Ancak Hitler geri çekilme emrini iptal etti.Hitler, no entanto, insistiu no cancelamento da operação.
Birlikler, Fokas'ın yeteneklerinden yoksun olan Domestikos ton sholon Leo Katakalon'un emrine verildi.As tropas foram comandadas pelo doméstico das escolas Leão Catacalo, que carecia da habilidade de Focas.
Bu emrin nedeni tarihçiler tarafından çözülememiştir.A origem do nome desta localidade nunca foi esclarecida pelos historiadores.
Che Guevara'nın öldürülmesi emrini verdi.Depois disseram a Che Guevara que seria fusilado .
Pienaar, ateş emrini kendisinin verdiği iddiasını da yalanlamıştır.Hij betichtte de zanger van misleiding, omdat hij zou hebben gelogen over wat de opnames inhielden.
Onun emrinden bir şey terk edecek olsam sapıtmaktan korkarım!".Ik kom in opstand als ik mij onrechtvaardig bejegend voel."
Tell ve Walter gelirler ve Arnold'a Gesler'in Melchtal'ın idam edilmesi emrini verdiği haberini verirler.Tell en Walter arriveren, en berichten Arnold dat Gessler de executie van Melcthal heeft bevolen.
Büveyhoğulları daha sonra Halife'yi emrine almıştır.Zij kregen de volgende kinderen: Gervais (ca.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.Verder zette hij 44 Joodse kinderen uit het weeshuis in Izieu op transport naar Auschwitz.
İlk üretilen 64 adet araç Amerikan ordusuna bağlı 7. Süvari Birliği emrine verildi.Het Amerikaanse leger bestelde 64 exemplaren, die allemaal naar de 7th Cavalry Brigade gingen.
Bundan sonra İsveç Kralı Charles X Gustav'ın emrinde Danimarka'ya karşı savaştı.Hij vocht onder koning Karel X Gustaaf van Zweden bij de slag bij Warschau.
Klon Kaptanı Yüzbaşı Rex: Anakin'in emrindedir.Captain Rex (dient onder Anakin Skywalker).
Bunun üzerine savaş esirlerine merhamet edilmemesi emrini verir.Hun zonde is dat zij hun door God gegeven leven niet gewaardeerd hebben.
Her emrini yerine getirebilir.Hij kan zijn plannen volvoeren.
Kocası Balaş'ın (Ağasadık Geraybeyli) emrinde köle gibi hazırdır.Na zijn vergoddelijking werd hij gezien als de ongelukkige echtgenoot van de godin.
Burada, emrin hiç yapılmaması söz konusu değildir.Deze naam is nooit in zwang geraakt.
Yönetimse göstericilerin vurulması emrini verdi.De generaal gaf bevel om te vuren.
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.Ze veroverden ook twee artilleriebatterijen.
Emrinde birçok adamı Taz'ı yakalamak için görevlendirilmiştir.Onder zijn leiding werden er vele Girondijnen gearresteerd.
Japonya ültimatomu reddedince, Truman nükleer saldırı emrini verdi.Om het conflict tot een snel einde te brengen besloot Truman om kernwapens in te zetten tegen Japan.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.De uitvoering van het bevel tot voorlopige hechtenis kan worden geschorst.
Geta Roma'da babası henüz İmparator Commodus'un emrinde bölge valisi iken doğmuştur.De kinderen van de provinciale gouverneurs moest op bevel van keizer Commodus in Rome blijven.
Kardinal Pelagius emrindeki güçlerle bu köprünün yapımını durduramadı.Gaius Trebonius kon met de cavalerie voorkomen dat de Galliërs hier gebruik van konden maken.
Aynı gece Hitler, ertesi gün saat 04:45'te Polonya saldırısının başlaması emrini verdi.Op 23 november 1944 om 6.45 uur in de morgen begon de verovering van Straatsburg.
1526 – İngiltere kralı VIII. Henry futbol için özel ayakkabı yapılması emrini verdi.Sport in 1526 - Hendrik VIII van Engeland laat het eerst bekende paar voetbalschoenen maken.
Pienaar, ateş emrini kendisinin verdiği iddiasını da yalanlamıştır.Według Basajewa jest to kłamstwo – twierdzi on, że szturm nie został sprowokowany przez napastników.
Fakat Harington ateş açılmaması emrini verdi.Generał Langner nakazał otworzyć ogień.
İsteği üzerine gözleri bağlanmaz ve infaz mangasına ateş emrini kendisi verir.Nie zgodził się na zasłonięcie oczu i sam wydał rozkaz do strzału.
"Saldırı emrini Aktaş ve Ekinci'den aldık".Prosimy o pomoc, czekamy na rozkazy”.
Misch'e göre Hitler, Fegelein'in idam emrini vermedi.Clair nie zamierzał podważać rozkazów Schuylera.
Aynı günün akşamı Mareşal von Sanders, taarruzun yenilenmesi emrini vermiştir.Po południu gen. Martos zarządził odwrót.
Zeus tarafından Hermes, Kalypso'ya Zeus'un emrini iletir ve Kalypso Odysseus'u serbest bırakır.Ten przystaje na prośbę i wysyła Hermesa, by kazał Kalipso uwolnić Odyseusza.
Emrinde otuz altı şeytan birliği vardır.Dowodzi trzydziestoma sześcioma legionami duchów.
Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın.A jeśli oni się powstrzymają, to wyrzeknijcie się wrogości, oprócz wrogości przeciw niesprawiedliwym!
Hitler, tüm generallerine karşı çıktı ve emrini verdi.Wszyscy zaś panowie poddali się jego rozkazom".
Lucius Manlius emrinde iki lejyon ve 10 bin müttefik piyadesi ile bin müttefik süvarisi bulunmaktadır.Wśród tych przywódców był zapewne Malichus I z dwoma tysiącami kawalerii.
Snofru adamlarına onu güzel konuşmaları ile şenlendirecek bir kahin bulmaları emrini verir.Karzełek oświadczył Głuptaskowi, że za jego dobre serce da mu radę, która przyniesie mu szczęście.
"Polis kocası onun emrinde".Jego matka ostrzegała policję”.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.Ucieczka kata spowoduje kilkudniową zwłokę w wykonaniu wyroku.
Burada, emrin hiç yapılmaması söz konusu değildir."Zgomadzenie" to nie zostało nigdy zwołane.
Emrinde birçok adamı Taz'ı yakalamak için görevlendirilmiştir.Na jego polecenie uwięziono wielu zwolenników purytanizmu.
1870-71 Fransa-Prusya Savaşı sırasında Roon kral Wilhelm'in emrindeydi.Podczas wojny francusko-pruskiej (1870-71) korpusem dowodził Wilhelm von Tümpling.
Doğu Cephesi'nde savaşan Nazi birliklerinin yalnızca bir bölümü bu emrin uygulanmamasını tavsiye etmiştir.Tylko w jednej dywizji walczącej na froncie wschodnim oficjalnie zalecono niestosowanie rozkazu.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Vindens och molnens rörelser hör till deras ansvarsområde.
Mareşal Ivan Konev emrindeki 1. Ukrayna Cephesi ise Sandomierz (Baranov) köprübaşındadır.1:a ukrainska fronten, under befälet av marskalk Ivan Konev, innehade Baranów brohuvudet.
Ancak Tümen Komutanlığı, Cephe Komutanlığı'nın bu emrini iletmek için Alay Karargâhına ulaşamamıştır.Lewenhaupt missade att vidarebefordra denna instruktion till sina förbandschefer.
Onbaşı, emrine verilen birliğin amiri ve çavuşun yardımcısıdır.Gruppbefälen gavs tjänstegraderna korpral och sergeant.
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.Två soldater tillika pansarskottsskyttar.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.På ordern manöver intar truppen lystringsställning.
Elfler, bölünmemiş bir hâlde Gil-galad'ın emrindeydi.Var det spjut som Gil-galad använde.
Aynı günün akşamı Mareşal von Sanders, taarruzun yenilenmesi emrini vermiştir.Samma år beordrade kung Karl XII att regementet åter skulle sättas upp.
Selahaddin emrindeki ordu ile Kudüs üzerine yöneldi.Väl i Jerusalem debatterade man vad man skulle göra med armén.
23. Fırka emrine verilerek.63: Immanuelskyrkan Nr.
Aynı günde 1380 yılında yapılan Kulikovo Savaşı'nda Dmitri Donskoy emrinde savaşan şehitler de anılır.Legenden säger att Dmitrij Donskoj hade tagit denna ikon med sig vid slaget vid Kulikovo 1380.
Kız evine giden elçiler Allah'ın emrini alarak kızın rızası alınıp kız babasından istenir.За розповіддю Айши: "Посланник Аллаха звик пити мед в будинку Зайнаб, дочки Джахша, і залишився з нею там.
Yönetimse göstericilerin vurulması emrini verdi.Головнокомандувач віддав розпорядження розстріляти американців.
Emrindeki kuvvetlerle birlikte Aydın'ı geri aldı.З відповідними інструкціями у воєводства виїхали його представники.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon, "Hanoi'nin bombalanmasını durdurun" emrini verdi.1972 — президент США Річард Ніксон віддав наказ про бомбардування Північного В'єтнаму.
Emrinde 100 bin kişilik bir ordu vardır.У його війську командував сотнею.
Sağlık Grup Başkanlığı emrinde 2 ambulans hizmettedir.Діяльність органів управління підприємствами 2.