Ana içeriğe geç
Sözlük

engelle ile cümle

engelle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.まだ予知されていない問題の 解決策とはなりません 故に 我々は単なる問題回避ではなく
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Ale sprowadza się to w końcu do tego, jak się przedrzeć przez te wszystkie bariery, które mamy.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.하지만 결국은 이런 문제들을 어떻게 헤쳐나갈 것인가를 고민해야 합니다.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Letztendlich kommt es darauf an wie man die eigenen Schranken überwindet.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Maar uiteindelijk komt het erop neer, hoe je alle barrières doorbreekt.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Mais à la fin, on arrive à passer toutes les barrières.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Ma si trasmette, alla fine, come superare tutti questi ostacoli.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Nakonec to ústí do toho, jak se dostat přes všechny zábrany, které máme.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Nhưng rốt cuộc, cái khó là làm thế nào để bạn vượt qua các rào chắn chúng ta có.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Pero al final, lo que cuenta, es cómo pasar todas las barreras que tenemos.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Şi ceea ce contează la urma urmei este cum reuşeşti să depăşeşti toate obstacolele întâlnite.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Αλλά στο τέλος, αυτό που μετράει είναι πώς προσπερνάμε τα εμπόδια που βάζουμε.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Но в конце концов это сводится к тому, как преодолеть все барьеры, которые люди воздвигают вокруг себя.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.Но накрая се свежда до това как преминаваш всички бариери, които имаме.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.אבל זה מגיע, בסופו של דבר, לאיך אתה עובר מעל כל המחסומים שיש בינינו.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.و لكن في نهاية الأمر، نعود إلى كيفية تخطي كل الحواجز و العقبات التي تواجهنا.
Ama neticede önümüzdeki tüm engelleri aşacak bir yol bulmalıyız.誰もが持っている殻を どう破るかという話です 誰もが公の顔と私の顔を持ち
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Chúng tôi là nhưng phòng của cô từ bị thương khác.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Ci sono, ma che le impedisce di ferire un altro.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Jesteśmy, ale zapobiegając jej szkodę inny.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Kami tetapi mencegah dia dari melukai lain.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.우리는 그러나 부상에서 그녀를 방해하고 있습니다 다른.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Mi azonban megakadályozza őt a kárt egy másik.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.My jsme ale brání ji nezranil další.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.My sme ale bráni ju nezranil ďalšie.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Nous ne sommes que l'empêcher de nuire une autre.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Olemme kuitenkin estää häntä vahingoittamasta toinen.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Smo pa ji preprečujejo ranil drugega.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Suntem, dar o împiedică rănind altul.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Vi är bara hindra henne från att tillfoga en annan.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Vi men forhindrede hende i at skade en anden.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Wij zijn maar het voorkomen van haar kunnen verwonden een ander.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Wir sind aber verhindert sie von einer Verletzung eine andere.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Είμαστε όμως της εμποδίζουν να τραυματίσει άλλο.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Ми, однак заважаючи їй поранені інший.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Мы, однако мешая ей ранены другой.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.Ние сме, но си позволяват да ранени друг.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.אנחנו אבל שמנע ממנה נפצעו אחר.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.نحن ولكن منعها من إصابة آخر.
Ama zarar vermesini engelleyen başka.別の。
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.우리는 과학을 국적과 문화를 넘어서는 도구로 이용하고 싶습니다. 지금 AIMS 가 그러고 있는것 처럼요.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.AIMSで実現しているように いろいろな要素を カリキュラムに追加したいと思います
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.Chcemy użyć nauki, by przeskoczyć narodowe i kulturalne bariery, tak jak robi to AIMS.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.Queremos utilizar la ciencia para superar las barreras nacionales y culturales como se hace en el AIMS.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.Vi vil bruge naturvidenskab til at overkomme de nationale og kulturelle barrierer, som det gør ved AIMS.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.Vogliamo usare la scienza per superare le barriere nazionali e culturali, come succede all'AIMS.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.Vrem să folosim ştiinţa să depăşim barierele naţionale şi culturale, aşa cum se întâmplă la IASM.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.Искаме да използваме науката, за да преодолеем националните и културни бариери, както става в АИМН.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.Мы хотим использовать науку для того, чтобы преодолеть национальные и культурные барьеры, как это делает АИМН.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.אנחנו רוצים להשתמש במדע להתגבר על מחסומים לאומיים ותרבותיים, כמו שנעשה ב- AIMS.
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için bilimi kullanmak istiyoruz.نريد أن نستخدم العلم لنتجاوز به الخلافات الثقافية و الوطنية كما يقوم به آيمز الآن
Ancak, başkanın bizim petrol, kömür ve gaz kaynaklarımızdan yararlanmamızı engellemesine ihtiyacımız yok.Ich glaube sehr viel in unserer erneuerbaren Kapazitäten; Äthanol, Wind, solar wird ein wichtiger sein.
Ancak, boğmaca öksürüğünü engellemeyi başaran ilk etkin aşı, 1940'ların sonunda geliştirildi.Ale do późnych lat 40. naukowcy nie rozwinęli tak efektywnej szczepionki, która uchroniłaby przed krzuścem.
Ancak, boğmaca öksürüğünü engellemeyi başaran ilk etkin aşı, 1940'ların sonunda geliştirildi.Hingga pada akhir tahun 1940an ditemukanlah vaksin yang cukup efektif mencegah batuk rejan.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Ale to nie może być pretekstem do bezczynności.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.ولكن هذا ليس عذراً لنا لكي نتخاذل. بالتأكيد، نستطيع ان نقوم بأفضل من هذا.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.トゥーソン オーロラ オーククリーク ニュータウンや それ以前にコロンバインからブラックスベリーの地域を襲った
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.但這不是不有所作為的理由,能肯定的是,我們能做得更多
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Mais cela ne peut pas servir d'excuse pour ne pas agir.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Nhưng chúng ta không thể vin vào đó để không làm gì cả.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod