Dalgıçlar deniz yatağında bir enkaz buldu.The divers found a wreck on the sea-bed.
Bir hostes enkazdan kurtarıldı.A stewardess was rescued from the wreck.
O, Titanik'in enkazını tanıttı.He identified the wreck of the Titanic.
Kötü bir eş kocasını bir gemi enkazına dönüştürür.A bad wife turns her husband into a shipwreck.
Bir uçuş görevlisi yolcu uçağının enkazından kurtarıldı.A flight attendant was rescued from the wreckage of the passenger plane.
Ertesi gün geminin enkazı kıyıda hulundu.The next day the wreck of the ship was discovered on the shore.
Uçağın enkazı çölde bulundu.The wreckage of the plane was found in the desert.
O, bunun Titaniğin enkazı olduğunu doğruladı.He confirmed that it was the wreck of the Titanic.
Ben tam bir enkazım.I'm a total wreck.
Hayatım bir enkazdı.My life was a wreck.
Onlar enkaz arasında ceset arıyorlar.They were hunting for bodies among the ruins.
Tom yerdeki enkaza baktı.Tom looked through the debris on the floor.
Her yerde enkaz vardı.There was debris everywhere.
Otobanda bir enkaz vardı.There was a wreck on the highway.
Birçok felaketzede çöken binanın enkazından kurtarıldı.Many survivors were rescued from the rubble of the collapsed building.
Birçok felaketzede enkazdan kurtarıldı.Many survivors were rescued from the wreckage.
Tom enkazdan yara almadan kurtuldu.Tom escaped unscathed from the wreckage.
Tom'un evi bir enkaz.Tom's house is a wreck.
Sami duygusal bir enkazdı.Sami was an emotional wreck.
Karl, Rima'yı enkazdan kurtardı.Karl saved Rima from the debris.
17 Haziran 1946'da Braunschweig'da enkaz kaldırma çalışmaları resmi bir şekilde başladı.On 17 June 1946, the rubble clearing officially began in Braunschweig.
2001'e gelindiğinde, 900'den fazla aday yıldızın enkaz diskine sahip olduğu tespit edildi.By 2001, over 900 candidate stars had been found to possess a debris disk.
Newell ayrıca Xbox Live servisini "bir tren enkazı" diyerek eleştirdi .Newell has also criticized the Xbox Live service, referring to it as "a train wreck".
Şubat 2004de bir kurtarma takımı Admiral Graf Spee’nin enkazını çıkartmak için işe başladı.In February 2004, a salvage team began work raising the wreck of Admiral Graf Spee.
Enkaz 20 Mayıs'ta bulundu, kurtarıcılar bölgeye 21 Mayıs'ta ulaştı.The wreckage was located on 20 May, rescuers reached the site on 21 May.
Bunun birincil nedeni, miyelin enkazlarının atılmasındaki gecikme olabilir.The primary cause for this could be the delay in clearing up myelin debris.
Tipik enkaz diskleri 1-100 μm boyutlarında küçük taneler içerir.Typical debris disks contain small grains 1–100 μm in size.
Michael saati enkazın içinde bulduğunu, bir önemi olduğunu bilmediğini söyler.Michael says he just found it in the wreckage and it's nothing important.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.By 03:30, all the survivors had been evacuated to hospitals.
Bir kısım top, enkaz altında kalmıştır.There is one bullet left within it.
Gwen, Jack'e Torchwood enkazında bulduğu onun girdap manipülatörünü verir ve o da ışınlanıp gider.Gwen gives Jack his vortex manipulator, found in the wreckage of Torchwood, and he teleports away.
Enkaz bir süreliğine yaralı üç işçi ile toplam 20 işçiyi tuzağa düşürdü.The debris temporarily trapped 20 and injured three workers.
Bu sistemlere genelde “enkaz diski” denir.These systems are usually referred to as "debris disks".
Uçağının enkazı 2000 yılında balıkçılar tarafından bulundu.Plane found in the sea in 2000.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Nuclear explosions produce radiation and radioactive debris.
1950'lerde iki geminin enkazı kaldırıldı ve hurdaya çıkarıldı.The two ships were ultimately raised in the 1950s and broken up for scrap.
Japon tankeri IRO'nun enkazı üzerinde balıklar.An Anenomefish on the wreck of the Japanese tanker Iro.
Helikopterin enkazına 27 Mart'ta ulaşıldı.3rd Battalion arrived on Pavuvu on 27 March.
Enkazlar gökyüzünden düştü." diye bir haber geçti."White Dog Fell From the Sky".
Ama her şeyimiz enkaz altında kaldı.But it was all under the surface.
Moloz diskleri, Güneş Sistemi'ndeki enkazın büyük analogları olarak tanımlanır.Debris disks are often described as massive analogs to the debris in the Solar System.
"90 yillik enkaz oyle mi?"."90 yillik enkaz oyle mi?" (in Turkish).
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.Some of the wreckage fell close to houses.
Tüm enkazın çıkarılması için birkaç yıl öngörülmektedir.It is expected to take several years to raise the entire wreck.
"90 Yıllık Enkaz Öyle Mi?"."A glorious 90 years".
Uçağın enkazı ise 800 metrelik bir alana yayıldı.The wreckage of the plane was strewn over an area of 500 meters.
Bir oyuncu gemisi patladığında, ardında bir enkaz bırakır.In the event that a player's ship is destroyed, a wreck is left behind.
Ertesi gün enkazdan dokuz ceset daha çıkarıldı.During the following three weeks, nine bodies were recovered from the river.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.In the midst of the wreckage at Ground Zero, I had a realization.
20 sene sonra ise Kuzey Pasifik Dönüş'ünde büyüyen bir enkaz toplanma alanı görüyoruz.After 20 years, we see emerging the debris accumulation zone of the North Pacific Gyre.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Now, when the debris washes up on the beaches of Hawaii it looks like this.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.And it's very difficult to be happy on a planet that's racked with famine and drought.
25, Dördüncü Manga enkaz alanına yakın. Tamam.Stay with it!
64, enkaz alanını göremiyorum.This is 61.
Manganın geri kalanını enkaza götür. Hayatta kalan var mı bak.Wolcott's bird is hit.
Ben enkaza gidiyorum.25. Over.
Hayır! Enkaza birlikte gideceğiz.64, I can't see the crash site.
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!25, do you read me? Over.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor. Bir daha söyle.We still got guys inside!
Dördüncü Manga'nın enkazdan uzaklığı nedir?No! We'll go to the crash site together.