endişelenme ile cümle

endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Τι κάνεις;
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Аз се чувствам като лайно.
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Що ти робиш?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!מה אתה עושה?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!مالذي تفعله؟
Endişelenme. Git yat.Иди спать.
Endişelenme. Git yat.لا تقلقي. إذهبي للنوم
Endişelenme, güvendeyiz.Nebojte se.
Endişelenme, güvendeyiz.Ne padajo z neba.
Endişelenme, güvendeyiz.Nigdy nie dosięgają nieba.
Endişelenme, güvendeyiz.Μην ανησυχείτε, είμαστε ασφαλείς.
Endişelenme, güvendeyiz.Не се тревожи, в безопасност сме.
"Endişelenme, hiç acımayacak" dedi."Keine Angst, das tut nicht weh."
"Endişelenme, hiç acımayacak" dedi.말하죠, "걱정하지 마세요, 이건 하나도 안아파요."
"Endişelenme, hiç acımayacak" dedi."Rustig maar, hier voel je niks van."
"Endişelenme, hiç acımayacak" dedi."Spokojnie, to nic nie boli".
"Endişelenme, hiç acımayacak" dedi."Μην ανησυχείτε, δεν θα πονέσει καθόλου".
"Endişelenme, hiç acımayacak" dedi."Не бойтесь, это ни капельки не больно".
"Endişelenme, hiç acımayacak" dedi.והוא אומר, "אל תדאגו, זה לא יכאב בכלל."
"Endişelenme, hiç acımayacak" dedi.وقال، "لا تخف، هذا لا يؤلم."
Endişelenme. Jeju Adası sadece 1 saatlik mesafede.Arrête, tu avais promis d'être calme.
Endişelenme. Jeju Adası sadece 1 saatlik mesafede.Đừng lo, bay đến đảo Jeju chỉ mất có 1h thôi
Endişelenme. Jeju Adası sadece 1 saatlik mesafede.Nedělej si starosti, na ostrov Jeju to trvá jen hodinu.
Endişelenme. Jeju Adası sadece 1 saatlik mesafede. Uzun sürmeyecek.Chắc là mới đi máy bay lần đầu.
Endişelenme. Jeju Adası sadece 1 saatlik mesafede.Пътят до Чеджу е само 1 час.
Endişelenme. Jeju Adası sadece 1 saatlik mesafede.لا تقلقي. هي فقط ساعة إلى جزيرة جيجو
Endişelenme... Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Neboj sa...
Endişelenme, kısa süreli hafızanı kaybetmeyeceksin.אל תדאג, אתה לא הולך
Endişelenmekle birlikte,Así, aunque nos preocupemos por eso,
Endişelenmekle birlikte,Dus zelfs als we er ons zorgen over maken, we hebben het in dit land mogelijk gemaakt om ermee door te gaan
Endişelenmekle birlikte,Już pozwoliliśmy na ich wprowadzenie...
Endişelenmekle birlikte,따라서, 우리가 염려하고 있음에도,
Endişelenmekle birlikte,Quindi anche se ci preoccupiamo
Endişelenmekle birlikte,אז גם אם אנו מוטרדים מכך,
Endişelenmekle birlikte,ولهذا حتى ونحن قلقون بخصوصها،
Endişelenmekle birlikte,ヨーロッパとは違い既に広く導入しています
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?A lényeg, amin aggódnunk kell, hogy mennyi ismeretlenben van részünk.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?A questão que nos deveria preocupar é: quanta estranheza estamos a obter?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ce ar trebui să ne preocupe este cât de multă "înstrăinare" să permitem.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ce qui devrait nous inquiéter c'est de savoir à quel degré d'étrangeté nous sommes exposés.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Điều mà chúng ta nên quan tâm là có bao nhiêu "cái lạ" mà chúng ta đang tiếp nhận?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Hvad vi bør være bekymrede for er, hvor meget fremmedhed vi får?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Il punto di cui dovremmo preoccuparci è: quanta estraneità stiamo raggiungendo?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?우리가 걱정해야 하는 것은 우리가 얼마나 많이 낯설어하는가입니다.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız? Peki neden bu konu?Το ζήτημα που πρέπει να μας ανησυχεί είναι πόση ξενικότητα δεχόμαστε.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Waar we ons zorgen over horen te maken is: met hoeveel vreemdheid krijgen we te maken?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Wir sollten uns eher darum kümmern, wie viel Fremdheit wir bekommen.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?А в том, что нам следует подумать, сколько в нашей жизни неизвестности?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ми мусимо задуматися над іншим - скільки незвичного ми отримуємо?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Това, за което трябва да се замислим, е колко непознатост получаваме?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?מה שצריך להדאיג אותנו זה, כמה זרות אנחנו מקבלים?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?الغرض هو أن ما يجب أن نقلق حياله هو, ما قدر الغرابة التي نتلقاها؟
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?どれ位 未知のことと向き合っているか なぜ「未知」なのか? なぜなら 社会的関係はますます-
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.A ameaça preocupante é se estamos ou não a ter a nossa dose de estranheza.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Amenințarea de care trebuie să ne îngrijorăm e dacă avem parte dreaptă de înstrăinare.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Amiért aggódnunk kell, hogy vajon megkapjuk-e a minket megillető részt az ismeretlenből.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Det det handler om er hvorvidt vi får vores rimelige andel af fremmedhed.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Die zu befürchtende Gefahr ist, ob wir einen gerechten Anteil Fremdheit abbekommen.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.걱정해야 할 위협은 우리가 적당한 만큼 낯설다고 느끼고 있는지의 여부입니다.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La amenaza que preocupa es si estamos dando nuestra parte justa de extrañeza o no.

İlgili Sayfalar