Bazı liderler onlarla görüşmek istemediler, hatta onları engellediler.Stormændene ville eller kunne ikke tøjle dem.
Ama ardından ortaya çıkan mali ve yönetsel güçlükler, bu projenin uygulanmasını engelledi.Men landets finansielle afmagt forårsaget af krigen hindrede planens udførelse.
Ancak bölgedeki Kızıl Ordu savunması bunu engelledi.Men elementer av den russiske hærs garnison i området støttet de røde.
Bu kayıplara rağmen Romalılar kesin bir yenilgiyi engellediler ve dayandılar.Til tross for flere nederlag og tap, greide romerne å unngå totalt nederlag og fortsatte krigen.
Su geçirmez bölmeler 30 cm kadar çöktü, ancak geminin daha fazla su almasını engelledi.Oversvømmingen ble beregnet for å gi en dybde på omtrent 30 cm, ikke nok for å kunne bruke båter.
Ancak oluşturulan ordu bunu engelledi.De norske vaktene hindret dette.
Bu küçük kuvvet Avar'ın ilerlemesini engelledi ve hatta ganimetlerin bir bölümünü elde etti.Kekuatan kecil menghambat kemajuan Avar dan bahkan mengambil bagian dari rampasan.
"İşlerimi engelledi".Ini mematikan bisnis saya."
II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.Perang Dunia dan Revolusi Bolshevik membuat ia tidak pernah diajukan ke pengadilan.
Ameliyat üç hafta antrenman yapmasını engelledi.Pesawat tidak dapat dioperasikan selama 3 minggu.
Böylece canlı hayvanlar üzerine deney yapılmasını engelledi.Họ chạy thử để tránh các sản phẩm được thử nghiệm trên động vật.
Moon yine Baszler'ın saldırısını engelledi.Đại Việt lại một lần nữa đẩy lui được cuộc xâm lăng của Nguyên Mông.
Ameliyat üç hafta antrenman yapmasını engelledi.Ông ta phải trải qua ba giờ giải phẫu.
Ancak bölgedeki Kızıl Ordu savunması bunu engelledi.Hồng quân áp sát vùng này.
Nero azatlı köleleri destekledi ve patronların bu tip haklar elde etmesini engelledi.Nero đã đứng lên ủng hộ người tự do và nói rằng bọn bảo hộ không có quyền đó.
Dış ticaret açığı fazlaydı ve bu da ekonomik büyümeyi engelledi.Hệ thống đường sá giao thông thời cổ đại chưa phát triển và điều đó cản trở hoạt động thương mại.
Ben engelledim." demiştir.抑えるから」と言ってくれた。
Bu kararın ardından Türk Telekom, YouTube'a erişimi engelledi.この決定を受けトルコの通信サービス最大手、トルコ・テレコムはすぐにYouTubeへのアクセスを規制した。
Bu kayıplara rağmen Romalılar kesin bir yenilgiyi engellediler ve dayandılar.初回の戦闘でローマ軍は敗れたが、整然と撤退することができた。
29 Nisan - Türk hükümeti Vikipedi'ye erişimi engelledi.4月29日 - トルコ政府がウィキペディアへのアクセスを完全遮断するなどの命令を下す。
Orton ve Mahal, ilk başta kafesin ilk üç kapısından çıkmaya çalışsalar da birbirlerini engellediler.初めは険悪な雰囲気だった遥とコットンだったが、三人組から逃げ回る間に打ち解ける。
Ayrıca Google belirli ülke ve bölgelerde bazı siteleri kendi inisiyatifiyle engellediği için eleştirilmiştir.由于在一些国家和地区对某些网站实行审查制度,Google也受到了批评。
Bir sonraki hafta Raw maçında The Undertaker'ın etrafını sardılar ama Team Hell No, onları engelledi.在隔天的Raw上,神盾軍試圖攻擊Undertaker,但他們被Team Hell No阻止。
II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.第一次世界大战和布尔什维克革命阻止此事成为现实。
Moon yine Baszler'ın saldırısını engelledi.阮氏再次擊退了鄭氏的進攻。
Sergei Preminin elle kontrol millerinin seviyesini azalttıktan ve patlamayı engelledikten sonra öldü.Sergei Preminin亲手拉下了控制杆并因此死亡。
Bu sakatlık onun NBA takımları tarafından draft edilmesini de engelledi.这也使得他吸引到了NBA球探的注意。
Macaristan, daha fazla Doğu Alman'ın Avusturya'ya geçmesini engelledi.오스트리아는 그 사이 오스트리아를 통해 헝가리에서 독일로 향하는 이주민에게 방해 받지 않도록 이동을 허락했다.
Bazı liderler onlarla görüşmek istemediler, hatta onları engellediler.그러나 근처의 양반들은 이들을 인정하지 않았고, 이들과 혼인관계나 교류를 하지 않았다.
Bu kararın ardından Türk Telekom, YouTube'a erişimi engelledi.또한 터키의 인터넷 사용자들이 트위터와 페이스북, 유튜브에 접속하는 것이 차단되었다고 보도하였다.
Eşcinsel yürüyüşlerini iki kez engelledi.그러나 두 번에 걸친 대마초 사건으로 활동을 중단했다.
Çiftlik Kanunu, Yahudilerin çiftlik sahibi olmalarını veya çiftlikte çalışmalarını engelledi.כמו כן, נאסר על היהודים לעסוק בחקלאות או לגור באזור חקלאי.
