Öncelikle enerjisini iç savaşın neden olduğu olumsuzlukların tamirine verdi.הוא הראה לה את האבסורדיות שבמלחמה.
Böylelikle bilimcilerin bombanın enerjisini hesaplamasına imkan sağlanacaktı.למעשה הדבר מאפשר למדענים אפילו 'לשקול' את העננים.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.Майер предполага също, че растенията превръщат светлината в химическа енергия.
Ve O’nun tüm enerjisini çekip alır.Той разгърна цялата си енергия.
Terminal kendi elektrik enerjisini 35 kV'lık yardımcı elektrik santrali ve beş transformatör ile sağlar.Енергията се пренася с въздушни електропроводи 20 kV и 35 kV.
Çağdaş dedektörler, tespit edilen radyasyonun enerjisini ölçmek için kalorimetre olarak da kullanılırlar.Moderné detektory sa využívajú aj ako kalorimetre pre meranie energie detegovaného žiarenia.
Bu değer de Dünya'ya gelen toplam güneş ışığı enerjisinin %4'üne tekabül eder.Odráža iba 6% slnečného svetla, ktoré zasiahne.
Diğer yandan enerjisinin değeri, geceleri gündüze, pazar günleri iş gününe oranla daha düşüktür.Spotreba energie počas dňa kolíše, v noci je nižšia ako cez deň.
Yayılan 241 Am’nin radyoaktif enerjisini % 1’i gama radyasyonudur.Približno 1 % emitirane radioaktivne energije 241Am je gama sevanja.
Elektrik enerjisinin en büyük dezavantajı depolanamamasıdır.Slaba stran električne energije je, da je neposredno ne moremo skladiščiti.
Giotto enerjisini katedralin dizaynına ve çan kulesine yoğunlaştırdı.Giotto se je osredotočil na načrtovanje in izgradnjo zvonika za stolnico.
Çağdaş dedektörler, tespit edilen radyasyonun enerjisini ölçmek için kalorimetre olarak da kullanılırlar.Moderniausi detektoriai naudojami ir kaip kalorimetrai aptiktos spinduliuotės dalelių energijai nustatyti.
Genellikle elektrik enerjisinin şebekeden sağlanamadığı yerlerde kullanılır.Vietovėse, kur nėra elektros, jos naudojamos nuolatos.
Darbenin enerjisinin büyüklüğü hız farkının karesi ile orantılı olarak artar.Biodujų energinė vertė tiesiogiai susijusi su metano koncentracija.
Ve O’nun tüm enerjisini çekip alır.Tam atidavė visą savo energiją.
Bu biriktirme arasında dalgalar kırılmakta ve enerjisinin çoğunu kaybetmektedir.Kai šios varžos nesuderintos, susidaro stovinčios bangos ir prarandama energija.
A.B.D araç filosunun enerjisini karşılaması için Rhode Island kadar olmalı.Když se ale podíváte na jederné zdroje, bylo by to území o rozloze Rhode Islandu k pohonu všech aut v USA.
A.B.D araç filosunun enerjisini karşılaması için Rhode Island kadar olmalı.로드 아일랜드 주 만큼의 공간이 필요하군요.
A.B.D araç filosunun enerjisini karşılaması için Rhode Island kadar olmalı.Rhode Island-nyi területre lenne szükség USA auóflottájának ellátására.
A.B.D araç filosunun enerjisini karşılaması için Rhode Island kadar olmalı.זה יהיה בגודל של רוד איילנדס עבור הרכבים האמריקניים.
A.B.D araç filosunun enerjisini karşılaması için Rhode Island kadar olmalı.فانها ستكون بمساحة جزيرة رودي لتزويد أسطول السيارات في أمريكا.
A.B.D araç filosunun enerjisini karşılaması için Rhode Island kadar olmalı.風力の場合は空間は大きいが
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.Au folosit combustibilul durerii pentru redirecţionarea energiei către o altă misiune şi o altă traiectorie.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.Bọn họ dùng năng lượng từ nỗi đau để chuyển hóa thành năng lượng hướng đến một nhiệm vụ và quỹ đạo khác.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.Deze krijgers wijden zichzelf en hun leven nu aan voorkomen dat anderen hetzelfde overkomt.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.그들은 고통의 경험을 새로운 에너지로 삼아 다른 사명이나 또 다른 궤도로 나아갔습니다.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.Usaram o combustível da sua dor para direcionar essa energia para outra missão e outro caminho.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.Użyli swojego bólu jako paliwa i zaczęli przekierowywać tę energię na inny tor, na inną misję.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.Они использовали горючее своей боли, чтобы перенаправить эту энергию на другую цель и другую траекторию.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.Те са използвали заряда на своята болка, за да пренасочат тази енергия към друга мисия и друга траектория.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.הדלק של כאבם הפך לאנרגיה של שליחות ושל נתיב אחר.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.لقد أستخدموا وقود آلامهم للبدء في إعادة توجيه الطاقة بإتجاه مهمة أخرى وإحداثيات أخرى.
Acılarının enerjisini farklı bir göreve, farklı bir güzergaha yönlendirebilmişler.別のミッションや方向に向け始めたのです 戦士達は今 彼らの経験が
Altı ATP'nin enerjisini kullanacak.6개의 ATP에서 에너지를 필요로 합니다.
Altı ATP'nin enerjisini kullanacak.Do tego wykorzystamy 6 cząsteczek ATP.
Altı ATP'nin enerjisini kullanacak.Energii z šesti molekul ATP.
Altı ATP'nin enerjisini kullanacak.Esto tomará la energía de 6 ATPs.
Altı ATP'nin enerjisini kullanacak.Ini akan mengambil energi dari enam ATP.
Altı ATP'nin enerjisini kullanacak.Енергія береться із шести АТФ.
Altı ATP'nin enerjisini kullanacak.Ще се отнеме енергията от 6 молекули АТФ.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.Czwartą opcją wsparcia jest koncentracja elektrowni słonecznych na pustyniach innych narodów.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.En een vierde optie, geconcentreerde zonne-energie in de woestijnen van andere mensen.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.És a negyedik ellátásoldali opció a napenergia más népek sivatagjaiból.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.Và lựa chọn thứ 4 bên cung, tập trung năng lượng mặt trời trong sa mạc của người khác,
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.Y una cuarta opción, concentrar la energía solar en los desiertos de otra gente.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.И 4-тата алтернатива: слънчевата енергия в чужди пустини.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.ומקור משני רביעי , כוח סולארי מרוכז במדבריות של אנשים אחרים,
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.ومصدر تزويد رابع هو الطاقة الشمسية المركزة في صحراء أناس آخرين
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.Bem, na verdade, estou confiante de que a energia solar vai facilmente vencer tudo, inclusive o gás natural.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.Cóż, jestem przekonany, że słońce z łatwością przebije wszystko, łącznie z gazem ziemnym.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.EM: Olen vakuuttunut, että aurinkoenergia tulee voittamaan kaiken ylivoimaisesti, myös maakaasun.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.EM: Sunt convins că energia solară va bate totul, inclusiv gazele naturale.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.EM: Vlastně věřím, že solární energie převálcuje všechno ostatní včetně zemního plynu.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.EN : En fait, je suis sûr que le solaire battra tout le reste sur le terrain, y compris le gaz naturel.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.En realidad estoy convencido de que la energía solar superará a todo y, sin duda, también al gas natural.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.Jamen faktisk er jeg fortrøstningsfuld om at solkraft vil slå alt, uden problemer, inklusiv naturgas.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.앨런 머스크 : 글쎄요 사실, 저는 태양 에너지가 손쓸 필요도 없이, 천연가스를 포함해서, 어떤 에너지보다도 많이 쓰일 것으로 확신합니다.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.Всъщност, аз съм уверен, че слънчевата енергия ще победи всичко, изцяло, дори природния газ.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.א"מ: אני דווקא בטוח שהחשמל הסולארי ינצח את כל היתר בקלות. כולל את הגז הטבעי.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.أ م: في الحقيقة أنا واثقٌ أن الطاقة الشمسية ستتغلب على جميع الطاقات بما فيها الغاز الطبيعي.