Tom hâlâ endişeli.Tom is still worried.
Tom çok endişeli.Tom is very worried.
Tom çok endişeliydi.Tom was very concerned.
Tom özellikle endişeli görünmüyor.Tom doesn't look particularly worried.
Tom çok endişeli görünmüyor.Tom doesn't look too worried.
Çok endişeli görünmüyorsun.You don't seem very concerned.
Evliliğimin geleceği hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about the future of my marriage.
Ne hakkında çok endişeli olduğunu anlamıyorum.I don't see what you're so concerned about.
Biraz endişeliyim.I've been a little worried.
Tom'la ilgili endişeliyim.I've been concerned about Tom.
Ben endişeliydim.I've been preoccupied.
Yıllardır Tom hakkında endişeliyim.I've been worried about Tom for years.
Başından beri endişeliydim.I've been worried all along.
Onun hakkında endişeli olduğumu kabul etmeliyim.I have to admit I was worried about it.
Biraz endişeli olduğumu kabul etmeliyim.I have to admit I'm a little anxious.
Tom'un endişeli olduğunu biliyorum.I know Tom is worried.
Sanırım Tom hakkında endişelisin.I suppose you're worried about Tom.
Hem Tom hem de Mary endişeli ve bitkin görünüyordu.Tom and Mary both look worried and exhausted.
Tom ve Mary endişeli bir şekilde birbirlerine baktı.Tom and Mary looked at each other uneasily.
Onun söyleyebileceği şey hakkında endişeli değilim.I ain't worried about what he might say.
Başarmak için endişeliyim.I'm anxious to succeed.
Biz senin sağlığın hakkında endişeliyiz.We are concerned about your health.
Tom'a ne olacağı hakkında endişeliyim.I'm worried about what's going to happen to Tom.
Tom Mary'nin ne söyleyeceği hakkında endişeli.Tom is worried about what Mary is going to say.
Tom bir şey hakkında endişeli gibi görünüyor.Tom appears to be concerned about something.
Ne olabileceği hakkında endişeli değilim.I'm not worried about what might happen.
Tom Mary'nin ne yapacağı hakkında endişeli.Tom is worried about what Mary will do.
Endişeli olması gereken kişi ben değilim.I'm not the one who should be worried.
Tom hakkında endişelisin, değil mi?You're worried about Tom, aren't you?
Ben sadece güvenliğiniz hakkında endişeliyim.I'm just concerned about your safety.
Ben sadece Tom hakkında biraz endişeliyim.I'm just a little worried about Tom.
Toplantı hakkında endişeli değilim.I'm not worried about the meeting.
Neden endişeli olduğunu anlıyorum.I understand why you're concerned.
Tom ve Mary'nin her ikisi de endişeli görünüyorlardı.Tom and Mary both looked worried.
Onu yapmayacağından endişeliydim.I was worried you wouldn't do it.
Tom mahkemeye verilme konusunda endişeli.Tom is worried about being sued.
Tom biraz endişeli görünüyor.Tom appears to be a bit worried.
Tom hakkında biraz endişeliyim.I'm slightly worried about Tom.
Tom hakkında çok az endişeliyim.I'm slightly worried about Tom.
Bir şey hakkında endişeli değilim.I'm not worried about anything.
Tom'un güvenliği için endişeliyim.I'm concerned for Tom's safety.
Senin hakkında gerçekten endişeliydim.I was really worried about you.
Her şey için endişeliyim.I'm worried about everything.
Gerçekten Tom hakkında endişeliyim.I'm really worried about Tom.
Tom için biraz endişeliyim.I'm little worried about Tom.
Ben sadece endişeli bir vatandaşım.I'm just a concerned citizen.
Herkes hakkında endişeliyim.I'm worried about everybody.
Ben hala Tom hakkında endişeliyim.I'm still worried about Tom.
Bu konuda endişeli değildim.I wasn't worried about that.
Ben de Tom hakkında endişeliyim.I'm worried about Tom, too.
Ben de Tom için endişeliyim.I'm worried about Tom, too.
Ben sadece senin hakkında endişeliyim.I'm just worried about you.
Başlamak için endişeliyim.I'm anxious to get started.
Tom hakkında endişeli misin?Are you worried about Tom?
Bunun hakkında endişeliydim.I was worried about this.
Tom biraz endişeli.Tom is a little worried.
Ben senin hakkında endişeliyim.I'm concerned about you.
Tom hakkında endişeliydim.I was worried about Tom.
Endişeli olduğumu itiraf edeceğim.I'll admit I'm worried.
Tom endişeli hastaydı.Tom was worried sick.