en ile cümle

en kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bundan endişelenmezdim.I wouldn't have worried about that.
Onun hakkında endişe etmezdim.I wouldn't have worried about that.
Lütfen en kısa sürede bana cevap ver.Please reply to me as soon as possible.
Bu benim on bir yıllık hayatımdaki en korkunç günüm.This has been the most awful day in my eleven-year-old life.
Benim en sevdiğim tat çikolatadır.My favorite flavor is chocolate.
En sevdiğim eğlence kıyı boyunca gezmektir.My favorite pastime is strolling along the shore.
En büyük ağabeyim bekardır.My oldest brother is single.
Hatırlayabildiğim kadarıyla, en son karşılaştığımızda ben üç yaşındaydım.As far as I can remember, it was three years ago that we last met.
Benim köpeğim hakkında endişelenmeyin.Don't worry about my dog.
Bence, o en iyi yoldur.As I see it, that is the best way.
Tenis, benim en sevdiğim spor, bana bir sürü arkadaş getirdi.Tennis, my favorite sport, has brought me a lot of friends.
Benim en sevdiğim spor futboldur.My favorite sport is soccer.
Benim en sevdiğim spor kayaktır.My favorite sport is skiing.
En favori melodilerimden birisi radyoda çalıyordu.One of my favorite tunes was playing on the radio.
En sevdiğim şarkı Hungry Spider'dır.My favorite song is Hungry Spider.
Benim düşünceme göre hava yolculuğunun en kötü yanı, havaalanı salonlarında beklemektir.To my mind, the worst part of air travel is the hanging around in airport lounges.
Bana göre, Avustralya, dünyanın en iyi ülkelerden biridir.From my point of view, Australia is one of the best countries in the world.
Benim bakış açıma göre, Avustralya dünyadaki en iyi ülkelerden biridir.From my point of view, Australia is one of the best countries in the world.
Benim en iyi dostum bana her zaman iyi tavsiyeler verir.My best friend always gives me good advice.
Büyük annem 82 yaşında hâlâ enerjik.My grandmother is still vigorous at 82 years old.
Benim en sevdiğim müzik pop müziktir.My favorite music is pop music.
Bildiğim kadarıyla, bu en iyi olanı.As far as I know, this is the best one.
Bildiğim kadarıyla o bu okuldaki en kısa öğrenci.As far as I know, he is the shortest student in this school.
Benim saçım sınıfımda en uzundur.My hair is the longest in my class.
Arkadaşım mağazada ikinci en iyi bisikleti aldı.My friend bought the second-best bicycle in the shop.
En az iki mil yürüyebilirim.I can walk at least two miles.
En çok İlkbaharı severim.I like spring the best.
En az on kitabım var.I have at least ten books.
Uyurken en mutlu benim.I am happiest when I sleep.
Bunun şimdiye kadar onların önerdiği tüm planların en iyisi olduğuna inanıyorum.I believe this is by far the best of all the plans they proposed.
Ben korkunç sesleri engellemek için parmaklarımı kulaklarıma koydum.I put my fingers in my ears to block out the terrible sounds.
En fazla beş yüz Yenim var.I've got no more than five hundred yen.
Ömrümün en iyi yıllarını senin için harcamak istemiyorum..I do not want to waste the best years of my life for you.
Büyük ebeveynlerimin enerjilerine sık sık şaşırıyorum.I am constantly amazed at the energy of my grandparents.
Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum.Next to him, I'm the fastest runner in our class.
Bu saat için en az 1,000 dolar ödemek zorunda kaldım.I had to pay no less than 1,000 dollars for this watch.
Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.I cannot but feel anxious about the health of these women workers.
Ben dünyada en mutlu insandım.I was the happiest man on earth.
En çok bu kitabı seviyorum.I like this book best.
Bu şu ana kadar gördüğüm en güzel nehir.This is the most beautiful river I have ever seen.
Seni en kısa zamanda tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to seeing you again soon.
Aylardan en çok mayısı severim.I like May the best of all the months.
Sadece en fazla 100 dolar ödeyebilirim.I can only pay 100 dollars at most.
Üç çocuktan en çok Ted'i seviyorum.I like Ted best of the three boys.
Ben bu küçük odayla ilgili en iyisini yapmak zorundayım.I have to make the best of that small room.
Sonuç hakkında endişeliyim.I am anxious about the result.
Yeteneğim dahilinde işi en iyi şekilde yaptım.I did the job to the best of my ability.
Tüm enerjimi sorun üzerinde yoğunlaştırdım.I concentrated all my energies on the problem.
Ben en fazla üç dolar harcadım.I spent no more than three dollars.
Mümkün olan en kısa zamanda onunla konuşacağım.I'll talk to him at the earliest possible moment.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Sınavda elimden gelenin en iyisini yapacağım.I'll do my best on the test.
Hepsinin içinde en az havuçları severim.I like carrots least of all.
Kibarlığı için en çok Nick'e minnettarım.I was most grateful to Nick for his kindness.
Parti için en sevdiğim elbisemi giydim.I put on my favorite dress for the party.
Ben ençok elmaları severim.I like apples best.
Doktor'un tavsiyesi çok içmemi engelledi.The doctor's advice kept me from drinking too much.
En iyi elbiselerimi giyiyordum.I was wearing my best clothes.
En çok yaz mevsimini seviyorum.I like summer the best.
En çok ailemle evde olduğum zaman kendimi mutlu hissediyorum.I feel happiest when I am at home with my family.

İlgili Sayfalar