en ile cümle

en kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şirket için elimden gelenin en iyisini verdim.I've given my best for the company.
Şirketin en üst kademesinde olmak istiyorum.I want to be at the top of the company.
Okuldayken en mutlu hissediyorum.I feel happiest when I am in school.
Mevsimlerden en çok ilkbaharı severim.I like spring the best of the seasons.
Ağlamama engel olamadım.I couldn't help but cry.
Ne yapacağıma karar vermeden önce enine boyuna düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to mull things over before I decide what to do.
Ben en hızlı koşucuyum.I am the fastest runner.
En büyük görünen delikanlıyla konuştum.I spoke to the boy who seemed to be the oldest.
En son model bir bisikletim var.I have a bicycle of the latest model.
Elimden gelenin en iyisini yapacağıma kesin karar verdim.I resolved I would do my best.
O, dün en ilginç bir roman okudu.He read a most interesting novel yesterday.
Ben üçünün en uzunuyum.I am the tallest of the three.
Ben en iyi yeteneğimle çalışacağım.I will work to the best of my ability.
Sınıfımızda en uzun benim.I am the tallest in our class.
Sınav sonuçları hakkında endişeliyim.I am anxious about the results of the examination.
Sahip olduğum en iyi mücevheri sattım.I sold the best jewel that I had.
Konuşmamın en önemli kısmını unuttuğumu çok geç anladım.I discovered too late that I left out the most important part of my speech.
Ben en çok sonbaharı severim.I like autumn best.
Ben gelecek hakkında endişeliyim.I am anxious about the future.
Hiç endişem yok.I'm not in the least worried.
Haftada en az bir kere kütüphaneye giderim.I go to the library at least once a week.
Haftada en az bir kez kütüphaneye giderim.I go to the library at least once a week.
Haftada en az bir sefer kütüphaneye giderim.I go to the library at least once a week.
Ödevimi en azından pazartesiye kadar bitirmeliyim.I should finish my homework at least by Monday.
En az 10 Amerikalı ile arkadaş oldum.I became friends with at least 10 Americans.
Her ay en az bir kitap okudum.I read at least one book every month.
En iyi arkaşım olduğunu düşündüğüm adam tarafından aldatıldım.I have been deceived by the man who I thought was my best friend.
Dürüstlüğün en iyi politika olduğunu düşünüyorum.I think that honesty is the best policy.
Bütün sporların içinde en çok tenisi severim.I like tennis the best of all sports.
Tüm konuların içinde en çok İngilizceyi severim.I like English the best of all the subjects.
Tüm çocukların en uzunuyum.I am the tallest of all the boys.
Tüm hayvanların içinde en çok kedileri severim.I like cats best of all animals.
O projeye tüm enerjimi harcadım.I spent all my energy on that project.
Tüm enerjimi tükettim.I consumed my whole energy.
Ben kütüphanemdeki en ilginç kitabı okudum.I read the most interesting book in my library.
Ben oğlumun güvenliği hakkında endişeliyim.I have been anxious about my son's safety.
Oğlumun güvenliği hakkında çok endişeliyim.I'm very anxious about my son's safety.
Dünyadaki en mutlu insanım.I am the happiest man on earth.
Dünyadaki en mutlu adamım.I am the happiest man on earth.
Okurken en mutluyum.I am happiest when I am reading.
Yeteneğimin en iyisine göre görevimi yapacağım.I will do my duty to the best of my ability.
Görevimi yapabildiğim en iyi şekilde yerine getireceğim.I will do my duty to the best of my ability.
Onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek için çok endişeliyim.I am very anxious to know why he did such a thing.
Onu hakkında endişe ediyorum.I worry about him.
Sanırım o, zamanın en büyük sanatçısı.I think he is the greatest artist of the time.
Onunla çalışmak istemedim ama elimden gelenin en iyisini yaptım.I didn't want to work with him, but I made the best of it.
Ona elimden gelenin en iyisini yapacağımı söyledim.I told him that I would do my best.
Onun planlarına en ufak bir ilgi duymuyorum.I have not the slightest interest in his plans.
Ben onun sağlığı hakkında endişeliydim.I was worried about his health.
Ben onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.I am very concerned about his health.
Onu en sevdiği yemekle teselli ettim.I consoled him with his favorite food.
Ben, ona en yakın arkadaşım gibi bakarım.I look on him as my best friend.
Onu en iyi arkadaşlarımdan biri olarak düşünüyorum.I think of him as one of my good friends.
Onu şehirdeki en iyi doktor olarak görmüştüm.I regarded him as the best doctor in town.
Onun hakkında çok endişeliydim.I was very worried about her.
Onun güvenliği için endişeleniyorum.I am concerned for her safety.
Onun güvenliği için endişeliydim.I was anxious for her safety.
Onun sağlığı hakkında endişeliyim.I'm anxious about her health.
Onun hastalığı hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about her illness.
Onu en iyi arkadaşım olarak görüyorum.I look on her as my best friend.

İlgili Sayfalar