engel olma ile cümle
engel olma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Engel olma gücü.כוח מניעה.
Engel olma gücü.السلطة على المنع.
Engel olma gücü.今まで警察とは「不正を見つける力」だけ
Engel olmak mı?Cản trở?
Engel olmak mı? Hayır hiç de değil.Παρεμπόδιση; Ω αυτό δεν γίνετε.
Engel olmak mı? Hayır hiç de değil.מכשולים? אה את זה אני לא אעשה
Engel olmak mı? Hayır hiç de değil.عرقلة ؟ اااه لن أفعله
Engel olmak mı? Hayır hiç de değil.すみません お茶ください
Engel olmak mı?Hindernis?
Engel olmak mı?Hinder?
Engel olmak mı?Kazí?
Engel olmak mı?Mengganggu?
Engel olmak mı?Obstacol?
Engel olmak mı?Obstructie?
Engel olmak mı?Obstruction ?
Engel olmak mı?Ostruendo?
Engel olmak mı?Utrudnienie?
Engel olmak mı?Помеха?
Engel olmak mı?Пречка!
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.A király is, amit ő nem akadályozza az egyik, akit kegyetlenül megsértett.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.De Koning kan wat hij zal doen zonder hinder van een wie hij is wreed verongelijkt.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Der König kann das tun, was er ungehindert von einem dem er grausam Unrecht getan.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.El Rey puede hacer lo que se sin el impedimento de aquel a quien ha cruelmente agraviado.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Il Re può fare ciò che vuole senza ostacoli da colui che egli ha crudelmente torto.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.왕이 그 잔인있는 하나의 방해없이 그가됩니다 할 수 있습니다 잘못한.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kongen kan gøre, hvad han vil uhindret fra den ene, som han har grusomt forurettet.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kralj lahko naredi, kar ga bo brez kakršnih koli ovir iz enega katero je kruto storjena krivica.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kráľ môže robiť čo chce bez prekážok od koho má kruto krivdil.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Král může dělat co chce bez překážek od koho má krutě křivdil.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Król może robić co chce bez przeszkód z jednego, którego On okrutnie pokrzywdzonych.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kungen får göra vad han kommer att utan hinder från en som han har grymt kränkta.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kuningas voi tehdä mitä hän esteettä yhdestä jonka hän on julmasti vääryyttä.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Le Roi peut faire ce qu'il veut sans entrave de celui qu'il a cruellement lésés.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.O rei pode fazer o que ele irá, sem impedimentos, aquele que ele tem cruelmente injustiçado.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Raja dapat melakukan apa yang dia akan tanpa hambatan dari satu yang ia telah kejam dirugikan.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Regele poate face ceea ce el va fără să fie deranjat de la un cărora le-a crud nedreptăţiţi.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Vua có thể làm những gì ông sẽ không có trở ngại từ một người mà ông đã tàn nhẫn sai.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Ο βασιλιάς μπορεί να κάνει ό, τι θα ανεμπόδιστα από τη μια τους οποίους έχει απάνθρωπα αδικηθεί.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Король може робити те, що він буде без перешкод з боку того, кого він жорстоко несправедливо.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Король может делать то, что он будет без препятствий со стороны того, кого он жестоко несправедливо.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Кралят може да направи това, което той ще безпрепятствено от когото той е жестоко ощетени.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.המלך יכול לעשות מה שהוא יהיה ללא מעצור אחד מהם יש לו באכזריות עוול.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.يجوز للملك انه سوف يفعل ما دون عائق من احد منهم لديه بقسوة مظلومين.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.不当な扱いを受けた。 私はそれだけで自分を守るために維持し、常に確保される武器を保持する
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.De havde den moralske forpligtigelse til at sætte en stopper for det.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Ils avaient l'autorité morale suffisante pour mettre un terme à tout ça.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Loro avevano l'autorità morale di bloccare questo procedimento.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Měli morální autoritu vše okamžitě zastavit.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.MITは連邦捜査局に立ち向かい、「こういうことをやめろ。
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Tenían la autoridad moral para detenerlo desde sus comienzos.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Tôi chưa bao giờ thấy một cái gì như PIPA và SOPA<br/>trong suốt thời gian công tác phụng sự quốc gia.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Είχαν την ηθική εξουσία να σταματήσουν όλο αυτό εν τη γενέσει του.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Те имаха моралното задължение да го спрат в зародиш.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.У них было моральное право, чтобы остановить его в самом начале.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý..كان بيدهم الواجب الأخلاقي لإيقاف ذلك
Nihai amaç bütün bunların olmasına en baştan engel olmak.Az a végső cél, hogy mindezeket a dolgokat megelőzzük.
Nihai amaç bütün bunların olmasına en baştan engel olmak.Cioè evitare che queste cose accadano.
Nihai amaç bütün bunların olmasına en baştan engel olmak.Das vorrangige Ziel ist, dass Sie verhindern, dass so etwas geschieht.
Nihai amaç bütün bunların olmasına en baştan engel olmak.Het uiteindelijke doel is te beletten dat je zoiets overkomt.
Nihai amaç bütün bunların olmasına en baştan engel olmak.이런 모든 일들이 일어나지 않기를 바라는 데 있고요.