endişelenme ile cümle

endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Benim hakkımda endişelenme.Don't you worry about me.
Onunla ilgili endişelenme.Don't you worry about him.
Bizim hakkımızda endişelenmemeye çalış.Try not to worry about us.
Onlar hakkında endişelenmemeye çalış.Try not to worry about them.
Benim hakkımda endişelenmemeye çalış.Try not to worry about me.
Onun hakkında endişelenmemeye çalış.Try not to worry about him.
Asla senin hakkında endişelenmek zorunda değildim.I never had to worry about you.
Onlar için asla endişelenmem gerekmedi.I never had to worry about them.
Onun için hiç endişelenmem gerekmedi.I never had to worry about him.
Onun hakkında endişelenmek zorunda değildim.I never had to worry about her.
Onlar hakkında endişelenmezdim.I wouldn't worry about them.
Onunla ilgili endişelenmezdim.I wouldn't worry about him.
Onun hakkında endişelenmezdim.I wouldn't worry about her.
Onun için endişelenme.I don't worry about her.
Senin hakkında asla endişelenmedim.I never worried about you.
Senin hakkında endişelenmeli miyim?Should I be worried about you?
Onlar için endişelenmeli miyim?Should I be worried about them?
Onun hakkında endişelenmeli miyim?Should I be worried about him?
O oluncaya kadar onun hakkında endişelenmeyelim.Let's not worry about that till it happens.
Dan bunun için endişelenmedi bile.Dan didn't even worry about that.
Endişelenmek normal.It's normal to be worried.
Şimdi endişelenmeyi durduracağım.OK, I'll stop worrying now.
Hakkında endişelenmem gereken bir şey var mı?Is there anything I need to be worried about?
Endişelenme yapacağım.Don't worry, I'll do it.
Annemin endişelenmesini istemiyorum.I don't want my mother to worry.
Endişelenme, ben hallederim.Don't worry, I can take it.
Endişelenme, ben alabilirim.Don't worry, I can take it.
Endişelenme. Şakan beni gerçekten bozmadı.Don't worry. Your joke did not really discomfit me.
Endişelenmeyin. Kan yakında kesilecek.Don't worry. The blood will clot soon.
Şimdi bunun için endişelenmemize gerek yok.We don't have to worry about that now.
Tom endişelenmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry.
Tom için endişelenmeye ne gerek var?Why worry about Tom?
Endişelenmeye ne gerek var ki?Why worry about it?
Annem ve babam endişelenmeye başladılar.My parents began worrying.
Endişelenme. Her şey kontrol altında.Don't worry. Everything is under control.
Tom endişelenmeye başladı.Tom began to worry.
Tom'un artık o tür şeyler için endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about that kind of thing anymore.
Tom böyle şeyler hakkında endişelenmek zorunda değilTom doesn't have to worry about things like that.
Tom'un o olay hakkında endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about that happening.
Artık Tom'un benim hakkımda endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about me anymore.
Tom'un artık benim hakkımda endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't have to worry about me anymore.
Tom hiçbir şey hakkında endişelenmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry about anything.
Tom para hakkında endişelenmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry about money.
Tom'un onun hakkında endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about that.
Tom onun hakkında endişelenmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry about that.
Tom'un benim hakkımda endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about me.
Tom'un artık endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry anymore.
Tom'un endişelenmesini istemiyorum.I don't want Tom to worry.
Bu senin hatan değil, endişelenme.It's not your fault, don't worry.
Çok fazla endişelenme. Canın sağolsun.Don't worry too much. It's okay.
Endişelenme, seveceksin.Don't worry, you'll like it.
Biz kızlar hakkında endişelenmeyin. Yapacak bir şey bulacağız.Don't worry about us girls. We'll find something to do.
Bundan endişelenmemelisin.You shouldn't worry about that.
Bundan endişelenmemelisiniz.You shouldn't worry about that.
Endişelenme, başka birini bulabileceğimizden eminim!Don't worry, I'm sure that I can find someone else!
Onun söylediği hakkında endişelenme.Don't worry about what he said.
Endişelenme bu cadde tıkalı değil.Don't worry, this street is not obstructed.
Endişelenmek seni iyi yapmaz.Worrying will do you no good.
Tüm yaptığın şey aptalca küçük şeyler hakkında endişelenmek!All you do is worry about silly, little things!
Eğer kominist olsan ev hakkında çok endişelenmezsin.If you were communists, you wouldn't worry about housing so much.

İlgili Sayfalar