İnsanlarda enfeksiyona 20’den fazla Leishmania türü sebep olur.Er zijn meer dan 20 Leishmania–soorten die bij mensen infecties veroorzaken.
Enfeksiyon kişisel hijyen ve temizlik kuralları ile etkili bir şekilde önlenebilir.Infectie kan effectief worden voorkomen door persoonlijke hygiëne en rioolwaterzuivering.
Bazı bölgelerde yaşayan nüfusun %25'inin bu enfeksiyondan muzdarip olduğuna inanılmaktadır.In sommige gebieden is naar schatting 25% van de bevolking geïnfecteerd.
Menenjit genel olarak mikroorganizmalarla oluşan enfeksiyon sonucu oluşur.Meningitis wordt doorgaans veroorzaakt door een infectie met micro-organismen.
Gram boyama da listeriosis gibi belirli bir yerdeki enfeksiyonları belirlemek için güvenilir olmayabilir.Gramkleuring is ook minder betrouwbaar bij bepaalde infecties zoals listeriose.
Bu enfeksiyon mekanizmasını ilk olarak Ignaz Semmelweis tanımlamıştır.Het verloop van de ziekte werd door Ignaz Semmelweis stap voor stap beschreven.
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.Handen wassen is de voornaamste manier om infectie te voorkomen.
Kulak enfeksiyonları, vakaların %30'unda baş gösterir.Oorinfecties treden op in 30% van de gevallen.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.De ziekte wordt geclassificeerd als verwaarloosde tropische ziekte.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.Mensen krijgen deze infecties al sinds de vroegste tijden.
Nezle üst solunum yolunda görülen ve kolayca yayılan bir enfeksiyondur.Verkoudheid is een infectie van de bovenste luchtwegen die zich makkelijk verspreidt.
Hastalığın erken evresinde enfeksiyon, ağrısız bir nodül veya bölgesel şişlik ile karakterizedir.In een vroeg stadium van de infectie is er sprake van een pijnloos knobbeltje of van een pijnloze zwelling.
Yüksek sayıda varlıkları mantar enfeksiyonunun işaretidir.Een verhoogd aantal staven is een teken van infectie.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.De infecties worden dan meegenomen naar andere gezinsleden thuis.
Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yaklaşık 6.2 milyon yeni HPV enfeksiyonu ortaya çıktığı bilinmektedir.Het komt erop neer dat er in Nederland per jaar ongeveer 2500 nieuwe IBD-patiënten bij komen.
Her sene yedi ila on milyon insanın leptospiroz enfeksiyonuna yakalandığı tahmin edilmektedir.Jaarlijks raken naar schatting zeven tot tien miljoen mensen besmet met de ziekte van Weil.
Semptomlar tipik olarak enfeksiyon başladıktan iki ila üç gün sonra en kötü hallerine ulaşır.Gewoonlijk zijn de symptomen twee tot drie dagen na het begin van de infectie het ergst.
Mukusun rengine bakılarak enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğu belirlenemez.De kleur van het slijm geeft niet aan of de infectie is veroorzaakt door een bacterie of een virus.
Serviks kanseri olgularının neredeyse tümünde HPV enfeksiyonu olduğu gösterilmiştir.Hij wijst op het feit dat bijna alle serechs van Sneferka gemaakt zijn op beschadigingen.
İlerlemiş bir enfeksiyon kısırlığa yol açabilir.Eén enkele steek kan al leiden tot een infectie.
Pamukçuk ya da oral kandidiyaz, Candida albicans mantarının ağız mukozasında yaptığı enfeksiyondur.Spruw, klachten door Candida albicans in de mond.
Yara yerinde çıkan kabarcığı takiben ayağı enfeksiyon kaptı.Hij stierf ten gevolge van een infectie aan zijn voet.
Yetişkinler, genellikle senede bir ila beş enfeksiyon geçirir.Volwassenen worden doorgaans twee tot vijf keer per jaar geïnfecteerd.
Enfeksiyon kasığın kat yerinde, genelde her iki tarafta, yaklaşık 1 cm büyüklüğünde bir alan halinde başlar.De infectie begint meestal aan beide liezen tegelijk met 1 tot 1,5 cm grote plekken.
Ayrıca glikopeptidleri tolere edemeyen hastaların MRSA enfeksiyonlarında da tercih edilir.De ziekte kan zich ook voordoen bij patiënten die niet eerder psoriasis hebben gehad.
Bu enfeksiyona yakalanan çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişim geriliği gözlenebilir.Als een kind de ziekte doormaakt, zou dat goed zijn voor de lichamelijke en mentale ontwikkeling.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Het risico van infectie met Listeria monocytogenes is groter voor mensen ouder dan 50 jaar.
Vajinit ayrıca bir maya mantarı enfeksiyonu kaynaklı da olabilir.Verder kan de afwijking ook worden veroorzaakt door een vaginale infectie.
