Üst emrinde ısrar eder ve bunu yazıyla bildirirse, emri yerine getirir.Σας δίνουν οδηγίες σύμφωνα με το νόμο και σύμφωνα με την απόφαση που θα σας αναγγείλουν, θα τα κάνετε.
Kendisi intihar saldırısının emrini veren kişi, 11 Eylül saldırıları yani." ifadelerini kullanmıştı.Ο άνθρωπος που ήταν πίσω από τις τρομοκρατικές επιθέσεις της 11ης Σεπτεμβρίου είχε την τύχη που του άξιζε».
Ancak Hitler geri çekilme emrini iptal etti.Ο Χίτλερ σας διέταξε να κρατήσετε!»
8 Temmuz'da askeri birliklerini Konfederasyon emrine sundu.Το δε βράδυ της 8ης Νοεμβρίου διατάχθηκε ο στρατός να επιβάλει τη τάξη.
General bu üç takımın en iyi elemanlarının iyi bir çalışmaya tabi tutulmaları emrini verdi.Μάλιστα διέθεσε επτά από τους καλύτερους αξιωματικούς της προσωπικής φρουράς του για τον έλεγχό τους.
Klon Kaptanı Yüzbaşı Rex: Anakin'in emrindedir.Το τάγμα μηχανικού, υπό τις διαταγές του Κρίστιαν Χάνσεν (Christian Hansen).
Von Spee, gemilerine savaş için hazırlanmaları emrini verdi.Ο Λύτγιενς διέταξε τα πληρώματα των σκαφών του να πάρουν θέσεις μάχης.
Hoth 12 Mart saat 01:15'te emrini tekrarladı ve Hausser 11 Mart'taki gibi cevap verdi.Hoth gentog sin ordre kl. 1.15 den 12. marts, og Hausser svarede som han havde gjort det den 11. marts.
Aynı gece Hitler, ertesi gün saat 04:45'te Polonya saldırısının başlaması emrini verdi.Den 31. august beordrede Hitler, at kampagnen mod Polen skulle begynde kl. 4.45 næste morgen.
Ordu Ofisi 1938 yılında silahın üretilmesi emrini verdi ve 1939 yılında silahın üretimine başlandı.Krigsministeriet bestilte våbenet i 1938 og produktionen gik i gang i 1939.
Bu sırada Fuchida emrindeki uçaklara "Tenkai" (saldırı pozisyonu al) emrini vermişti.I mellemtiden gav Fuchida ordren "Tenkai" ("Indtag angrebs-position").
Mareşal Konev, 21. Ordu bölgeyi kuzeyden kuşatırken 59. ve 60. Orduların cepheden ilerlemeleri emrini verdi.Konev gav 59. og 60. armé ordre til at rykke direkte frem, mens 21. armé omringede området nordfra.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.Amagermanden opgiver at anke livstidsdom.
Bu birlikler 48. Panzer Kolordusu emrine girdi.Den opgave fik 48. panserkorps.
Korsanlar ateş emrini verirler ve savaşın en büyük gemisi olan Endevour paramparça olur.Søjlerne bærer spidse buer, som støtter hovedskibets øverste murværk.
Amiral Ushakov gemisinin mürettebatı teslim emrine uymayarak gemilerini batıracaklardır.Det lille kystslagskib Admiral Usjakov nægtede at overgive sig og blev sænket af sin besætning.
Pek çok vali ve belediye başkanıyla yakın dostluk kurmuştu, bir kısmı emrinden çıkmıyordu.Et stort antal talere havde ordet, herunder selvfølgelig borgmesteren, men der var ingen uenighed.
Emrindeki Arap ordusunu üç gruba böldü.De vestallierede styrker ved fronten var opdelt i tre armégrupper.
Asgard'ın eski kahramanlarındandır.Frigga'nın emrindedir.Hlin er i nordisk mytologi navnet på Friggs sendebud.
Burada Portekiz sömürge idaresinin emrinde yağmacılık yapmaya başladılar.Dette betød afslutningen på det portugisiske kolonistyre i Indien.
22 Aralık tarihinde 3. Ordu Rusların elindeki Kars'a yönelme emrini aldı.Den 22. december fik den 3. osmanniske armé ordre til at rykke mod Kars.
Emrinde sayısı bir milyon olan en güçlü ordulardan birine sahipti.Han havde således kontrol over en af de største og mest slagkraftige styrker nogensinde.
Sağlık Grup Başkanlığı emrinde 2 ambulans hizmettedir.Kredsen fik tildelt 2 kredsmandater.
Rıza Şah orduya hazır ol emrini verdi.Hærenhederne i Bayern underlagde han sin kommando.
Bu sırada Fuchida emrindeki uçaklara "Tenkai" (saldırı pozisyonu al) emrini vermişti.I mellomtiden ga Fuchida ordren «Tenkai» («innta angrepsposisjon»).
Mendoza'nın emrinde 16 gemiyle birlikte gelen 1. 600 adam vardı.Mendoza hadde 16 skip og 1600 mann under sin kommando.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Vindene og luften er hans tjenere.
NORAD iki tane F-15 savaş uçağına jeti yakalamaları emrini verdi ancak artık çok geçti.Norge Hærens Flyvevåpen 15 fly bestilt, 2 ble ferdigstilt, men ikke levert i tide.
Amphitheatrum Flavium'un (Kolezyum) yapım emrini ilk Vespasianus vermişti.Det var Vespasian som først ga fullmakt til byggingen av Colosseum (Flaviske Amfiteater).
Herkes “Hücum!” emrini bekliyordu.Folk begynte å rope «Til saken!»
1552 yılında Avusturya arşidükü I. Ferdinand emrinde görevlendirildi.Omkring 1552 gikk han i den østerrikske monarken Ferdinand Is tjeneste.
Rıza Şah orduya hazır ol emrini verdi.Poopdekket med kabytten for befalen.
14 Şubat - İranlı lider Humeyni, Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Salman Rushdie'nin öldürülmesi emrini verdi.14. februar – Ayatollah Khomeini erklærer fatwa mot forfatteren Salman Rushdie.
Hayvanlarla ve cinlerle konuşabilme yeteneğine sahip olduğuna ve emrinde onları çalıştırdığına inanılır.For eksempel evnen til kontrollere dyr eller mennesker, og evne til å løpe raskt.
Burada Portekiz sömürge idaresinin emrinde yağmacılık yapmaya başladılar.Der begynte han sin karriere innen administrasjon under den portugisiske kolonikrigen.
Emrindeki Arap ordusunu üç gruba böldü.De franske hærstyrkene i Nord-Frankrike var delt opp i tre armégrupper.
Emrinde birçok adamı Taz'ı yakalamak için görevlendirilmiştir.VRS brukte mange metoder for å fange mennene.
Emrindeki adamlar ile, 1795 yılının Mayıs ayında İngiltere'den gemiyle ayrıldı.De siste overlevende evakuerte med et engelsk skip i april 1759.
Mihail'ın ilk tepkisi Armeniakon ordusunun Thomas'a saldırma emrini vermesi oldu.Tanggapan pertama Mikhael adalah memerintahkan pasukan Armenia untuk menyerang Tomaž.
Geta Roma'da babası henüz İmparator Commodus'un emrinde bölge valisi iken doğmuştur.Geta lahir di Roma, pada saat ayahnya hanya seorang gubernur provinsi untuk melayani Kaisar Commodus.
1526 – İngiltere kralı VIII. Henry futbol için özel ayakkabı yapılması emrini verdi.1526 – Henry VIII dari Inggris memerintahkan untuk pertama kalinya membuat sepatu bola.
Fakat Harington ateş açılmaması emrini verdi.Laksamana Holland kemudian memerintahkan menembak.
Diğer iddia ise bu âyetteki kıtal (öldürme) emrinin bulunmasıdır.Menurut Ibnu Katsir, kata sajnan (سَجنًا) berarti sempit.
Bunların binek takımlarını üreten saraçlar da Emir-i Ahur’un emrindeydiler.Para Pandawa yang diwakili oleh Arjuna turut serta.
Artık Hızır'ın emrindedir.Dengan demikian dapat dinilai dengan cepat suatu keadaan tuli konduksi.
Daha çok, yapılan işin kötülüğüne (Tanrı'nın emrine isyan) dikkat çeken bir yaklaşım vardır.Namun pengertian zalim lebih luas maknanya ketimbang baghyu, tergantung kalimat yang disandarkannya.
İmagawa Yoişimoto'nun emrindeyken Oda Nobunaga ile iş birliği yaptı.Toshimasu bertugas di bawah Oda Nobunaga bersama dengan pamannya.
Rabin, birliklerin güvenli alana çekilmeleri emrini verdi.Ngô Quyền memerintahkan pasukannya untuk mundur ke hulu.
Himmler, Hitler'in Avrupa'nın Yahudilerden fiziksel olarak yok edilmesi emrini verdiğini söyledi.Himmler dan Heydrich mendapatkan perintah tegas dari Hitler untuk melaksanakan pemusnahan kaum Yahudi.
Kocası Balaş'ın (Ağasadık Geraybeyli) emrinde köle gibi hazırdır.Dia menjabat sebagai Ibu Suri bagi Asa, sampai pecat oleh karena menyembah berhala.
Harekâtın gidişatına göre birlikler, farklı komutanlıklar emrine verilmiştir.Melaksanakan tugas lainnya sesuai perintah Force Commander.
Emrinde sayısı bir milyon olan en güçlü ordulardan birine sahipti.Angkatan Darat merupakan angkatan dengan jumlah paling besar dari tiga angkatan yang ada.
Bundan sonra kazasker efendinin emrine muhalefet etme.Janganlah menghindar pada perintah raja.
Amiral Ushakov gemisinin mürettebatı teslim emrine uymayarak gemilerini batıracaklardır.Kapal perairan Admiral Ushakov menolak untuk menyerah dan ditenggelamkan kapal penjelajah Jepang.
Emrindeki kuvvetlerle birlikte Aydın'ı geri aldı.Dia sendiri mundur beserta pasukannya untuk menyusun kekuatan kembali.
Von Spee, gemilerine savaş için hazırlanmaları emrini verdi.Von Spee ra lệnh cho các con tàu chuẩn bị chiến tranh.
Onun emrinde bulunan dökücübaşı (serihtegân), dökümhâneden sorumluydu.Thần hiệu (神號) của ông được dâng là Ư Nghĩa Dã Gia Mậu Tuệ (於義也嘉茂慧; ウジヤカムヱUjiyakamuwe).
Tümenler dışındaki birlikler 2. Ordu Komutanı General Walter Graf von Brockdorff-Ahlefeldt emrindedirler.Chỉ huy số quân bị vây là Thượng tướng Bộ binh Walter Graf von Brockdorff-Ahlefeldt, Tư lệnh quân đoàn số 2.
Lucius Manlius emrinde iki lejyon ve 10 bin müttefik piyadesi ile bin müttefik süvarisi bulunmaktadır.Lucius Manlius đã được trao hai quân đoàn cùng với 10000 bộ binh và 1000 kị binh đồng minh.
Bazıları bir ordu subayının halka ateş açma emrini reddettiğini söylemektedir.Những người trong các tòa nhà yêu cầu một lệnh ngừng bắn từ chính quyền.