endişelenme ile cümle

endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Arey, endişelenme, beta.Arey, ne skrbi, beta.
Arey, endişelenme, beta.No te preocupes, hijo.
Arey, endişelenme, beta.Nu-ţi face griji, băiete.
Arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakarım? Endişelenme. Büyükbaban bununla ilgilenecek.Une fesse qu'on doit rembourrer pour équilibrer ton derrière ?
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.3つめは認知機能に与える影響です
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Als ze stoppen, moet je je zorgen maken.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Bát bychom se měli, až když zpívat přestanou.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.C'est quand ils s'arrêtent qu'il faut s'inquiéter.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Det er når de stopper at man skal være bekymret.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.É quando o chilrear para que nos preocupamos.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.E' quando smettono che bisogna di preoccuparsi.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Erst wenn sie damit aufhören, besteht Grund zur Sorge.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Ha abbahagyják, kezdhetsz aggódni.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Khi nào chim thôi hót chính là lúc bạn cần lo lắng.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.여러분이 걱정해야 할 상황은 새소리가 멈춰질 때이지요.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Numai atunci când se opresc trebuie să ne facem griji.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Saat burung-burung itu berhenti anda harus mulai khawatir.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Si ellos se detienen, debes preocuparte.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Strachovať sa treba keď spievať prestanú.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.To wtedy gdy milkną powinniśmy się martwić.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Zaskrbeti nas mora, ko ptice utihnejo
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Είναι όταν σταματούν που χρειάζεται να ανησυχείς.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Беспокоиться стоит только, когда они останавливаются.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.Когато спрат, трябва да се безпокоите.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.От якщо вони перестануть співати, треба хвилюватися.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.כשהן משתתקות - אז צריך לדאוג.
Asıl sustukları zaman endişelenmen gerekir.وعندما يتوقف هذ الصوت فيجب علينا القلق .
Aşk hayatım hakkında endişelenmek yerine,... ...zamanımı çalışmak için kullanabiliyorum.Daripada mengkhawatirkan kehidupan cintaku, Aku bisa memakai waktuku untuk bekerja
Aşk hayatım hakkında endişelenmek yerine,... ...zamanımı çalışmak için kullanabiliyorum.En lugar de preocuparme por mi vida amorosa... puedo usar ese tiempo para trabajar.
Aşk hayatım hakkında endişelenmek yerine,... ...zamanımı çalışmak için kullanabiliyorum.이, 애정문제로 고민할 시간을 일을 위해 투자 할 수 있다는 거
Aşk hayatım hakkında endişelenmek yerine,... ...zamanımı çalışmak için kullanabiliyorum.No lugar de ficar me preocupando com minha vida amorosa... posso usar esse tempo para trabalhar.
Aşk hayatım hakkında endişelenmek yerine,... ...zamanımı çalışmak için kullanabiliyorum.Не відволікаючись на особисте життя можу повністю присвятити себе роботі.
Aşk hayatım hakkında endişelenmek yerine,... ...zamanımı çalışmak için kullanabiliyorum.بدلاً من القلق على حياتي العاطفية .أستطيع ان استخدم ذلك الوقت للعمل
Aslına bakarsan endişelenmene gerek yok.Sai cosa, non preoccuparti.
Aslına bakarsan endişelenmene gerek yok.Tu sais quoi, ne t'en fais pas.
Aslına bakarsan endişelenmene gerek yok.Weist du was, mag dich kein sorgen uber das.
Aslına bakarsan endişelenmene gerek yok.Ξέρεις κάτι, μην ανησυχείς γι'αυτό.
Aslına bakarsan endişelenmene gerek yok.Мы во всём разберёмся.
Aslına bakarsan endişelenmene gerek yok.つきとめてみせるから
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Ale niepotrzebnie się martwiliśmy.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Beh, non c'era bisogno di preoccuparsi.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Bueno, no deberíamos habernos preocupado.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Ei bine, nu trebuia să ne îngrijorăm.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Hát, nem kellett volna aggódnunk.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.근데, 그럴 걱정은 필요가 없었습니다.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Naja, wir hätten uns gar keine Sorgen zu machen brauchen.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Nemuseli sme sa obávať.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Nhưng thật ra chúng tôi chẳng cần phải lo lắng làm gì.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Nous n'avions pas à nous inquiéter.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Nou, we hadden ons geen zorgen hoeven maken.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Όμως, δεν χρειαζότανε να ανησυχούμε.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Е, не трябваше да се притесняваме.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Ми даремно хвилювались.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.Так вот нам не стоило волноваться.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.אבל לא היה שום צורך בדאגה.
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.ولم يتوجب علينا القلق حينها
Aslında endişelenmemize gerek yoktu.リガデマは急いで茂みから走り寄り
Aynını kendi de deneyimlemiştir, endişelenmeye gerek yoktur.Él mismo las ha experimentado, así que no te preocupes.
Aynını kendi de deneyimlemiştir, endişelenmeye gerek yoktur.Ia telah mengalaminya sendiri, jadi jangan cemas.
Aynını kendi de deneyimlemiştir, endişelenmeye gerek yoktur.Li ha sperimentati su di sé, quindi non preoccuparti.

İlgili Sayfalar