Krup genellikle viral bir enfeksiyona bağlıdır.Krup jest zazwyczaj związany z infekcją wirusową.
Bu popülasyonda en yaygın enfeksiyon sebebi ve yine en yaygın hastaneye başvurma sebebidir.Jest najczęstszą przyczyną infekcji w tej grupie osób, a także najczęstszą przyczyną hospitalizacji.
İdrar yolu enfeksiyonları yaşlılarda sıklıkla belirti vermez.Objawy zakażenia dróg moczowych często nie występują u osób starszych.
Enfeksiyon, Mısırlılar tarafından “mesaneden ateş saçmak” olarak tasvir edilmiştir.Egipcjanie opisywali zakażenia jako „gorąco wypływające z pęcherza”.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Zapobiega to rozprzestrzenianiu się infekcji.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Zazwyczaj do wystąpienia zakażenia konieczne jest kilka ukąszeń.
Kimyasal engeller de enfeksiyona karşı koruma yaparlar.Przed infekcją chronią również bariery chemiczne.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.W krajach rozwiniętych tego typu zakażenia najczęściej nabywają podróżnicy lub imigranci.
Bununla birlikte açık yaralardan da enfeksiyon kapılabilir.Możliwe jest także zarażenie przez rany.
Bununla birlikte enfeksiyon kan veya lenf yoluyla da ortaya çıkabilir.Jednak do zakażenia może również dojść poprzez krew lub chłonkę.
Çoğu zaman, enfeksiyona neden olan birden fazla virüs mevcuttur.Często obecny jest więcej niż tylko jeden wirus.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.Klasyfikuje się ją do grupy zaniedbanych chorób tropikalnych.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.W rzadkich przypadkach zakażenie może ustąpić bez leczenia.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.Zarażenie często wygasa nie pozostawiając trwałej odporności.
Belirtileri bariz olmayan kişilerde tanı koymak güç olabilir, çünkü enfeksiyon olmasa da bakteri bulunabilir.U osób z niejasnymi objawami diagnoza może być trudna, ponieważ bakterie mogą być obecne bez infekcji.
Ayrıca non-gonokoksik genital enfeksiyonların da tedavisinde kullanılır.Stosowana jest także terapia genowa ex vivo.
Yangı, bağışıklık sisteminde enfeksiyona karşı gösterilen ilk tepkilerden birisidir.Zapalenie jest jedną z pierwszych odpowiedzi układu odpornościowego na infekcję.
Bu hastalığın ardından bakteri ve deri enfeksiyonları gerçekleşebilir.Przy dłuższym podawaniu mogą wystąpić wtórne zakażenia bakteryjne i grzybicze.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Infekcja zostaje potem przeniesiona do domu, gdzie wirusy mają kontakt z innymi członkami rodziny.
Küçük çocuklarda, bir idrar yolu enfeksiyonunun (İYE) tek belirtisi ateş olabilir.U małych dzieci często jedynym objawem zakażenia układu moczowego (ZUM) może być gorączka.
Bakteriyel bir enfeksiyon durumunda ise antibiyotik kullanılır.W wypadku wystąpienia infekcji bakteryjnych stosuje się antybiotyki.
Enfeksiyonun asıl kaynağı portör hayvanlardır.Źródłem zarażenia są zwierzęta chore.
Çocuklarda görülen akciğer veya idrar yolun enfeksiyonları da kusmaya veya ishale sebep olabilir.Zakażenie płuc lub dróg moczowych u dzieci również może być przyczyną wymiotów oraz biegunki.
Hemen her zaman enfeksiyondan kaynaklanır.Często pojawia się po zakażeniu wirusowym.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Zapalenie płuc jest najpowszechniejszym spośród zakażeń szpitalnych kończących się śmiercią.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Zakażenie najczęściej jest spowodowane spożyciem zanieczyszczonego pokarmu bądź wody.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV jest przyczyną przewlekłego zakażenia u 50–80% zakażonych.
Nadiren viral veya fungal enfeksiyonlara bağlı olarak da ortaya çıkabilirler.Rzadko dochodzi do zakażenia wirusowego lub grzybicznego.
Antibiyotikler ikincil bakteriyel enfeksiyonları önlemek amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır.W niektórych przypadkach stosuje się również antybiotyki w celu uniknięcia wtórnych zakażeń bakteryjnych.
Dünya çapında yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyon bulunmaktadır.Szacuje się, że na całym świecie zarażonych tą przywrą może być 10 milionów ludzi.
Görüntü genelde enfeksiyon etmenini tanımaya yararlı olabilir.Badania obrazowe zazwyczaj wystarczają do rozpoznania choroby.
Enfeksiyonun kaynağı genellikle hasta bir şahıs veya belirtisiz bir taşıyıcıdır.Jedynym rezerwuarem bakterii jest człowiek chory lub bezobjawowy nosiciel.