endişelenme ile cümle
endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Aynını kendi de deneyimlemiştir, endişelenmeye gerek yoktur.הוא חווה אותם בעצמו, כך שאינך צריך להיות מודאג.
Az kalsın bir kazaya neden olacaktın. Endişelenme.neye ihtiyacınız varsa yapın.Majdnem balesetet okoztál!
Baba, Anne, buyudum artik. Benim icin endiselenmeyin.In cuvantul "viata", ai viata.
Baba, Anne, buyudum artik. Benim icin endiselenmeyin."Não devem preocupar-se comigo.
Baba, endişelenme.Ayah, jangan cemas.
Baba, endişelenme.Ba, đừng lo.
Baba, endişelenme.걱정마, 아빠.
Baba, endişelenme.Ne t'inquiète pas, papa.
Baba, endişelenme.Nu-ti fa griji tata.
Baba, endişelenme.Oci, neboj sa.
Baba, endişelenme.Papa, mach dir keine Sorgen.
Baba, endişelenme.Papà, non preoccuparti.
Baba, endişelenme.Pap, maakt U zich geen zorgen
Baba, endişelenme.Pappa, oroa dig inte.
Baba, endişelenme.Tato, nie martw się
Baba, endişelenme.Μπαμπά, μην ανησυχείς.
Baba, endişelenme.Не се тревожи, татко.
Baba, endişelenme.Папа, не беспокойся.
Baba, endişelenme..אבא, אל תדאג
Baba, endişelenme..أبي، لا تقلق
Baba, endişelenme.行って来ます!
Bakan, insanlar endişelenmeli mi?Ministeri, pitäisikö ihmisten olla huolissaan?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi?Minister, sollten die Menschen besorgt sein?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi?Minister, zouden mensen zich moeten zorgen maken?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi?Ministře, měli by mít lidé strach?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi?Ministro, devemo-nos preocupar?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi?Ministro, ¿nos debemos preocupar?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi?Ministro, ¿nos debemos preocupar?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi? Yeraltı tünellerinde bir tehlike mi var?Är det ett hot i underjordiska tunnlar?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi?Κύριε υπουργέ, ο κόσμος πρέπει να ανησυχεί?
Bana ulaşamazsan, endişelenme.Ezért ha nem tudsz elérni, ne aggódj.
Bana ulaşamazsan, endişelenme.Γι'αυτό να μην ανησυχείς πολύ που δεν θα μπορείς να με βρεις.
Bana ulaşamazsan, endişelenme.لكن لا تقلقي اذا لم اتصل بك
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!Czy to jest pora, aby martwić się o cudzy kraj?
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!Du kan ikke tage dig af andre folks land.
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!Du kan inte bry dig om nån annans land.
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!¿Es este buen momento para preocuparse del país de otro?
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!Onko nyt aika murehtia toisten maata?
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!Os problemas do país serão resolvidos pelas pessoas desse país.
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!Ti sembra il momento di preoccuparti del Paese di qualcun altro?
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!Τι σε νοιάζει μια ξένη χώρα;
Başkasının ülkesi için endişelenmenin sırası mı?!Разве в такое время надо думать о чужой стране?!
# Bebeğim, endişelenme, # Senin keder unut.Cưng đừng lo quên nỗi buồn đi
# Bebeğim, endişelenme,لاتقلق حبيبى
Belki şimdiden endişelenmeye başladınız bile.Antes de que se preocupen demasiado, aquí en Estados Unidos,
Belki şimdiden endişelenmeye başladınız bile.Avant que vous ne vous inquiétiez trop à ce sujet, ici aux Etats-Unis,
Belki şimdiden endişelenmeye başladınız bile.E prima che vi preoccupiate, qui negli Stati Uniti
Belki şimdiden endişelenmeye başladınız bile.그리고 여러분이 이것에 대해 지나치게 걱정하시기 전에,
Belki şimdiden endişelenmeye başladınız bile.ולפני שתתחילו לדאוג בקשר לכך יותר מדי,
Belki şimdiden endişelenmeye başladınız bile.وقبل أن تقلق بخصوص ذلك،
Belki şimdiden endişelenmeye başladınız bile.ここアメリカでは
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Als ich ein kind war, erlebte meine Mutter, die Choreografin war, ein Phänomen, das sie sehr besorgt hat.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Când eram mic copil, mama, care era coregraf, a dat peste un fenomen care o îngrijora.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Cuando era una niña pequeña, mi madre, que era coreógrafa, se encontró con un fenómeno que le preocupó.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Khi còn nhỏ, mẹ tôi, một biên đạo múa, có một hiện tượng làm bà lo lắng.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Kiedy byłam małym dzieckiem, moja mama, która była choreografem, zauważyła zjawisko, które ją zaniepokoiło.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Kisgyerekkoromban anyám, aki koreográfus volt, szembesült egy jelenséggel, ami nagyon aggasztotta.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.제가 어렸을때, 안무가인 어머니는 우려할만한 어떤 현상을 목격했습니다.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Quand'ero bambina mia madre, che era una coreografa, si imbatté in un fenomeno che la turbò.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Toen ik jong was, was mijn moeder choreografe. Ze hoorde over een verontrustend fenomeen.