Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Engkau menyelubunginya dengan samudra raya, airnya menggenangi puncak-puncak pegunungan
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.옷으로 덮음같이 땅을 바다로 덮으시매 물이 산들 위에 섰더니
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.L'oceano l'avvolgeva come un manto, le acque coprivano le montagne
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Med djupet betäckte du henne såsom med en klädnad; uppöver bergen stodo vattnen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Mit der Tiefe deckst du es wie mit einem Kleide, und Wasser standen über den Bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Priepasťou si to všetko prikryl ako rúchom. Nad vrchami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Propastí jako rouchem byl jsi ji přioděl, i nad horami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Przepaścią jako szatą przyodziałeś ją był, tak, że wody stały nad górami.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Sinä peitit sen syvyyden vesillä kuin vaatteella: vuoria ylempänä seisoivat vedet.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu a cobriste do abismo, como dum vestido; as águas estavam sobre as montanhas.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu îl acoperisei cu adîncul cum l-ai acoperi cu o haină; apele stăteau pe munţi,
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu l`avais couverte de l`abîme comme d`un vêtement, Les eaux s`arrêtaient sur les montagnes;
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.U hebt de diepten van het water bedekt als met een kleed. Het water reikte zelfs tot boven de bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Verdensdybet hylled den til som en Klædning, Vandene stod over Bjerge.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Vízáradattal, mint egy ruhával borítottad be azt, a hegyek felett is vizek állottak vala.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Z valovjem si jo ogrnil kakor z odejo, čez gore so stale vode.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Με την αβυσσον, ως με ιματιον, εκαλυψας αυτην τα υδατα εσταθησαν επι των ορεων
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Покрил си я с морето* като с дреха; Водите застанаха над планините.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.תהום כלבוש כסיתו על הרים יעמדו מים׃
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.كسوتها الغمر كثوب. فوق الجبال تقف المياه.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深 水 遮 蓋 地 面 、 猶 如 衣 裳 . 諸 水 高 過 山 嶺
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深水 遮 蓋 地面 、 猶如 衣裳 . 諸水 高過山嶺
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.A zavrely sa žriedla priepasti i nebeské prieduchy, a zastavený bol príval z neba.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.A zavříny jsou studnice propasti i průduchové nebeští, a zastaven jest příval s nebe.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Các nguồn của vực lớn và các đập trên trời lấp ngăn lại ; mưa trên trời không sa xuống nữa .
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Các nguồn của vực lớn và các đập trên trời lấp ngăn lại; mưa trên trời không sa xuống nữa.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Cerraram-se as fontes do abismo e as janelas do céu, e a chuva do céu se deteve;
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.De ondergrondse wateren keerden weer terug naar hun normale loop en de zware regens hielden op.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.És bezárulának a mélység forrásai s az ég csatornái; és megszûnt az esõ az égbõl.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Fueron cerradas las fuentes del océano y las ventanas de los cielos, y se detuvo la lluvia de los cielos
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.in zapro se brezna studenci in zatvornice neba, in ustavi se dež z neba.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.I zawarte są źródła przepaści, i okna niebieskie, i zahamowany jest deszcz z nieba.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Izvoarele Adîncului şi stăvilarele cerurilor au fost închise, şi ploaia din cer a fost oprită.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Ja syvyyden lähteet ja taivaan akkunat sulkeutuivat, ja sade taivaasta taukosi.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.깊음의 샘과 하늘의 창이 막히고 하늘에서 비가 그치매
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Le fonti dell'abisso e le cateratte del cielo furono chiuse e fu trattenuta la pioggia dal cielo
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Les sources de l`abîme et les écluses des cieux furent fermées, et la pluie ne tomba plus du ciel.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.och djupets källor och himmelens fönster tillslötos, och regnet från himmelen upphörde.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Og det store dyps kilder og himmelens sluser lukkedes, og regnet fra himmelen stanset.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Semua mata air di bawah bumi dan semua pintu air di langit ditutupnya. Hujan berhenti
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Verdensdybets Kilder og Himmelens Sluser lukkedes, Regnen fra Himmelen standsede,
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Και εκλεισθησαν αι πηγαι της αβυσσου, και οι καταρρακται του ουρανου, και εκρατηθη ο υετος απο των ουρανων.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.И закрылись источники бездны и окна небесные, и перестал дождь с неба.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.Тоже се затвориха изворите на бездната и небесните отвори, и дъждът от небето спря.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.ויסכרו מעינת תהום וארבת השמים ויכלא הגשם מן השמים׃
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.وانسدّت ينابيع الغمر وطاقات السماء. فامتنع المطر من السماء.
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.淵 源 和 天 上 的 窗 戶 、 都 閉 塞 了 、 天 上 的 大 雨 也 止 住 了
Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.淵源 和 天上 的 窗戶 、 都 閉 塞 了 、 天上 的 大雨 也 止住 了
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Aku lahir sebelum tercipta samudra raya, sebelum muncul sumber-sumber air
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Am fost născută cînd încă nu erau adîncuri, nici izvoare încărcate cu ape;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Antes de haver abismos, fui gerada, e antes ainda de haver fontes cheias d'água.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Da avgrunnene ennu ikke var til, blev jeg født, da der ennu ikke fantes kilder fylt med vann.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Da die Tiefen noch nicht waren, da war ich schon geboren, da die Brunnen noch nicht mit Wasser quollen.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Ennenkuin syvyyksiä oli, synnyin minä, ennenkuin oli lähteitä, vedestä rikkaita.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Gdy jeszcze nie było przepaści, spłodzonam jest, gdy jeszcze nie było źródeł opływających wodami.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Ik was er al vccr de diepe wateren er waren, de bronnen, met hun overvloed aan water.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Innan djupen voro till, blev jag född, innan källor ännu funnos, fyllda med vatten
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Je fus enfantée quand il n`y avait point d`abîmes, Point de sources chargées d`eaux;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.jeg fødtes, før Verdensdybet var til, før Kilderne, Vandenes Væld, var til;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Když ještě nebylo propasti, zplozena jsem, když ještě nebylo studnic oplývajících vodami.