Ana içeriğe geç
Sözlük

engelledi ile cümle

engelledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kayıplara rağmen Romalılar kesin bir yenilgiyi engellediler ve dayandılar.Nonostante i Romani fossero in inferiorità numerica, inflissero una dura sconfitta ai ribelli, decimandoli.
Macaristan, daha fazla Doğu Alman'ın Avusturya'ya geçmesini engelledi.Così migliaia di tedeschi orientali si riversarono in Ungheria, per poi passare in Austria.
Hastalık okula gitmemi engelledi.Болезнь помешала мне пойти в школу.
Hastalık onun işini yapmasını engelledi.Болезнь помешала ему сделать свою работу.
Erken gelmeni ne engelledi?Что тебе помешало прийти раньше?
Gürültü çalışmamı engelledi.Шум помешал моей учёбе.
Tom soruyu engelledi.Том заблокировал вопрос.
Yağmur gitmemi engelledi.Дождь не дал мне уйти.
Sel, nehri geçmemi engelledi.Паводок помешал мне пересечь реку.
Ben engelledim." demiştir.И это меня удержало».
Kasırga batıda kararsız ve yavaş hareket etti ve rüzgar makası keskin bir yoğunlaşmayı engelledi.Депрессия хаотично и медленно двигалась на запад и сдвиг ветра помешал депрессии стать существенно сильнее.
Resmi tarih Arapların uzlaşmazlığının barışı engellediğini belirtiyor.Согласно официальной версии, мир на Ближнем Востоке не достигнут из-за непримиримости арабов.
Eşcinsel yürüyüşlerini iki kez engelledi.За антифашистскую деятельность дважды арестовывалась.
"İşlerimi engelledi".Это убивает мой бизнес».
Ancak kısa bir süre sonra II. Dünya Savaşı'nın getirdiği sıkıntılar inşaatı engelledi.Но нехватка ресурсов во время Второй мировой войны привела к остановке строительства.
"Özgür Gazze Hareketi'ni İsrail neden engelledi?".Почему же они не считают скандальным своё молчание по поводу войны в Газе?».
Ameliyat üç hafta antrenman yapmasını engelledi.أوقفتها الجراحة عن التدريب لمدة ثلاثة أسابيع.
Bu, çiftçilerinin ürünlerini hasat etmesini engelledi.وهذا يمنع المزارعين من حصاد محاصيلهم.
Sürgü de buraya getirildi, klavyeyi engelledi.ثم جاء الملك خع سخموي وألغى هذا اللقب .
Ayrıca Google belirli ülke ve bölgelerde bazı siteleri kendi inisiyatifiyle engellediği için eleştirilmiştir.O Google tem sido criticado por sua censura de determinados sites em determinados países e regiões.
Aynı zamanda Peçenekler batı yönünde ilerlediler ve Magyarların topraklarına dönmesini engellediler.Ao mesmo tempo, os pechenegues avançaram a oeste e evitaram que os magiares retornassem a sua terra natal.
Bu kayıplara rağmen Romalılar kesin bir yenilgiyi engellediler ve dayandılar.Contudo, apesar das perdas iniciais, os romanos conseguiram evitar uma derrota completa.
29 Nisan - Türk hükümeti Vikipedi'ye erişimi engelledi.No dia 29 de abril de 2017, o governo turco bloqueou o acesso à Wikipedia.
Sadece Artçı Birlik kuvvetleri Birinci Manassas yenilgisinin tekrarını engelledi.Apenas um efetivo que estava na retaguarda impediu uma repetição do desastre da Primeira Manassas.
ABD'nin Vietnam müdahalesinin iki büyük devlet arasında bir çatışmaya varmasını engelledi.Para consternação de Washington, persistiram disputas internas entre os dois homens.
Yahudiler, gizlice ölü bir bedenin mahalleye sokulup huzursuzluk çıkarma çabasını engelledi.Uma tentativa de passar clandestinamente um corpo ao quarteirão foi impedida pelos judeus.
Bu da albümün başarısını engelledi.Verder viel het succes van het album tegen.
Sürgü de buraya getirildi, klavyeyi engelledi.Later trok hij deze bewering in en gaf hij toe de top niet te hebben gehaald.
Bu yüzden yeni padişahın cülûsunu ilân eden hatt-ı hümâyunda meşrutiyet vaadinin yer almasını engelledi.Hij heeft niet voor niets de bijnaam van de ridder met het treurige voorkomen.
O, duvara sıkıştırarak tehlikeli bir şekilde Rubens Barrichello’yu engellediği için böyle cezalandırılmıştır.Dankzij deze actie kon Rubens Barrichello opschuiven naar de tweede plaats.
İktidara Kızıl Kmer'lerin yeniden gelmesini engelledi.De regerende landskampioen zou niet langer de rode loper uitgerold krijgen.
