Ana içeriğe geç
Sözlük

enerjisini ile cümle

enerjisini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Enerjisini köpüklerden alır.Zij haalt haar energie uit perslucht.
Kilowatt saat elektrik enerjisini faturalamada kullanıldığından yaygın olarak bilinir.Het kilowattuur wordt vaak gebruikt in bijvoorbeeld elektriciteitsrekeningen.
Böylelikle Dünya'da enerjisini güneşten sağlayan ilk havalimanı oldu.Het moet het eerste vliegtuig worden dat op zonne-energie de wereld rond vliegt.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Planten kunnen namelijk zelf energie vastleggen door fotosynthese.
Nötrinonun enerjisinin çok küçük bir kısmı maddeye aktarılır.Een klein deel van de straling wordt inelastisch verstrooid.
Herkesin enerjisini emerek çok güçlü olmak ister.Ook kon hij de energie van anderen absorberen om zichzelf sterker te maken.
Hans Bethe, Güneş'in enerjisini sağlayan iki ana nükleer tepkimeyi hesaplamıştır.Bethe opracował szczegóły dwóch głównych reakcji generujących energię we wnętrzu Słońca.
Modern bilimsel dönemin başlarında Güneş enerjisinin kaynağı hâlâ bir bilmeceydi.We wczesnych latach nowożytnej nauki źródło energii Słońca stanowiło dużą zagadkę.
Enerjisini üzerindeki pilden sağlar.Mówił, żebym poczuł, dokąd zmierza energia.
Tüm enerjisini etkili bir denizaltı filosu yaratmaya harcadı.Zajmował się energicznie tworzeniem silnej floty.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.De binder energin från solen genom fotosyntesen.
Japonya'nın enerjisinin yaklaşık %84'ü diğer ülkelerden dış alımla karşılanmaktadır.Drygt 80 % av produktionen exporteras till utlandet.
Bu durumda Fermi enerjisini hesaplamak için, N’nin büyük bir sayı olduğu durumu ele alalım.Щоб обчислити енергію Фермі, припустимо що N дуже велике.
Victoria Başkanı olması muhtemeldi ama enerjisini federasyona adamayı tercih etti.Хоча він і був прем'єр-міністром Вікторії, але присвячував усю свою енергію федерації.
Burada T, sistemin total kinetik enerjisini ve V ise potansiyel enerjisini ifade eder.У кожному з рівнянь Лагранжа T являє собою повну кінетичну енергію системи, а V — повну потенціальну енергію.
Yerçekimsel olmayan stres enerjisinin ıraksaması sıfırdır.Divergence negravitační hybnosti-energie je nulová.
Dalga kılavuzu analizi lifdeki ışık enerjisinin çekirdekte tam olarak hapsedilemediğini gösterir.Analýza vlnovodů ukazuje, že světelná energie ve vlákně není úplně uzavřená v jádře.
Herkesin enerjisini emerek çok güçlü olmak ister.Mocného hlasu každý by se bál.
İsveç, her yıl ortalama 6 x enerjisini dışarıdan almaktadır.V průměru zmizelo každý rok 8,6 tun zeminy z hektaru.
Meganyan, vücudundaki mantarı çıkarmasını istiyor - enerjisini baskılayan mantar.Rohanovi má pomoci kovová síťka na hlavě, která bude tlumit elektrické vlny.
Çünkü mangrovların bulunduğu bölgeler zaten dalga enerjisinin az olduğu bölgelerde bulunmaktadır.Drcené zóny v mandlovcích jsou vyplněny nerosty mědi.
Spektrumu, bir sistemin toplam enerjisini ölçerken olası sonuçlar kümesidir.Spectrul lui este un set de rezultate posibile, atunci când este măsurată energia totală a sistemului.
Dalga kılavuzu analizi lifdeki ışık enerjisinin çekirdekte tam olarak hapsedilemediğini gösterir.Analiza ghidului de undă arată că energia luminii în fibră nu este complet păstrată în miez.
Bu biriktirme arasında dalgalar kırılmakta ve enerjisinin çoğunu kaybetmektedir.În acest fel gazele de evacuare pierd o parte din energie și se răcesc.
Mpozo nehri üzerindeki güç istasyonu şehre enerjisini sağlar.A Mpozo folyón épített erőmű látja el a város elektromos energiával.
İyonizasyon ve parçacıkların özelliklerinde değişimler sistemin bağ enerjisini değiştirir.Az ionizáció és a részecskék közötti arány megváltozása megváltoztatja a rendszer kötési energiáját.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.Mayer vetette fel azt is, hogy a növények a fényt képesek kémiai energiává alakítani (fotoszintézis).
Bir organizmanın enerjisinin yalnızca yüzde on kadar bir kısmı diğer organizmaya geçer.Átlagosan egy szervezet energiájának 10%-a kerül át a ragadozóhoz.
Biyokütleler de, petrol ve kömür gibi, güneş enerjisinin depolanmış halidirler.A fosszilis tüzelőanyagok, mint a szén és a kőolaj, az ősi napsugárzás energiáját tárolják.
Yapımcılar onun enerjisini beğendiler ve Ana Lucia karakterinin sezon sonunda öldürülmesini kararlaştırdılar.Tuottajat pitivät hänen energiastaan, joten he suostuivat tappamaan Ana Lucian kauden lopussa.
Meganyan, vücudundaki mantarı çıkarmasını istiyor - enerjisini baskılayan mantar.Meganyan palaa ja pyytää vetämään korkin kehostaan – korkin joka pidättelee hänen energiaansa.
Atıkların yakılması ile oluşan ısı elektrik enerjisini dönüştürülür ve böylece temiz enerji sağlanmış olur.Αναλαμβάνουν τη μετατροπή του καυσίμου σε χρήσιμη ηλεκτρική ενέργεια.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Η ηλιακή ενέργεια μετασχηματίζεται από τα φυτά μέσω της φωτοσύνθεσης.
Kavram bilimde ; kimyasal bağ enerjisinin ısı enerjisine dönüştüğü kimyasal reaksiyonlarda uygulanır.Uddybende artikel: Kemisk energi Ved kemiske reaktioner omsættes eller bindes energi.
Hans Bethe, Güneş'in enerjisini sağlayan iki ana nükleer tepkimeyi hesaplamıştır.Hans Bethe beregnede detaljerne i de to vigtigste energiproducerende kernereaktioner, som holder solen i gang.
Meganyan, vücudundaki mantarı çıkarmasını istiyor - enerjisini baskılayan mantar.Meganyan returnerer og ber om å trekke ut korken i kroppen hans - korken som undertrykker sin energi.
Modern bilimsel dönemin başlarında Güneş enerjisinin kaynağı hâlâ bir bilmeceydi.I de tidlige årene av den moderne vitenskapelige æraen var kilden til solens energi et betydelig puslespill.
Herkesin enerjisini emerek çok güçlü olmak ister.Han suger energi fra mennesker for å bli sterkere.
Nötrinonun enerjisinin çok küçük bir kısmı maddeye aktarılır.En svært liten del av Victoriafallene brukes til produksjon av strøm.
Dainel benzer bir şekilde hareket eden bir sıvının kinetik enerjisini basınç ile değiştirdiğini fark etti.Daniel innså at på en lignende måte, at den bevegelige væsken utvekslet sin kinetiske energi til trykk.
Hans Bethe, Güneş'in enerjisini sağlayan iki ana nükleer tepkimeyi hesaplamıştır.Hans Bethe đã tính toán chi tiết hai phản ứng sinh năng lượng chính trên Mặt Trời.
Bu Gibbs serbest enerjisini (G) verir.Năng lượng tự do Gibbs là năng lượng có sẵn ("tự do") để làm việc.
Giotto enerjisini katedralin dizaynına ve çan kulesine yoğunlaştırdı.Giotto tập trung sức lực của mình vào thiết kế và xây dựng một campanile (tháp chuông) cho nhà thờ.
Kadın cinsel olgunluğa ulaştığında, enerjisini çocuklarına adar.女性は性的な成熟に到達するやいなや、子どもに自身のエネルギーを振り向けるようになる。
Kilowatt saat elektrik enerjisini faturalamada kullanıldığından yaygın olarak bilinir.キロワット時は、電気エネルギーの単位としてよく用いられる。
Kavramsal netlik olması açısından, aydınlanma enerjisini ya da enerjiyi düşünmek yerine fotonlar düşünülür.概念の明確化のため、光度エネルギーあるいは輝度ではなく、光子を用いて考える。
Spektral enerji yoğunluğu, sinyalin veya zaman serilerinin enerjisinin frekansla nasıl dağıtıldığını açıklar.エネルギースペクトル密度 (ESD) は、信号や時系列のエネルギーが周波数についてどのように分布するかを示す。
Enerjisini köpüklerden alır.エネルギーは心臓から借りる。
Spektral enerji yoğunluğu, sinyalin veya zaman serilerinin enerjisinin frekansla nasıl dağıtıldığını açıklar.能量谱密度描述的是信号或者时间序列的能量如何随频率分布。
Modern bilimsel dönemin başlarında Güneş enerjisinin kaynağı hâlâ bir bilmeceydi.在現代科學時代的初期,太陽能量的來源是個巨大的謎。
Bu ölçek 1016 GeV veya 10−3 kez Planck enerjisinin civarında olduğu ileri sürülmektedir.這一尺度很可能在1016 GeV,即普朗克能量的10−3倍。
Eğer madde içeri düşerse sadece yerçekimi enerjisini değil açısal momentumunu da kaybeder.当物质落入中心时,它不仅在损失重力能同时也损失着角动量。
Başka bir atom ya da molekülle çarpışmalar yüksek enerjisini emecek, ve emisyonu engelleyecektir.與其它原子或分子的碰撞會吸收激發的能量,並阻止輻射。
Kilowatt saat elektrik enerjisini faturalamada kullanıldığından yaygın olarak bilinir.千瓦时,能量单位,常用于电能。
Diğer bir deyişle, aktif bölge reaksiyon mekanizmasını değiştirerek reaksiyonun aktivasyon enerjisini azaltır.다시말해서, 활성 자리가 반응의 활성화 에너지를 바꾸기 위해 반응경로를 수정한다.
Yakıt kullanmayan tekne, güneş enerjisi ve rüzgar enerjisini kullanıyor.이러한 기구들은 전기나 자연 기체가 아닌 바람과 햇빛을 사용한다.
Mpozo nehri üzerindeki güç istasyonu şehre enerjisini sağlar.תחנת כוח על נהר המפוזו מספקת לעיר חשמל.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.מאייר גם הציע כי צמחים מצליחים להמיר אור לאנרגיה כימית.
Victoria Başkanı olması muhtemeldi ama enerjisini federasyona adamayı tercih etti.ככל הנראה הוא יכול היה להיות ראש ממשלת ויקטוריה, אך הוא בחר להקדיש את כוחותיו לתהליך האיחוד.
Ultimate gücüne kavuşup bütün uzaylıların enerjisini emip dünyayı ele geçirmeye çalışır.מנסה בכל מחיר להשיג את הכוח של אנרגיית השמש על מנת לכבוש את העולם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod