muutettu.
32 Çeşitli enstrümanlar ve piyano için parçalar, op.38 lukuisia pieniä teoksia pianolle, mm. op.
Enstrumanlar bütün Kore davullarını içine alır.Jotkut pitävät Inaria identtisenä kaikkien vilja-kamien kanssa.
"Boğaziçi" de tamamen enstrümantal bir şarkıydı.Laulaja oli tietenkin täysin ulalla.
Her iki enstruman da tanrı Apollon'a atfedilir.Κάποτε το βασιλικό ζεύγος φιλοξένησε τον θεό Απόλλωνα.
Mızrap genelde diğer bir telli enstrüman olan, ud çalmada kullanılır.Συνήθως, κυκλοφορούσε συζευγμένη με άλλη μια μηχανή.
32 Çeşitli enstrümanlar ve piyano için parçalar, op.20 Σουίτα κοντσερτάντε για βιολί και ορχήστρα/πιάνο, Op.
Bu yüzden dünyanın en zor enstrumanları arasında gösterilmektedir.Όλα αυτά την καθιστούν από τις πιο δύσκολες διαδρομές στον κόσμο.
Dünyaca tanınmış klasik ve flamenko gitarist olup, enstrümana olan olağanüstü hakimiyeti ile bilinmektedir.Han er særlig kendt som flamenco-guitarist med sin egen specielle måde at spille på.
"Kendi Yolundan Şaşma" - 03:18 "Kendi Yolundan Şaşma (Enstrümantal)" - 03:196: Precz z moich oczu ("Ude af mit syn") (1830) Nr.
Break, popüler müzikte şarkının içindeki enstrümantal bölüm.Albummet er optaget i Kulturkanonen i kategorien populærmusik.
Aynı sene içinde Paul Mauriat şarkının bir enstrümantal versiyonunu kaydederek "Album No. 5." albümüne koydu.Samme år spilte Paul Mauriat inn en instrumentalversjon som fantes på Album No. 5.
Adolphe genç yaşlarında enstrüman üretmeye başlamıştır.Adolphe begynte å lage sine egne instrumenter i veldig ung alder.
Diğer Fransız Bestekarlar gibi, daha çok enstrüman çalarak yaşamını devam ettiriyordu.Som mange andre franske komponister, tjente han til opphold ved å spille orgel.
32 Çeşitli enstrümanlar ve piyano için parçalar, op.31 Fuglefløytvariasjoner for piano, op.
İlgili finansal enstrümanın belirli zaman periyodundaki riskini ölçmeye yarar.Man må med tilstrekkelig nøyaktighet kjenne atmosfærens tilstand ved et bestemt tidspunkt.
Egîdê Cimo’dan üç yıl enstrüman eğitimi aldı.Tanja underviste Vukašin i tre måneder.
Albümün adını "22 Aprel - Enstrümantal" koydu.I beskrivelsen fremgår at den målte 22 alen rundt «bålen» (kroppen).
Bir kez konser için enstrümanları taşırken yere düşmüştü.Dia tewas setelah tersambar petir saat konser.
Hemen hemen bütün üflemeli enstrumanlar bambudan yapılmadır.Seluruh bangunan gereja darurat terbuat dari bambu.
İlk çaldığı enstrüman davul oldu.Alat musik pertama yang Ia mainkan adalah drum.
Hem de neredeyse bütün enstrümanları kullandı ve albümün kapağını yaptı.Hampir seluruh wajahnya ditutupi perban dan dia menggunakan semaca visor elektronik.
Genellikle, ilk icat edilen elektronik enstrüman Theremin olarak görülür.Secara luas dipercaya sebagai virus pertama yang pernah dibuat.
Nepal Sarangisi, Turk Gicek enstrumana benzer.Sama seperti Killua, nen Hisoka bertipe Henka.
Şarkıların çoğunluğunu da piyano kullanarak yaptı:"Piyano duygudan daha öte bir enstrümandır.Cô cũng dùng nhiều piano hơn và nói rằng "piano thể hiện được nhiều hơn cảm xúc của mình.
