Ana içeriğe geç
Sözlük

enerjiyi ile cümle

enerjiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ona kutsal enerjiyi verirsen, hayata geri dönebilir.lf you give him the holy energy. he could come back to life
Uçmak için gerekli enerjiyi üreten bir motora ihtiyacınız vardır.Uçmak için gerekli enerjiyi üreten bir motora ihtiyacınız vardır.
Yansıma için enerjiyi koruConserve energy for reflection
Onlar enerjiyi korumak için yeterli çaba sarfedilmediğini söylüyorlar.They say not enough is being done to conserve energy.
Doğal gaz bağlantıları Bulgaristan'ın enerjiyi çeşitlendirmesine olanak sağlıyorGas interconnectors help diversify Bulgarian energy
Bilim ve Teknoloji: Arnavut bilim insanları alternatif enerjiyi tartıştılarScience and Technology: Albanian scientists discuss alternative energy
Slovak başbakanı da nükleer enerjiyi Avrupa'nın enerji güvenliği açısından çok önemli görüyor.His Slovak counterpart also views nuclear power as essential to Europe's energy security.
Şimdi kutudaki toplam enerjiyi hesaplarsak,Let's now compute the total energy in the box,
Genellikle bu işlem aynı zamanda enerjiyi de emer.Generally, this process also absorbs energy.
Dolayısıyla, "ki" (vücuttaki) enerjiyi sembolize eder.Hence, "ki" symbolizes energy (in the body).
Dolayısıyla aiki'nin anlamı enerjiye uymak, enerjiye katılmak veya enerjiyi birleştirmektir.Thus aiki's meaning is to fit, join, or combine energy.
Akış ortamında, akıştaki su enerjiyi kaybeder ve tortuyu taşıma yeteneğini de kaybeder.In a fluvial environment, the water in a stream loses energy and its ability transport sediment.
Geceleri ise pillerde depolanan enerji Zephyr'i gökyüzünde tutmaya yetecek enerjiyi sağlar.At night, the energy stored in the batteries is sufficient to maintain Zephyr in the sky.
Kazakistan ve Ermenistan gelecekte nükleer enerjiyi yeniden devreye sokmayı planlıyor.Kazakhstan and Armenia are planning to reintroduce nuclear power in the future.
Absorpsiyon süreci, bir maddenin enerjiyi yakaladığı ve dönüştürdüğü anlamına gelir.The process of absorption means that a substance captures and transforms energy.
Irwin'in stratejisi, çatlak ilerlemesi sırasında oluşan toplam enerjiyi iki parçaya bölmekti:Irwin's strategy was to partition the energy into two parts:
Su döngüsü de enerjiyi iklim sistemi boyunca hareket ettirir.The water cycle also moves energy throughout the climate system.
Hayvanlar bitkilerle ve birbirleriyle beslenerek madde ve enerjiyi sistem içinde hareket ettirirler.By feeding on plants and on one another, animals move matter and energy through the system.
İlk terim kinetik enerjiyi, ikinci terim ise potansiyel enerjiyi temsil eder.Der erste Summand ist die kinetische Energie, der zweite die potentielle Energie.
Ortam enerjiyi absorbe eder, örneğin fotonları radyasyonlu bölgeden absorbe eder.Die Probe absorbiert Energie, bzw. Photonen von einer Strahlungsquelle.
Her canlı gereksinimi olan enerjiyi besinlerden sağlarlar.Alles Lebendige muß reifen.
Bu aralıkta en yüksek enerjiyi 53 kHz'de yayarlar.Le maximum d'amplitude est observé autour de 53 kHz.
Her trofik düzey enerjiyi biyokütleye çevirir.Cada nivel trófico transforma la energía en biomasa.
Ortam enerjiyi absorbe eder, örneğin fotonları radyasyonlu bölgeden absorbe eder.La muestra absorbe energía, es decir, fotones, del campo radiante.
İnsan kendisine sağladığı bireysel enerjiyi manitu’dan edinir.El cuerpo humano utiliza energía que obtiene de los alimentos.
Bu 40 günlük enerjiyi karşılayabilir.Dispone di un'autonomia energetica di quattro ore.
Anten: Elektromanyetik enerjiyi uzaya yayar.При интерференции энергия волн перераспределяется в пространстве.
İlk terim kinetik enerjiyi, ikinci terim ise potansiyel enerjiyi temsil eder.Первый член в сумме отвечает кинетической энергии, второй — потенциальной.
Rusya, sivil nükleer enerjiyi geliştiren ve dünyanın ilk nükleer enerji santralini inşa eden ülkedir.كانت روسيا أول بلد يطور الطاقة النووية المدنية، ويشييد أول محطة للطاقة النووية في العالم.
İlk betatronu 2,3 MeV enerjiye ulaştı, sonraki denemeler 300 MeV enerjiyi başardı.ووصلت طاقته الأولية حوالي MeV‏2.3 في حين وصلت طاقة البيتاترون التالية إلى 300 MeV.
Atmosferin ana bileşenleri olan N2, O2 ve Ar gazları termal kızılötesinde enerjiyi yaymaz ve absorbe etmez.والمكونان الرئيسيان للغلاف الجوي هما N2 و O2، لا يمتصان أو يصدران أشعة تحت الحمراء.
Enerjiyi, ısı olarak açığa çıkartır.تلك الطاقة نعطيها له من الخارج ، بالتسخين مثلا.
Çeşitli hızlanmalar sırasındaki bu enerjiyi depolamak için çeşitli araçlar geliştirilebilir.ويمكن تخزين الطاقة في عدة طرق.