Demir kubbe adlı füze savar sistemi 130 füzeyi engelledi .System antyrakietowy Żelazna Kopuła przechwycił 130 rakiet.
Bir sonraki hafta Raw maçında The Undertaker'ın etrafını sardılar ama Team Hell No, onları engelledi.Następnej nocy na Raw próbowali zaatakować The Undertakera, lecz przeszkodziło im Team Hell No.
Eşcinsel yürüyüşlerini iki kez engelledi.W związki małżeńskie wstępował dwukrotnie.
Ama ardından ortaya çıkan mali ve yönetsel güçlükler, bu projenin uygulanmasını engelledi.Jednakże problemy finansowe i kwestie biurokratyczne uniemożliwiły realizację tego planu.
İktidara Kızıl Kmer'lerin yeniden gelmesini engelledi.To działania zachodniej opinii publicznej doprowadziły do ożywienia działalności Czerwonych Khmerów.
"Özgür Gazze Hareketi'ni İsrail neden engelledi?".För den internationella organisationen, se Free Gaza Movement.
"İşlerimi engelledi".Це вбиває мій бізнес».
Nero azatlı köleleri destekledi ve patronların bu tip haklar elde etmesini engelledi.Nero v této věci vystoupil na straně propuštěnců a nepřipustil posílení práv patronů.
Bu kararın ardından Türk Telekom, YouTube'a erişimi engelledi.Na žádost TV Prima byl klip na YouTube zablokován.
Çiftlik Kanunu, Yahudilerin çiftlik sahibi olmalarını veya çiftlikte çalışmalarını engelledi.Také zakázal Židům vlastnit, řídit nebo pracovat v jakýchkoliv potravinách.
Birçok kanunla, İsrail, göçen Filistinlilerin geri dönmesini engelledi.Izrael naproti tomu schválil zákony znemožňující návrat palestinských uprchlíků zpět do jejich domovů.
Demir kubbe adlı füze savar sistemi 130 füzeyi engelledi .Sistemul de apărare Cupola de fier a făcut 130 de interceptări.
Bir süre sonra Ayhan'ın oyunlar öncesi doping testi yapan yetkilileri engellediği rapor edildi.Una dintre acestea era dopajul și curând competitorii au început să fie supuși testelor anti-doping.
Hastalık onun işini yapmasını engelledi.Boala l-a împiedicat să își facă munca.
Fırtına zamanında ulaşmamızı engelledi.Furtuna ne-a împiedicat să ajungem la timp.
Şiddetli yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.Ploaia puternică ne-a împiedicat să mergem afară.
Şiddetli yağış dışarı çıkmamızı engelledi.Precipitaţiile puternice ne-au împiedicat să mergem afară.
Bu da albümün başarısını engelledi.És itt meg is állt az album sikere.
PayPal, Amerikan hükümetinden gelen baskı iddialarıyla Wikileaks'in hesabını dondurarak bağışları engelledi.Ennek oka az volt, hogy a PayPal befagyasztotta a WikiLeaksnek érkező adományokat.
Su geçirmez bölmeler 30 cm kadar çöktü, ancak geminin daha fazla su almasını engelledi.Sitä nostettiin 80 cm, jotta vesi ei enää pääsisi sen kanssa kosketuksiin.
Demir Kubbe bunlardan 184’ünü engelledi.Jäähyminuutteja hänelle kertyi 184.
Polis Tahtakale'yi bastı ve döviz alışverişini engelledi.Estääkseen liikaa tungosta poliisi lopetti lipunmyynnin.
Sürgü de buraya getirildi, klavyeyi engelledi.Vanaja liitettiin myöhemmin Sisuun ja lakkasi merkkinä olemasta.
Ancak bölgedeki Kızıl Ordu savunması bunu engelledi.Tällä taistelulla pysäytettiin puna-armeija pohjoisessa.
Bu kararın ardından Türk Telekom, YouTube'a erişimi engelledi.Οικονομία Οι χρήστες του Διαδικτύου δεν έχουν πρόσβαση στο Twitter και στο YouTube στην Τουρκία.
Eşcinsel yürüyüşlerini iki kez engelledi.Kønsskifteoperationen blev gennemført ad to gange.
Google zararlı site olarak engelledi.Værktøjet var dengang dåbt Google Website Optimizer.
29 Nisan - Türk hükümeti Vikipedi'ye erişimi engelledi.Den 29. april 2017 blokerede den tyrkiske stat adgangen til Wikipedia.
Aynı yıl başlayan bir hukuki süreç grubun yeni bir albüm üzerinde çalışmasını engelledi.En juridisk kamp begyndte samme år, og påvirkede bandets arbejde på en ny udgivelse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod