engel ile cümle
engel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bijelo Polje kasabasında, engelliler haklarını aramak için açlık grevine başvurdular.In the town of Bijelo Polje, the disabled turned to hunger striking to fight for their rights.
Kamu yollarının engelliler tarafından kullanımını kolatlaştırmak için toplam 3 milyon avro ayrıldı.In all, 3m euros have been earmarked for facilitating use of public roads by the disabled.
Yunan siyaseti, Makedonya ile olan isim anlaşmazlığında yeni bir engelGreek politics another obstacle in Macedonian name dispute
Girişimle maliyetlerin düşürülmesi ve yolsuzluğun engellenmesi amaçlanıyor.The goal is to cut costs and curb corruption.
Ancak Bosnalı makamlar yapının Adriyatik'e ulaşımı engelleyeceğini ileri sürerek itiraz ettiler.But Bosnian officials have raised objections, saying it might block access to the Adriatic.
Ancak proje bir engele takıldı.However, the project has run into a snag.
Makedonya'nın isim anlaşmazlığı hâlâ engel teşkil ediyorMacedonia name issue still a stumbling block
Büyük bir sorun ve engel de, yargı reformunun başlatılmasındaki gecikmedir.A problem and a great challenge is the delay in starting court reform.
Kültür haberlerinde ayrıca: ilk Hırvat filmi işitme engelliler için uyarlandı.Also in cultural news: the first Croatian movie is adapted for the hearing impaired.
Seçim reformu bu yıl Arnavutluk'un önünde büyük bir engel oluşturacak. [AFP]Election reform will be a major hurdle for Albania this year. [AFP]
Etkinliğe engelli koşucular katılacak.Runners with disabilities will join the event.
Bu yolda hükümetin önündeki en büyük engeliyse, devletin toprak düzeni oluşturuyor.The territorial organisation of the state is the greatest stumbling block.
Gotovina’nın yakalanması ile ortaklık yolunda Hırvatistan’ın önündeki başlıca engel ortadan kalktıGotovina arrest clears major hurdle from Croatia's path to integration
En büyük engeli teşkil eden konularda belirgin bir ilerleme kaydedilmedi."In the major stumbling blocks, we made no distinctive progress," he said.
EULEX, göreve başlamadan sayısız engelle karşı karşıyaEULEX facing numerous hurdles ahead of scheduled deployment
Ancak hala bazı engeller var.However, obstacles remain.
Yetkililer, bu durumun yaya trafiğini engellediğini belirtiyor.According to the authorities, they block pedestrian traffic.
Ülkenin önündeki en büyük engel yolsuzluk ve organize suçla mücadele.The main challenge facing the country is combating corruption and organised crime.
BH'nin etnik açıdan bölünmüş durumdaki siyasi yapısı önemli bir engel teşkil ediyor.BiH's ethnically-divided political structure poses a formidable obstacle.
Salı günü Petersen, seçimleri kimsenin engellemesine izin verilmeyeceğine söz verdi.On Tuesday, Petersen vowed that no one would be allowed to hamper the voting.
Rumen milletvekilleri eski üst düzey yetkililer hakkındaki yolsuzluk soruşturmalarını engelledilerRomanian lawmakers block corruption probes of former top officials
Analistler, ülkenin istikrarsız imajının turistlerin gelmesini engelleyebileceğini söylüyor.Analysts say visitors could be deterred if they see the country as unstable.
Bu yapıları yıkma girişimleri sürekli engellerle karşılaştı.Attempts to tear down these structures consistently run into problems.
Makedon liderler, sorunun NATO üyeliğine engel teşkil edebileceğinden endişeleniyorlar.Macedonian leaders worry that the issue could pose a stumbling block to NATO entry.
Atina, Makedonya'nın AB katılım müzakerelerinin başlatılmasını engellemekle de tehdit ediyor.Athens is also threatening to block the opening of EU accession talks with Macedonia.
Gerekli belgelere ve futbol yeteneğine sahip olanlar bile zorlu engellerle karşı karşıya kalıyor.Even those with both the proper documents and talent on the football pitch face steep odds.
Sırbistan'da kadınlar iş bulmada hâlâ engellerle karşılaşıyorlarWomen still face obstacles to employment in Serbia
Sırbistan'da kadınlar iş bulmada engellerle karşılaşıyorlar. [AFP]Women in Serbia face challenges in the employment sector. [AFP]
Söz konusu madde, daha fazla işbirliğinin önündeki önemli bir engel olarak görülüyordu.That provision had posed a major obstacle to increased co-operation.
Hırvat turizmi engellere rağmen kalkışa geçtiCroatian tourism takes off, despite obstacles
Sosyalist Parti milletvekili İlir Gjoni, önerinin parlamentoda engelleneceğini söyledi.Ilir Gjoni, MP of the Socialist Party, said the proposal will be blocked in parliament.
Medjedoviç, bu hareketle ticaretin önündeki son engelin de kalktığını belirtti.With this move, Medjedovic said, the last barrier for trade was removed.
Fakat projenin önünde bazı engeller var.However, there are some obstacles.
Gotovina'nın tutuklanması Hırvatistan'ın üyelik umutlarında önemli bir engeli ortadan kaldırdıGotovina arrest clears key hurdle for Croatia's integration prospects
Ancak serbest insan dolaşımını engellemek AB yasalarına aykırı.Curbing the free movements of peoples, however, is contrary to EU laws.
Bakan, süreci engelleyen herkesi kamuoyu önünde kınamakta tereddüt etmeyeceğini de sözlerine ekledi.He also said he would not hesitate to publicly condemn anyone obstructing the process.
BM mahkemesi ile işbirliği konusu herhangi bir engel teşkil etmiyor.Co-operation with the UN tribunal presents no obstacles.
Beyanat, "Bu ülkede engelleyici faaliyetlere yer yoktur," şeklinde devam ediyor.''There is no place for obstructionist activities in this country.''
Başbakan Nikola Gruevski, geride kalan Balkan ülkelerinin engel yaratacağından şüpheli.Prime Minister Nikola Gruevski doubts that lagging Balkan countries will be a hindrance.
Koşuya çocuklar, yaşlılar ve 100 civarında engelli katıldı.Taking part were children, the elderly and about 100 disabled people.
Kosova'nın tanınmaması Olimpiyat hayallerine engel oluyorLack of recognition halts Kosovo's Olympic dream
Siyasi geçimsizlik BH polis reformunu engelliyorPolitical discord blocks BiH police reform
Buz kütleleri Tuna Nehri üzerindeki taşımacılığı engelliyor. [Reuters]Ice chunks are preventing shipping on the Danube River. [Reuters]
Bulgar ve Romen işçilerin engellenmesi nedeniyle hüsranDisappointment over curbs on Bulgarian, Romanian workers
Mladiç sorunu Sırbistan'ın AB üyelik yolundaki ilerlemesine engel oluyor. [Getty Images]Serbia's progress towards joining the EU has stalled over the Mladic issue. [Getty Images]
Organ naklindeki engeller hayatlara mal oluyorHurdles in organ transplants cost lives
Anlaşmayla, ülkenin 2007 yılında AB üyeliğine engel tehdidinde bulunan siyasi çıkmaz da son buldu.The deal ended a political stalemate that threatened to stall the country's EU entry in 2007.
Cengiz, "Bu adayların, seçilmelerine engel oluşturan sabıka kayıtları olduğunu söylüyorlar."They say these candidates have criminal records, preventing them from being elected.
Haciç'in tutuklanmasına rağmen, Sırbistan AB yolunda hâlâ engellerle karşılaşabilirDespite Hazdic arrest, Serbia could still face EU hurdles
Bununla birlikte planı proaktif değil, “engelleyici” buluyorlar.At the same time, however, they view the plan as preventative, not proactive.
Fiziksel engelli çocukları olan çiftler de bu tedaviye uygun sayılıyor.Also eligible are couples who already had children with physical disabilities.
Janjiç, "Romanya Sırbistan'ın AB aday statüsünü engellemeyecektir."Romania will not block EU candidate status for Serbia.
Lajıviç, bu trendi engellemenin anahtarının eğitim olduğunu söyledi.She says education is key to preventing the trend.
Turnuvaya yedi ülkeden dokuz adet engelli sporcu takımı katıldı.The event brought together nine teams of disabled athletes from seven countries.
Raporda, kreşlerin azlığının ek bir engel oluşturduğu da kaydedildi.Lack of daycare facilities poses an additional obstacle, the report noted.
Sırp Cumhuriyeti Hükümeti AB Yolunda BH'ye Engel Olmakla SuçlandıRepublika Srpska Government Blamed for Stalling BiH's Progress on Road to EU
Terörle mücadele çalışmalarını artırma çabalarının önündeki engellerin aşılmasıOvercoming hurdles to increase counterterrorism efforts
Kosova Gümrük damgası konusunda anlaşma sağlanmasına karşın, uygulama engel teşkil edebilir.An agreement is reached on the Kosovo Customs stamp, but implementation may be a hurdle.
Bu da Avrupa Komisyonu'nun 12 kriterinin önündeki engellerin kalkması anlamına geliyor." dedi.This means, unblocking the fulfillment of the 12 European Commission criteria," Beja said.
Ayrica bazı hastanelerin, Hıristiyan olmayanlarla engellileri tedavi etmedigi de biliniyordu.Some hospitals, meanwhile, have been known to deny treatment to non-Christians and to the disabled.