ATP'nin hidrolizi tarafından enerjilendirilirler ve kimyasal enerjiyi mekanik işe dönüştürürler.São alimentadas pela hidrólise do ATP e convertem energia química em trabalho mecânico.
İlk betatronu 2,3 MeV enerjiye ulaştı, sonraki denemeler 300 MeV enerjiyi başardı.Seu betatron inicial alcançou a energia de 2,3 MeV, enquanto betatrons subsequentes alcançaram 300 MeV.
Musk aynı zamanda yenilenebilir enerjiyi teşvik eden X Prize Foundation’da da mütevellidir.Jest powiernikiem X PRIZE Foundation, promującej technologie odnawialnych źródeł energii.
Akıl enerjiyi de yönlendirir.A także czułym zmysłem wyszukującym energię.
Rusya, sivil nükleer enerjiyi geliştiren ve dünyanın ilk nükleer enerji santralini inşa eden ülkedir.Zapoczątkował program rozwoju energii atomowej i otworzył pierwszy pakistański reaktor atomowy.
E 'nin enerjiyi gösterdiği yerde elektrik alan, B 'dir, ve c ışık hızıdır.E označuje energii, m hmotnost a c je rychlost světla.
Ondan yayılan sıcaklık ve enerjiyi hissetmeleri istenir.V ní vysvětlil mj. pojmy šíření tepla a tepelné záření.
İlk betatronu 2,3 MeV enerjiye ulaştı, sonraki denemeler 300 MeV enerjiyi başardı.Betatronjával 2,3 MeV-ot ért el; a későbbi betatronok 300 MeV-ig gyorsították az elektronokat.
Elektronlar, radyasyona uğramaları veya hızlandırılmaları durumlarında enerjiyi foton formunda emerler.Gyorsításkor fotonok formájában vesz fel és ad le energiát.
Kazakistan'da enerji Kazakistan'da enerjiyi ve elektrik üretimi, tüketimi ve ithalatını açıklar.Energia Kuwaitissa kuvaa Kuwaitin energian ja sähkön tuotantoa ja kulututusta.
Organizmalar genellikle enerjiyi karbonhidrat, lipit ve protein biçiminde özümserler.Normaalisti kehon energia tuotetaan hiilihydraateista, rasvasta ja proteiineista.
Her trofik düzey enerjiyi biyokütleye çevirir.Svinegylle omdannes til energi på biogasanlæg.
Düzeltme, kaybolan enerjiyi elde etmek için gereken enerjidir.Fordampning krever energi, som blir tatt fra luften.
Atmosferin ana bileşenleri olan N2, O2 ve Ar gazları termal kızılötesinde enerjiyi yaymaz ve absorbe etmez.Komposisi utama atmosfer, N2 dan O2, tidak menyerap dan meradiasikan inframerah panas.
Mekaniğin çeşitli formülleri enerjiyi kullanarak çekirdek bir kavram olarak geliştirilmiştir.Beberapa perumusan mekanika telah dikembangkan menggunakan energi sebagai konsep utama.
Anten: Elektromanyetik enerjiyi uzaya yayar.Sistem iklim juga memberikan energi ke luar angkasa.
Başka bir deyişle bireysel atomlar enerjiyi az ya da çok teslim edebilir ancak onların frekansına bağlıdır.Dengan kata lain, foton dapat menghasilkan cahaya lebih banyak atau lebih sedikit tergantung frekuensinya.
Her trofik düzey enerjiyi biyokütleye çevirir.Setiap ordo mendatangkan tenaga misionarisnya.
Bu değerlendirmenin amacı evrendeki enerjiyi kalitesi ve gelişimini hesaba katmaktır.Aturan ini pun akan meningkatkan transparansi kepada konsumen mengenai kualitas dan jumlah ketersedaan air.
Şirket iki çiftlikten toplam 169,5 megawatt güç yani 55.000 eve yetecek enerjiyi üreteceğini açıkladı.Công ty tuyên bố hai địa điểm sẽ tạo ra 169,5 megawatt điện, đủ để cung cấp cho 55.000 ngôi nhà.
Musk aynı zamanda yenilenebilir enerjiyi teşvik eden X Prize Foundation’da da mütevellidir.Ông là ủy viên quản trị của Quỹ X Prize khuyến khích các công nghệ năng lượng tái tạo.
Rusya, sivil nükleer enerjiyi geliştiren ve dünyanın ilk nükleer enerji santralini inşa eden ülkedir.Nga là nước đầu tiên phát triển lò phản ứng hạt nhân dân sự và xây dựng nhà máy điện hạt nhân đầu tiên.
Bir mücadeleye harcanan tüm o saatleri ve enerjiyi telafi eden bir varoluş hissini gördüm.戦いに費やした時間とエネルギーの全てを補って余りある、実存の感覚を見つけました。
Kavramsal netlik olması açısından, aydınlanma enerjisini ya da enerjiyi düşünmek yerine fotonlar düşünülür.概念の明確化のため、光度エネルギーあるいは輝度ではなく、光子を用いて考える。
O halde, yukarıdaki f fonksiyonu modellenen sistemdeki enerjiyi temsil edecekti.この場合、函数 f の値はモデル化されるシステムのエネルギーを表す。
Sistem bir enerjiyi absorpladığı zaman iç enerjide artış meydana gelir.分子が電磁波を吸収すると内部エネルギーが増大する。
Örneğin kütleleri 0,511MeV/c² olan bir elektron ve pozitron 1,022MeV enerjiyi yok edebilmektedirler.例如,一個電子及一個正子(電子的反粒子),都具有質量大小為511 keV,能對撞毀滅以產生1.022 MeV的能量。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod