endişelenme ile cümle
endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Endişelenme artık git yat.لا تقلق حول أي شي و أذهب لسرير
Endişelenme, balık gelecektir.Não te preocupes, os peixes virão.
Endişelenme. Başka kimse bilmiyor.Đừng lo, không ai biết đâu
Endişelenme. Başka kimse bilmiyor.Nem kell aggódnod Senki más nem tudja.
Endişelenme. Başka kimse bilmiyor.Nikt więcej nie wie
Endişelenme. Başka kimse bilmiyor.لا تقلقى لا أحد يعلم ذلك
-Endişelenme. Bayılmam. -İçeri gel, lütfen.Wyobrażałem sobie, że życie jest filmem, który możesz zatrzymać i przewinąć, kiedy tylko zechcesz.
-Endişelenme. Bayılmam.- Neboj sa... neomdliem.
-Endişelenme. Bayılmam.- Neboj se... neomdlím.
-Endişelenme. Bayılmam.Non si preoccupi, non sverrō.
-Endişelenme. Bayılmam.Wees niet bang, ik ga echt niet meer flauw vallen.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur.Det kanske blir tvillingar.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur. Doğum bittiğinde seni ararlar. Evet?Čekám, že to budou dvojčata.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur. Doğum bittiğinde seni ararlar. Evet?Oczekują bliźniaków, powiadomią Cię gdy się już skończy.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur.Non preoccuparti, forse sono gemelli.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur.No te preocupes, tal vez sean gemelos.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur.Vielleicht sind es ja Zwillinge.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur.Μη φοβάσαι, για δίδυμα πας.
Endişelenme. Birisi sana baktı mı, düğümlenmiş olacak.No sufra, en cuanto le vean se quedarán totalmente paralizados.
Endişelenme. Birisi sana baktı mı, düğümlenmiş olacak.Μην ανυσηχείς, ένα βλέμμα σε εσένα και θα τρομοκρατηθούν.
Endişelenme. Bulacağım.Ne aggódj, majd én segítek megkeresni.
Endişelenme. Bulacağım.لا تقلقي سأجدهم, بالاضافة
Endişelenme. Büyükbaban bununla ilgilenecek.لا تقلقي جدّكِ سيعتني بذلك
"Endişelenme." dedi.A on řekl:
"Endişelenme." dedi.Azt mondta:
"Endişelenme." dedi. Catherine'in güvende olduğundan emindi.Ele disse "não te preocupes", de certeza que a Catherine estava bem.
"Endişelenme." dedi. Catherine'in güvende olduğundan emindi.그러자 그가 말하길 "걱정하지마." 그는 캐서린이 무사할 것이라고 확신했습니다.
"Endişelenme." dedi. Catherine'in güvende olduğundan emindi.Pocieszył mnie, że Catherine na pewno jest bezpieczna.
"Endişelenme." dedi. Catherine'in güvende olduğundan emindi.Și el a zis "Nu te îngrijora." El era convins că Catherine va fi în siguranță.
"Endişelenme." dedi. Catherine'in güvende olduğundan emindi.Und er sagte, "Keine Sorge." Er war sich sicher, dass es Catherine gut ging.
"Endişelenme." dedi. Catherine'in güvende olduğundan emindi.והוא אמר: "אל תדאג". הוא היה משוכנע שקתרין תהיה בסדר.
"Endişelenme." dedi. Catherine'in güvende olduğundan emindi.حينها اخبرني بأن لا أقلق فكاثرين لابد أن تكون بخير
"Endişelenme." dedi. Catherine'in güvende olduğundan emindi.でもさほど自信があるようには見えず
"Endişelenme." dedi.Et il dit "Ne vous inquiétez pas".
"Endişelenme." dedi.Han sa "Oroa dig inte".
"Endişelenme." dedi.Hij zei:
"Endişelenme." dedi.Lui rispose:
"Endişelenme." dedi.Rồi cậu nói, "Đừng lo anh ạ".
"Endişelenme." dedi.Y dijo: "no te preocupes".
"Endişelenme." dedi.Και είπε: "Μην ανησυχείς".
"Endişelenme." dedi.И он сказал: "Не волнуйся".
"Endişelenme." dedi.И той ми каза, "Не се тревожи".
Endişelenme, ele geçirilme veya zarar verecek bir şey yok.Bez obaw. nie ma mowy o opętaniu czy niebezpieczęstwie
Endişelenme, git ve işine bak.Jangan kuatir, pergilah dan selesaikan urusanmu.
Endişelenme, git ve işine bak.Mach dir keine Sorgen, <br />gehe vor und kümmern sich um das Geschäft.
Endişelenme, git ve işine bak.Ne t'inquiètes pas, va donc faire ce que tu dois faire.
Endişelenme, git ve işine bak.Nie martw się, idź śmiało i dbaj o interesy.
Endişelenme, git ve işine bak.Non ti preoccuare, vai pure a prenderti cura del tuo impegno.
Endişelenme, git ve işine bak.Nu-ti face griji, mergi si-ti rezolva treburile.
Endişelenme, git ve işine bak.Μην ανησυχείς, πήγαινε και φρόντισε τις δουλειές σου.
Endişelenme, git ve işine bak.Не волнуйся, езжай
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Ce faci?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Co robisz?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Co to děláš?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Čo to robíš?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Hvad laver du?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Mitä teet?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Mit csinálsz?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!O que você está fazendo?
Endişelenme. Git yat. Elini yüzünü yıka!Was machst du?