Sergei Preminin elle kontrol millerinin seviyesini azalttıktan ve patlamayı engelledikten sonra öldü.סרגיי פרמינין מת אחרי שהצליח להוריד ידנית את מוטות הבקרה, ומנע התפוצצות.
Ameliyat üç hafta antrenman yapmasını engelledi.לאחר הניתוח היה אסור עליה להוציא הגה במשך מספר שבועות.
Resmi tarih Arapların uzlaşmazlığının barışı engellediğini belirtiyor.בעקבות הסכמי השלום הוסר החרם הערבי.
"İşlerimi engelledi".זה הורג את העסק שלי".
29 Nisan - Türk hükümeti Vikipedi'ye erişimi engelledi.На 29 април 2017 г. Турция блокира достъпа до Уикипедия.
Bu, Catinat'ın Piedmont'a girmesini engelledi.Pokušao je spriječiti upad Gota u Meziju.
Bu küçük kuvvet Avar'ın ilerlemesini engelledi ve hatta ganimetlerin bir bölümünü elde etti.Edina uspeha te vojne sta zavzetje Askalona ter manjša razširitev zaledja.
Sürgü de buraya getirildi, klavyeyi engelledi.Zaroto so odkrili in preprečili Helveti.
Moon yine Baszler'ın saldırısını engelledi.Linn lõi tagasi Lakedaimoni rünnaku.
‹‹Anlayışını kutlarım! Bugün kan dökmemi ve öcümü elimle almamı engellediğin için seni kutlarım.A požehnaná řeč tvá, i ty požehnaná, že jsi zdržela mne dnes, abych nevylil krve a nemstil sám sebe.
‹‹Anlayışını kutlarım! Bugün kan dökmemi ve öcümü elimle almamı engellediğin için seni kutlarım.Benedetto il tuo senno e benedetta tu che mi hai impedito oggi di venire al sangue e di fare giustizia da me
‹‹Anlayışını kutlarım! Bugün kan dökmemi ve öcümü elimle almamı engellediğin için seni kutlarım.또 네 지혜를 칭찬할지며 또 네게 복이 있을지로다 오늘날 내가 피를 흘릴 것과 친히 보수하는 것을 네가 막았느니라
‹‹Anlayışını kutlarım! Bugün kan dökmemi ve öcümü elimle almamı engellediğin için seni kutlarım.וברוך טעמך וברוכה את אשר כלתני היום הזה מבוא בדמים והשע ידי לי׃
‹‹Anlayışını kutlarım! Bugün kan dökmemi ve öcümü elimle almamı engellediğin için seni kutlarım.ومبارك عقلك ومباركة انت لانك منعتني اليوم من أتيان الدماء وانتقام يدي لنفسي.
‹‹Anlayışını kutlarım! Bugün kan dökmemi ve öcümü elimle almamı engellediğin için seni kutlarım.你 和 你 的 見 識 也 當 稱 讚 、 因 為 你 今 日 攔 阻 我 親 手 報 仇 、 流 人 的 血
‹‹Anlayışını kutlarım! Bugün kan dökmemi ve öcümü elimle almamı engellediğin için seni kutlarım.你 和 你 的 見識 也 當稱讚 、 因為 你 今日 攔阻 我 親手報仇 、 流人 的 血
Beyin fonksiyonlarının azalmasını engellediği kanıtlanan tek şey yürüyüş yapmak.Họ thường đi bộ, cách duy nhất được chứng minh ngăn ngừa giảm nhận thức.
Beyin fonksiyonlarının azalmasını engellediği kanıtlanan tek şey yürüyüş yapmak.산책은 치매를 막는 것으로 검증된 유일한 습관이죠.
Beyin fonksiyonlarının azalmasını engellediği kanıtlanan tek şey yürüyüş yapmak.Ze gaan wandelen, de enige bewezen manier om mentale achteruitgang tegen te gaan.
Beyin fonksiyonlarının azalmasını engellediği kanıtlanan tek şey yürüyüş yapmak.Вони багато гуляють, це єдиний перевірений спосіб запобігання спаду розумових здібностей.
Beyin fonksiyonlarının azalmasını engellediği kanıtlanan tek şey yürüyüş yapmak.הדרך היחידה המוכחת למניעת התדרדרות בחשיבה,
Beyin fonksiyonlarının azalmasını engellediği kanıtlanan tek şey yürüyüş yapmak.الطريقه الوحيده المثبته لدرء الانحدار المعرفي ,
Beyin fonksiyonlarının azalmasını engellediği kanıtlanan tek şey yürüyüş yapmak.庭いじりもたくさんやります
Biz de ona bir jeep aldık. Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.Così le abbiamo comprato una jeep e quell'anno ha salvato 4.500 ragazze dalla mutilazione.
Bu, geçmişteki bir askıya alma sırasında meydana geldi ve uygun bir şekilde sürdürülmesini engelledi.תופעה זו נגרמה במהלך השהיה קודמת ומנעה מהתהליך להמשיך כראוי.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.A tu mamy te, które rakowi zapobiegają: skórka chleba, papryka, lukrecja i kawa.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Còn đây là vài thứ họ cho là ngăn ngừa ung thư: vỏ cây, hạt tiêu, cam thảo và cà phê.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Dizem que estas coisas evitam o cancro: côdeas, pimento vermelho, alcaçuz e café.