En çok tutulan geleneksel enstrümanlar yaylı çalgılardır.最も馴染みのある伝統楽器は弦楽器である。
Bunun haricinde En İyi Enstrümantal Müzik gibi yeni kategoriler eklenmiştir.追加要素を含まないベスト版などは除く。
Bu yüzden çok dengeli bir enstrüman değildir.したがって、それほど重い呼び出しではない。
Yani hangi notayı çalarsa enstrümandan o ses çıkar.鍵盤を弾くと、音源から音が出る。
"Lost-", parçanın enstrümantal versiyonudur.フェア」うぇぶらじ版 の回数。
EP bunun dışında tamamen enstrümantal parçalardan oluşuyordu.そのため、ジャックを除けば電装部品すべてがポン付けできるようになった。
1990 yılında fırlatılmasının ardından, astronomi tarihindeki en önemli enstrümanlardan biri haline gelmiştir.於1990年發射之後,已經成為天文史上最重要的儀器。
Enstrüman ekliptik yolunu belirlemek için öğle saatlerinde Güneş'in yüksekliğini ölçmek için kullanılırdı.這架儀器用於測量太陽在正午的高度,以確定黃道的路徑。
Bu şarkıda enstrüman yoktur.你在這裏不能離開這隻歌的。
Eriksen, Vee ve Hermansen enstrümantalleri karşıladı, Johnson ise arka vokalleri söyledi.艾里克森、维伊和赫尔曼森负责乐器編成,而约翰逊演唱和声。
Albümde biri enstrümantal olmak üzere toplam 11 eser bulunmaktadır.現代標準粵語一共有11個元音。
Geniş bir ton yelpazesine sahip olması onu çağdaş müzik tarihinin en popüler enstrumanlarından biri yapmıştır.他广泛的大众传播工作使他成为了当代最重要的德语音乐学家之一。
1944 yılında vokalistlere enstrümanı ile eşlik etmek üzere Lahor'daki All India Radio tarafından işe alındı.1944년에는 가수를 뒷받침해주는 반주자로 라호르의 All India Radio 에 취직했다.
Diğer Fransız Bestekarlar gibi, daha çok enstrüman çalarak yaşamını devam ettiriyordu.다른 프랑스 작곡가들처럼, 아당은 오르간 연주로 대부분의 생계를 꾸렸다.
İlk çaldığı enstrüman 5 yaşındayken sahip olduğu mandolindi.그가 가장 처음으로 발명한 것은 다섯 살 때 만든 작은 수차였다.
Rybak, 5 yaşından beri enstrüman çalmaktadır, şu anda da hem piyano hem de keman çalmaktadır.ריבאק החל לנגן מגיל 5, וכיום הוא מנגן בכינור ובפסנתר.
Enstrüman çalmayı kendisi öğrendi, ancak çalışma uyumu ve müzik teorisi üzerine eğitim gördü.על הכלי למד לנגן בעצמו אבל למד בצורה מסודרת הרמוניה ותאוריה.
Nepal Sarangisi, Turk Gicek enstrumana benzer.בושה (מגדנאות) – מאפה הולנדי דומה לקרמבו.
Avrupa etkisindeki caz, uyumunu ve enstrümanlarını (saksafon, trompet, piyano, vb.) aldı.מההשפעה האירופית, קיבל הג'אז את ההרמוניה וכלי הנגינה (סקסופון, חצוצרה, פסנתר וכו').
Bu yüzden çok dengeli bir enstrüman değildir.לכן המכשיר אינו מתפקד כפיתוי.
Tipik enstrümanlara orkestra eklenmiştir.ההצגה הועלתה בשילוב תזמורת מסורתית.
İlk çaldığı enstrüman davul oldu.הראשון שבלעה אותו אסלה.
Egîdê Cimo’dan üç yıl enstrüman eğitimi aldı.Инструмента изучава 3 години с преп.
1944 yılında vokalistlere enstrümanı ile eşlik etmek üzere Lahor'daki All India Radio tarafından işe alındı.Godine 1944., All India Radio u Lahoreu zaposlio je Narayana kao pratnju vokalistima.
Grup şarkıyı söylerken oyuncularda etraflarında dolanıp, dans eder, şarkı söyler ve enstrüman çalmaya çalışır.Putujem kroz snovidno vrijeme, svirajte, momci, svirajte, pjevajte i vi, žene, pjevajte.
Ayrıca bazı enstrümanların tellerinin ucuna teli korumak için ipek sarılmış da olabilir.Također se može napraviti projekcija neke od traka transduktora kako bi se dobio automat.
1990 yılında fırlatılmasının ardından, astronomi tarihindeki en önemli enstrümanlardan biri haline gelmiştir.Od svojho vypustenia v roku 1990 sa stal jedným z najdôležitejších ďalekohľadov v dejinách astronómie.
Şarkı aslında normal enstrümantal içerir fakat ara sıra elektronik sesler duymak mümkündür.Po technickej stránke dokážu zahrať väčšinu z nej, no v niektorých okamihoch sme použili elektronické zvuky.
Küçük bir kısmı ise enstrümantaldir.Značná časť z nich je endemická.
Her iki enstruman da tanrı Apollon'a atfedilir.Ravno te lastnosti pa so pripisane bogu Apolonu.
Küçük bir kısmı ise enstrümantaldir.Nemaža dalis yra endeminės.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod