Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.Tom is worried because he should have heard from Mary by now.
Annen senin hakkında çok endişeli.Your mother is worried sick about you.
Onun hakkında endişeliyim.I'm worried about him.
Ben para konusunda endişeli değilim.I'm not worried about money.
İşimi kaybetme hakkında endişeli değilim.I'm not worried about losing my job.
Tom hakkında endişeli değilim.I'm not worried about Tom.
Senin hakkında endişeliydim.I was worried about you.
Tom ölümüne endişeliydi.Tom has been worried to death.
Geç kalabileceğimden endişeliyim.I'm worried that I might be late.
O, onun geç kalabileceğinden endişelidir.He's worried that he might be late.
Senin hakkında çok endişeliyim.I'm very worried about you.
Çok endişeliyim.I'm so anxious.
Mary, Oliver'ın gizli bir kız arkadaşı olduğundan endişeliydi.Mary was concerned that Oliver had a secret girlfriend.
Kocasının sağlığı için çok endişeliydi.She was very worried about her husband's health.
Tom'un annesi onun öksürüğünden endişeli.Tom's mother is worried about his cough.
Annem geleceğim için endişeli.My mother is anxious about my future.
Sonuç için endişeli.He's worried about the result.
Sağlığınız hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about your health.
Sağlığın hakkında çok endişeliyim.I'm very worried about your health.
Onun yüzündeki ifadeye bakılırsa, o endişeli.Judging from the expression on her face, she is worried.
Ben şimdi Mary hakkında daha endişeliyim.I'm more worried about Mary now.
Tom ona bir şey olabileceği konusunda endişeli.Tom is worried that something might happen to him.
Mary görünme tarzı hakkında endişeli.Mary is anxious about the way she looks.
Çocuğum hakkında gerçekten endişeliyim.I'm really worried about my child.
O, güvenliği için endişeli.She's worried for his safety.
İşi hakkında endişeliydi.She was anxious about her job.
Tom endişeli ve şaşkın görünüyor.Tom looks worried and confused.
Neden bu kadar endişeli olduğunu bilmiyorum.I don't know why you're so worried.
Tom Mary hakkında endişeli görünüyordu.Tom seemed to be worried about Mary.
O konuda gerçekten endişeli değilim.I'm not really worried about that.
Endişeli değilim.I'm not worried.
Biz çok endişeliyiz.We've been so worried.
Çok endişeliydik.We were worried sick.
Ne kadar endişeli olduğumu sana söyleyemem.I can't tell you how worried I've been.
Onun hakkında endişeli değilim.I'm not worried about him.
Onlar hakkında endişeli değilim.I'm not worried about them.
Herkes endişeli gözüküyor.Everyone looks worried.
Tom endişeli.Tom's anxious.
Onlar endişeli.They're worried.
Herkes endişeli.Everybody's worried.
Biz endişeliyiz.We're anxious.
Sen endişelisin.You're worried.
Tom endişeli görünüyordu.Tom appeared anxious.
Tom endişeli oldu.Tom became anxious.
Tom endişeli değil.Tom isn't worried.
Tom endişeliydi.Tom was concerned.
Onlar endişeli görünüyorlar.They look worried.
Onlar endişeli görünüyor.They seem worried.
Endişeli misin?Are you worried?
Herkes endişeliydi.Everyone was apprehensive.
Endişeli değildim.I wasn't worried.
Gerçekten endişeliyim.I'm really worried.
Şimdi endişeliyim.Now I'm worried.
Endişeli miydin?Were you worried?
Endişeli görünüyorsun.You look worried.
Herhangi bir haber alamadığımız için endişeliydik.We were worried because we weren't getting any news.
Çok endişeli görünme.Don't look so worried.
Tom endişeli oluyor.Tom is getting worried.
Tom muhtemelen endişeli.Tom is probably concerned.
Tom gerçekten endişeli.Tom is really worried.