endişe ile cümle
endişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Küresel ısınma hakkında endişeli misin?Are you worried about global warming?
Endişeli olmana şaşmamalı.No wonder you're worried.
Tabi ki endişelisin.No wonder you're worried.
Tom notları hakkında endişeliydi.Tom was worried about his grades.
Tom sık sık para hakkında endişelenir.Tom often worries about money.
Sen her şey hakkında endişeleniyorsun.You worry about everything.
Bu son derece endişe verici.This is extremely worrying.
Kimse endişeli olmamalı.Nobody should be worried.
Onlar neden endişeli değil?Why aren't they worried?
Herkes endişeli değil.Not everyone is worried.
Endişelerin nedir?What are your worries?
Tom endişeli olmalı.Tom should be worried.
Tom endişeli olmalı mı?Should Tom be worried?
Endişelenelim mi?Should we be worried?
Tom için endişelenmeye ne gerek var?Why worry about Tom?
Ondan endişe duymaya ne gerek var?Why worry about it?
Endişelenmeye ne gerek var ki?Why worry about it?
Annem ve babam endişelenmeye başladılar.My parents began worrying.
Tom hakkında kim endişeli?Who is worried about Tom?
Tom hakkında kim endişeleniyor?Who is worried about Tom?
O, erkek kardeşlerinin refahı için endişeliydi.She was concerned about the well-being of her brothers.
Endişelenme. Her şey kontrol altında.Don't worry. Everything is under control.
Tom endişelenmeye başladı.Tom began to worry.
Tom diğer insanların onunla ilgili düşündüğü hakkında her zaman endişeli görünüyor.Tom always seems worried about what other people think about him.
Tom'un artık o tür şeyler için endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about that kind of thing anymore.
Tom insanların onun hakkında düşündüğü ile ilgili çok endişeleniyor.Tom worries too much about what people think about him.
Tom böyle şeyler hakkında endişelenmek zorunda değilTom doesn't have to worry about things like that.
Tom'un o olay hakkında endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about that happening.
Tom Mary'nin sağlığı hakkında endişeli olduğunu söylüyor.Tom says he's concerned about Mary's health.
Buraya zamanında gelmeyeceğin konusunda endişeliydim.I was worried you wouldn't get here on time.
Artık Tom'un benim hakkımda endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about me anymore.
Tom'un artık benim hakkımda endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't have to worry about me anymore.
Tom hiçbir şey hakkında endişelenmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry about anything.
Buradan hoşlanmayacaksın diye endişe ediyordum.I was worried you wouldn't like it here.
Tom para hakkında endişelenmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry about money.
Tom'un zaten yeteri kadar endişelenecek şeyi var.Tom already has enough to worry about.
Tom'un onun hakkında endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about that.
Tom onun hakkında endişelenmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry about that.
Tom'un hakkında endişelenecek başka şeyleri var.Tom has other things to worry about.
Kendin için endişe etmene gerek yok.There's no need to concern yourself.
Ben o konuda aşırı derecede endişeli değilim.I'm not overly concerned about that.
Biz Tom'un geleceği hakkında endişeliyiz.We're concerned about Tom's future.
Tom'un benim hakkımda endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about me.
Özellikle Tom hakkında endişeliyim.I'm especially concerned about Tom.
Tom'un artık endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry anymore.
Tom ne kadar endişeli olduğumu bilmiyor.Tom doesn't know how worried I am.
Tom ne kadar endişeli olduğumu bilmiyordu.Tom didn't know how worried I was.
Açıkçası, ben fazlaca endişeli değilim.Frankly, I'm not overly concerned.
Herkes kaygılı ve endişeli.Everyone is concerned and worried.
Herkes onun hakkında endişeli.Everybody is concerned about that.
Bazı bariz endişeler var.There are some obvious concerns.
Gizlilik endişeleri de var.There are also privacy concerns.
Doğal olarak, ben çok endişeliydim.Naturally, I was very concerned.
Bunun için çok endişeliyim.I'm deeply concerned about this.
Sağlık hizmetleri konusunda endişeliyim.I'm concerned about health care.
Biz o konuda endişeli değiliz.We're not concerned about that.
Biz ondan derin bir biçimde endişe duyuyoruz.We're deeply concerned by that.
Tom fonlama hakkında endişeli.Tom is concerned about funding.
O benim başka bir endişem.That's another concern of mine.
Ben çok, çok, çok endişeliyim.I'm very, very, very concerned.