endişelenme ile cümle

endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Men nu behöver du inte oroa dig för det.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Men nu behøver man ikke at bekymre sig om det.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Nhưng bây giờ bạn không cần phải lo lắng về nó.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Nu hoef je je daarover geen zorgen meer te maken.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Tapi sekarang Anda tidak perlu khawatir soal itu.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Teraz nie musimy się o to martwić.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Zdaj vam glede tega ni več treba skrbeti.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Τώρα πια δεν χρειάζεται να ανησυχείτε γι'αυτό.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Але тепер мені не треба цим перейматися.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Но сега вие не трябва да се тревожите за това.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.Теперь это будет происходить гораздо легче.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.אבל עכשיו אין צורך לדאוג בקשר לזה.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.لكن ليس عليك القلق حيال ذلك الآن.
Ama artık bu konuda endişelenmenize gerek yok.ここで「拡張試着室」をお見せしましょう 着けているイメージを
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.Aber sie sagte mir, "Mama, Du musst Dir keine Sorgen wegen Jungs machen, denn ich mag sie nicht."
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.Ale powiedziała: "Mamo, nie martw się o chłopaków, bo nie podobają mi się".
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.Dar ea mi-a spus: "Mamă, nu trebuie să-ţi baţi capul cu băieţii pentru că nu îmi plac."
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.De azt mondta: "Anyu, nem kell aggódnod a fiúk miatt, mert nem szeretem őket."
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi. (Kahkaha)Pero ella me dijo, "Mamá, no tienes que preocuparte por chicos porque no me gustan" (Risas)
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.그러자 딸이 "엄마, 남자에 관해서라면 걱정 말아요" "전 남자에 관심없어요"라고 하더군요.
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.Mais elle m'a dit, "Maman, tu ne dois pas t'inquiéter pour les garçons parce que je ne les aime pas."
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.Ma lei mi ha detto: "Mamma, non devi preoccuparti dei ragazzi perché non mi piacciono".
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.А она мне: "Мам, не волнуйся по поводу мужчин, они мне не нравятся".
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.Но тя ми каза: "Майко няма нужда да се притесняваш за момчетата, защото аз не ги харесвам."
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.אבל היא אמרה לי, "אמא, אין לך מה לדאוג בקשר לבנים מפני שאיני אוהבת אותם."
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.لكنها أخبرتني " أمي لا تقلقي حيال الأولاد، لأنني لا أحبهم"
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.だって、私男の子の事嫌いだし」 (笑い)
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.A pokud náhodou ano, nemějte strach.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.Če pa na nek način smo, naj vas ne skrbi.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.Iar dacă, totuși suntem, nu vă faceți griji.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.만약 어떤 면에서 우리에게 그런 점도 있다면, 걱정하지 마세요.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.Und wenn wir das irgendwie doch sind, keine Sorge.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.А даже если так, не переживай.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.ואם משום-מה אנו כן כאלה, אל דאגה.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.وإذا كنا كذلك بطريقة أو بأخرى، لا تقلق.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.歩いて ガソリンを取りに行っただけ
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Aber sie war krank vor Sorge.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Ale strasznie się martwiła.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.De betegre aggódta magát.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Însă era extrem de îngrijorată.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.그녀는 걱정하는데 진저리가 났어요
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Maar ze was ziek van de zorgen.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Ma era stanca di preoccuparsi.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Mais elle était malade d'angoisse.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Pero estaba enferma por la preocupación.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Но беше болна от притеснениия.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.Но она уже устала волноваться.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.אך קוננה בה דאגה עצומה.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.لكنها كانت دائمة القلق.
Ama endişelenmekten hasta oluyordu.彼女は息子が誘拐され、少年兵に
Ama endişelenmeyin. Bugün yanımızda bir uzman var.걱정마십시오. 저희가 오늘 전문가를 모셨습니다.
Ama endişelenmeyin.De ne aggódjatok!
'Ama endişelenmezsem, belki hiçbir şey yapmam.'Aber manchmal meinen wir, wenn ich mir keine Sorgen mache, dann kann es sein, ich tue nichts.
'Ama endişelenmezsem, belki hiçbir şey yapmam.'"Ha nem aggódom, akkor talán nem teszek semmit."
Andre kendi durumundan dolayı Endişelenmektedir.André aggódik a helyzete miatt.
Andre kendi durumundan dolayı Endişelenmektedir.André este ingrijorat de propria sa situatie.
Andre kendi durumundan dolayı Endişelenmektedir.André martwi się o swoją własną sytuację.
Andre kendi durumundan dolayı Endişelenmektedir.André sarà preoccupato della propria situazione.
Andre kendi durumundan dolayı Endişelenmektedir.Андре беспокоит его положение.
Arey, endişelenme, beta.Arey, maakt u zich geen zorgen, bèta.

İlgili Sayfalar