Ana içeriğe geç
Sözlük

emri ile cümle

emri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!SESTRA pani - čo, pani - Juliet - rýchle, určite ju, ona:! -
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!SJUKSKÖTERSKA Mistress - vad, matte - Juliet - snabb, jag garanterar henne, hon:! -
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!SYGEPLEJERSKE Mistress - hvad, elskerinde - Julie - hurtig og jeg garanterer hende, hun:! -
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!VERPLEEGKUNDIGE Meesteres - wat, maîtresse - Juliet - snel, ik garandeert haar, ze:! -
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!Y TÁ Mistress, tình nhân - Juliet - nhanh chóng, tôi bảo đảm cô ấy, cô ấy!!!
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!МЕДИЦИНСКА СЕСТРА Mistress - какво, любовница - Жулиета - бързо, аз си гарантирате, тя!
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!МЕДСЕСТРА Госпожи - что, любовница - Джульетта - быстро, ручаюсь, она:! -
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!אדונית אחות - מה, פילגש - ויוליה - מהר, אני מתחייבת לה, היא:! -
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!العشيقة ممرض -- ماذا ، عشيقة -- جولييت -- سريع ، وأنا أمر ، وقالت انها :! --
HEMŞİRE Mistress - ne metresi - Juliet - hızlı, o, onun emri!なぜ、子羊 - !なぜ、女性 - !FIEは、スラグ、就床して - !なぜ、愛、私が言う - !マダム!恋人 - !なぜ、花嫁! -
Hinton'un ölmek üzere olduğu duyulduğunda, Malcolm Müslüman'ların sokağa dökülmesi emrini verdi.Als sich ein Gerücht verbreitete, dass Hinton im Sterben lag befahl Malcolm die Muslime auf die Strassen.
İkinci olarak, bu değişiklikler koşulludur; tedavi emrinin ihlaliAs drogas de classe A são as consideradas as mais nocivas.
İkinci olarak, bu değişiklikler koşulludur; tedavi emrinin ihlaliDrogurile din clasa A sunt definite ca fiind cele considerate cu cel mai ridicat grad de risc.
İkinci olarak, bu değişiklikler koşulludur; tedavi emrinin ihlaliDrugs die zijn ingedeeld in klasse A worden beschouwd als de schadelijkste.
İkinci olarak, bu değişiklikler koşulludur; tedavi emrinin ihlaliLe droghe di classe A comprendono le sostanze ritenute più nocive.
İkinci olarak, bu değişiklikler koşulludur; tedavi emrinin ihlaliTo velja tudi za Združeno kraljestvo, kjer je v določenih okoliščinah dovoljeno testiranje uživanja drog.
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafındanExecuţia a fost ordonată de către Preşedintele Lincoln
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafından이 사형집행은 링컨 대통령에 의해 시행되었습니다.
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafından Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.Obyła się na rozkaz prezydenta Lincolna, który zaledwie 2 dni wcześniej podpisał Proklamację Emancypacji.
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafından Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.Popravu nařídil prezident Lincoln jen dva dny poté, co podepsal Vyhlášení rovnoprávnosti.
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafındanPopravu nariadil prezident Lincoln
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafındanלינקולן הורה על ההוצאה להורג
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafındanالإعدام تم تنفيذه بأمر من الرئيس لينكون
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafından奴隷解放宣言の署名から たった2日後のことでした
İsyancı İsval'i yok etme emrinden sonra bile İsvallilere yardım etmeye devam ettiler.Anche dopo che era stato dato l'ordine di sterminare Isval, hanno continuato ad aiutare gli Isvalan.
İsyancı İsval'i yok etme emrinden sonra bile İsvallilere yardım etmeye devam ettiler.Mesmo depois de ter sido dada a ordem para destruir Isval, continuaram a ajudar os isvalanos.
İsyancı İsval'i yok etme emrinden sonra bile İsvallilere yardım etmeye devam ettiler.Nawet wtedy, gdy zaczęto tłumić isvalskie powstanie, nie przestali pomagać Isvalczykom.
İsyancı İsval'i yok etme emrinden sonra bile İsvallilere yardım etmeye devam ettiler.Ακόμη και μετά την εντολή εξολόθρευσης του Ίσβαλ, συνέχισαν να βοηθούν τους Ισβαλανούς.
İsyancı İsval'i yok etme emrinden sonra bile İsvallilere yardım etmeye devam ettiler.Даже после получения приказа об уничтожении Ишвала они продолжали помогать ишваланцам.
İsyancı İsval'i yok etme emrinden sonra bileSenkin jälkeen, kun Isvalin kapinalliset käskettiin tuhota-
İsyancı İsval'i yok etme emrinden sonra bileTrods ordren om at udslette Isval -
İsyancı İsval'i yok etme emrinden sonra bileTrots ordern om att utplåna Isval-
İzlemen lazım 4 Haziran 1963 günü, Başkan Kennedy 11110 numaralı başkanlık emrini imzalamış.Du må se... D. 4 Juni, 1963, præsident Kennedy underskrev eksekvere ordren 11110.
İzlemen lazım 4 Haziran 1963 günü, Başkan Kennedy 11110 numaralı başkanlık emrini imzalamış.Meg kell látni ... Június 4-én 1963 az elnök aláírta a parancsot, hogy 11 110
İzlemen lazım 4 Haziran 1963 günü, Başkan Kennedy 11110 numaralı başkanlık emrini imzalamış.Musisz to zobaczyć... 4 czerwca 1963 prezydent Kennedy podpisał dekret 11110.
İzlemen lazım 4 Haziran 1963 günü, Başkan Kennedy 11110 numaralı başkanlık emrini imzalamış.Tu dois voir... Le 4 Juin 1963, le président à signé l'ordre 11110
İzlemen lazım 4 Haziran 1963 günü, Başkan Kennedy 11110 numaralı başkanlık emrini imzalamış.Πρέπει να το δεις. Στις 4 Ιουνίου 1963 ο Πρόεδρος Kennedy υπέγραψε το Εκτελεστικό Διάταγμα 11110.
İzlemen lazım 4 Haziran 1963 günü, Başkan Kennedy 11110 numaralı başkanlık emrini imzalamış.Трябва да го видиш... На 4 юни 1963 г. президентът Кенеди подписал Изпълнителна заповед 11110.
Joshua çocuk yaştaki askerlerine inanılmayacak suçlar işletti ve emrindekilere inanılmaz zalimlikler yaptırdı.Joshua elmondhatatlan bűnökre parancsolta gyerek-katonáit, és kegyetlenül erőszakolta ki a parancsait.
Joshua çocuk yaştaki askerlerine inanılmayacak suçlar işletti ve emrindekilere inanılmaz zalimlikler yaptırdı.Joshua le-a ordonat copiilor-soldați să comită atrocități și și-a întărit puterea cu mare brutalitate.
Joshua çocuk yaştaki askerlerine inanılmayacak suçlar işletti ve emrindekilere inanılmaz zalimlikler yaptırdı.Joshua ordenaba a sus niños-soldados a cometer crímenes atroces, y ejerció su mando con gran brutalidad.
Joshua çocuk yaştaki askerlerine inanılmayacak suçlar işletti ve emrindekilere inanılmaz zalimlikler yaptırdı.조슈아는 어린 군인들에게 이루 말할 수 없는 범죄를 저지르게 명령하였고 그의 명령을 아주 잔인하게 시행하게 했습니다.
Joshua çocuk yaştaki askerlerine inanılmayacak suçlar işletti ve emrindekilere inanılmaz zalimlikler yaptırdı.ג'ושוע פקד על חיילים-ילדים לבצע פשעים מחרידים, וכפה את מרותו בברוטליות איומה.
Joshua çocuk yaştaki askerlerine inanılmayacak suçlar işletti ve emrindekilere inanılmaz zalimlikler yaptırdı.أمر جوشوا جنودة الأطفال بارتكاب جرائم يعجز عنها الوصف، وفرض قيادتة بوحشية شديدة.
Joshua çocuk yaştaki askerlerine inanılmayacak suçlar işletti ve emrindekilere inanılmaz zalimlikler yaptırdı.その残忍性で指揮を強めていきました 今日 元少年兵の多くはヘロイン等
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.Ihr kämpf für eure eigene Vertretung, also lasst euch nicht von ausländischen Königen unterwerfen.
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.Il y avait des royalistes voulant contrer les révolutionnaires
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.너는 너 자신을 대리인으로 내세워서 싸우고 있는 중이야 그래서 외국 왕들에게 지배받지 않기 위해서 말이지"
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.Luptati reprezentandu-va pe voi insisi, deci nu sunteti supusi unor regi straini
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.Stai combattendo per la tua propria rappresentazione per non ottenere la sottomissione a sovrani stranieri.
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.Válčíte sami pro sebe, abyste nežili pod nadvládou cizího krále.
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.Walczycie za swoją własną reprezentację, żeby nie stać się poddanymi obcych władców.
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.Биете се за собственото си представителство, за това да не бъдете подчинени на чужди крале.
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.Ви боретесь за свої уявлення, тому ви не будете підкореними іншими, іноземними королями.
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.أنكم تقاتلون من أجل تمثيلكم حتى لا تعودون لسيطرة ملوك أجانب
Kendinizi ifade etmek için savşıyorsunuz ki yabancı kralların emri altında olmayın.他の国の王に、支配されないために。 それにこたえて、皆が戦争に参加した。
Ki bu yasalar belki de Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.Die misschien vóór de juridische codes, de geboden van het Oude Testament.
Ki bu yasalar belki de Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.Tento zákoník je možná starší než přikázání Starého zákona.
Ki bu yasalar belki de Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.Який, можливо, є попередником правових кодексів, заповідей Старого Завіту
- Kimin var peki? - Bu emri sadece Başkan verebilir.- Allora chi decide?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod