İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Chúng ta cần những niềm đam mê và năng lượng tương tự để tấn công vào vấn đề tắc nghẽn giao thông toàn cầu.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Il faut que cette même passion et cette même énergie s'attaquent à l'embouteillage mondial.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Kita melihat gairah dan energi yang sama untuk mengatasi kemacetan global.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.세계적인 교통 체증에 맞서기 위해서는 그와 같은 열정과 에너지가 필요합니다.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Potrzebujemy podobnej pasji i energii, żeby pokonać korki na świecie.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Precisamos do mesmo género de paixão e energia para atacar o engarrafamento global.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Se necesita el mismo tipo de pasión y energía para actuar contra el embotellamiento mundial.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.We hebben diezelfde passie en energie nodig om wereldwijde verkeersopstoppingen te voorkomen.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Wir brauchen diese Leidenschaft und Energie, um die globalen Verkehrsprobleme anzugreifen.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Χρειαζόμαστε το ίδιο είδος πάθους και ενέργειας ώστε να αντιμετωπίσουμε το παγκόσμιο μποτιλιάρισμα.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Имаме нуждата от същата страст и енергия да атакуваме проблемът за глобалното задръстване.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.Теперь нам необходимы такие же страсть и заряд энергии для начала борьбы с глобальными заторами.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.אנחנו זקוקים לאותו סוג של להט ואנרגיה כדי לתקוף את נושא חסמי התנועה.
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.نحتاج لنفس هذ النوع من الطاقة والعاطفة لمهاجمة الاختناق المروري العالمي
İşte küresel tıkanıklığa karşı da aynı tutku ve enerjiye ihtiyacımız var.全世界的交通渋滞の問題にも必要なのです 一方でこの部屋の皆さんのような
Kas hücreleri ise kasılmak için enerjiye ihtiyaç duyar.Ha izomsejtekről, akkor energiára van szükségük, hogy összehúzódjanak, és ellássák alapvető feladataikat.
Kas hücreleri ise kasılmak için enerjiye ihtiyaç duyar.근육세포를 보면, 이것들은 수축하고 세포의 기본적 기능들을 하는데 에너지가 필요하죠.
Kas hücreleri ise kasılmak için enerjiye ihtiyaç duyar.תא מרקמת שריר זקוק לאנרגיה בכדי להתכווץ. תאים זקוקים לאנרגיה כדי לתפקד ברמה הכי בסיסית.
Kas hücreleri ise kasılmak için enerjiye ihtiyaç duyar.الرسائل .اذا كانت خليه عضليه فهي تحتاج للطاقه لكي تنقبض تحتاج الخلايا الطاقه لتقوم بوظائفها الحلويه الاساسيه
Kas hücreleri ise kasılmak için enerjiye ihtiyaç duyar.そういったエネルギーを取り込むのに必要な場所として 主なエネルギー源はグルコースです
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Avant j'étais contre l'électricité nucléaire.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Byłem przeciwny energii jądrowej.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Býval jsem proti nuklární energii.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Eram împotriva energiei nucleare.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Ich war gegen die Atomenergie.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Ik was altijd tegen kernenergie.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Jag var mot kärnkraft.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Jeg var engang i mod atomkraft.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.전, 핵무기를 반대해왔습니다만,
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Prima ero contro l'energia nucleare.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Régebben atomenergia ellenes voltam.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Saya dulunya menentang tenaga nuklir.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Solía estar en contra de la energía nuclear.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Παλαιότερα ήμουν ενάντια στην πυρηνική ενέργεια.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Преди бях срещу атомната енергия.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.Я был против ядерной энергетики, но сейчас я спокойно поддерживаю позицию Стюарта.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.הייתי נגד אנרגיה גרעינית.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.كنت معارضاً للطاقة النووية.
Nükleer enerjiye karşı biriydim.今ではスチュワートの意見を支持します
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Ada dua negara, Korea Utara dan Israel, yang punya senjata nuklir dan tidak punya energi nuklir sama sekali.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Der er to nationer, Nordkorea og Israel, der har atomvåben uden overhovedet at have atomenergi.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Det finns två länder, Nordkorea och Israel som har kärnvapen och inte har kärnkraft över huvud taget.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Dva státy, Severní Korea a Izrael, mají nukleární zbraně a nemají žádnou nukleární energii.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Er zijn twee landen, Noord-Korea en Israël, die kernwapens hebben maar helemaal geen kernenergie.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Es gibt zwei Staaten, Nord Korea und Israel, die Nuklearwaffen haben, aber überhaupt keine Atomkraft.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Hay dos países, Corea del Norte e Israel, que tienen armas nucleares y no tienen en absoluto energía nuclear.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Két nemzet van, Észak-Korea és Izrael, amelyeknek vannak atomfegyvereik és egyáltalán nincs atomerőművük.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.여기 북한과 이스라엘 두 나라가 있습니다만, 핵무기를 가졌는 지 핵 에너지를 가졌는지 알 수가 없습니다.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Poi ci sono 2 stati, Corea del nord e Israele, che hanno armi ma non energia nucleare.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Są dwa kraje, Północna Korea i Izrael, które mają broń atomową i nie mają wcale energii jądrowej.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Sunt două naţiuni, Corea de Nord şi Israelul, care au arme nucleare şi nu au energie nucleară deloc.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.Има две нации, Северна Корея и Израел, които имат ядрени оръжия, а изобщо нямат ядрена енергия.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.יש שתי מדינות, צפון קוריאה וישראל, שמחזיקות בנשק גרעיני ואין להן אנרגייה גרעינית בכלל.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.هناك دولتين، كوريا الشمالية وإسرائيل، لديهما أسلحة نووية وليس لديهما طاقة نووية إطلاقاً.
Nükleer silaha sahip olup, nükleer enerjiye sahip olmayan sadece iki ülke var, Kuzey Kore ve İsrail.核兵器を保有しているが 原子力を1つも持っていない クリーンなエネルギーを
O gezegen çok fazla enerjiye sahip olur.Ci sarebbe troppa energia sul pianeta
O gezegen çok fazla enerjiye sahip olur.Dan is er te veel energie op de planeet.
O gezegen çok fazla enerjiye sahip olur.E prea multă energie pe planetă.
O gezegen çok fazla enerjiye sahip olur.Es demasiada energía en un planeta.
O gezegen çok fazla enerjiye sahip olur.Es gibt zu viel Energie auf dem Planeten.