Muamma alanında en çok eser veren şairimiz Emri (Edirneli Emrullah Çelebi) olmuştur.Galī Garah Mūsá (arabiska: گلي گره موسى, kurdiska: Chem-î Eshkewtepe, چەمى ئەشكەوتەپە) är en ravin i Irak.
58 yılında Faustus Sulla sürgüne gönderildi ve 62 yılında da Nero'nun emriyle öldürüldü.År 58 blev Faustus Sulla sänd i exil och mördades 62 på order av kejsar Nero.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Vindens och molnens rörelser hör till deras ansvarsområde.
Mareşal Ivan Konev emrindeki 1. Ukrayna Cephesi ise Sandomierz (Baranov) köprübaşındadır.1:a ukrainska fronten, under befälet av marskalk Ivan Konev, innehade Baranów brohuvudet.
Bâkî de divanını padişahın emriyle düzenleyerek ona sundu.Själv hyste han högtflygande planer på att utvidga sin makt och trygga dess ärftlighet.
Düşmanlarının öldürülme emri, profesyonellikten psikotiğe kayar.Hans dödsbekräftelser av fiender korrumperas från professionella i början till psykotiska.
Ancak Tümen Komutanlığı, Cephe Komutanlığı'nın bu emrini iletmek için Alay Karargâhına ulaşamamıştır.Lewenhaupt missade att vidarebefordra denna instruktion till sina förbandschefer.
Onbaşı, emrine verilen birliğin amiri ve çavuşun yardımcısıdır.Gruppbefälen gavs tjänstegraderna korpral och sergeant.
Bu güvenle derhal saldırı emri verdiler.Efter attentatet greps Princip omgående.
Buna karşın mevzilerin sıkıca tutulması emri verildi.De fick stränga order att stå på ett rakt led.
Fakat Hitler'in emri, "her ne pahasına olursa oldun elde tutulacak" yönündeydi.Men Hitler gav ordern: "Håll Wien till varje pris!"
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.Två soldater tillika pansarskottsskyttar.
Bu sırada Allah tarafından ateşe "Ey ateş, İbrahim'e karşı serin ve selamet ol"' emri verilir.Medan de äter välsignar Melkisedek Abraham i "Gud den högstes, himlens och jordens skapares" (El Eljons) namn.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.På ordern manöver intar truppen lystringsställning.
Cihanda on yedi yıl saltanat sürdükten sonra sonunda Allah'ın emriyle onun da devri son buldu.Den sjunde dagen hade Gud fullbordat sitt verk och han vilade på den sjunde dagen efter allt han hade gjort.”
Elfler, bölünmemiş bir hâlde Gil-galad'ın emrindeydi.Var det spjut som Gil-galad använde.
Aynı günün akşamı Mareşal von Sanders, taarruzun yenilenmesi emrini vermiştir.Samma år beordrade kung Karl XII att regementet åter skulle sättas upp.
Selahaddin emrindeki ordu ile Kudüs üzerine yöneldi.Väl i Jerusalem debatterade man vad man skulle göra med armén.
Ayrıca Hitler'in emri de bu girişimi yasaklıyordu.Han menade, att Hitlers order var bindande genom den ed han hade avlagt till denne.
23. Fırka emrine verilerek.63: Immanuelskyrkan Nr.
Kadın erkek herkesin ödevi, Emri tebliğ etmek ve öğretmektir.Mannens roll är att leda och undervisa, kvinnans att vårda och inspirera.
Hiçbir kanıt olmamasına rağmen, sessiz kalması için Stalin'in emriyle öldürüldüğü bazılarınca düşünülmüştür.Det finns inga bevis för det, men vissa har spekulerat i att Stalin beordrade att Kamo skulle dödas.
Kızı isterken "Allah'ın emri, peygamberin kavli ile" denir.Bekännelsen lyder: "Det finns ingen gudom värdig att dyrka utom Gud och Muhammed är Hans sändebud.
Aynı günde 1380 yılında yapılan Kulikovo Savaşı'nda Dmitri Donskoy emrinde savaşan şehitler de anılır.Legenden säger att Dmitrij Donskoj hade tagit denna ikon med sig vid slaget vid Kulikovo 1380.
1963 yılında Hamburg bölge mahkemesi, Roschmann ve tutuklama emri çıkardı.1960 utfärdades en internationell arresteringsorder mot Roschmann för misstänkta krigsförbrytelser.
O ise, "Ben aldığım emri yerine getirdim.Han sade vidare, att Gud hade ett verk för mig att utföra”.
Kız evine giden elçiler Allah'ın emrini alarak kızın rızası alınıp kız babasından istenir.За розповіддю Айши: "Посланник Аллаха звик пити мед в будинку Зайнаб, дочки Джахша, і залишився з нею там.
Katerina'nın "tüm toprak ağalarını asın" emri üzerine, çoğu asıldı.За «законом про жебрацтво» багатьох з них повісили.
Yönetimse göstericilerin vurulması emrini verdi.Головнокомандувач віддав розпорядження розстріляти американців.
Hitler bu emri iptal etti.Гітлер негайно скористався цією порадою.
Adanın valisi Yusuf Paşa arama emri verdiyse de birkaç gün süren çabalar sonuç vermedi.Губернатор острова, Юсуф Паша, дав вказівку про розшук, але кілька днів пошуків ні до чого не привели.
Teorik OKW emri altına alındı ama gerçekte oldukça bağımsız hareket ettiler.Oberkommando der Wehrmacht (OKW)), однак на практиці діяло автономно.
Hitler bu emri geri çevirdi.Гітлер відповів відмовою.
Cenazenin tüm masrafları sultanın emriyle hazineden karşılanmıştır.Платню солдати отримували із султанської скарбниці.
1941 yılında Wilhelm Tell’in gösterimi Hitler’in emriyle yasaklanır, ayrıca Don Karlos artık gösterilmez.Однак у 1941 році постановки «Вільгельма Телля», як і «Дона Карлоса», були заборонені за наказом Гітлера.
Kent yağmalanıp yakıldı ve halkı, I. Darius'un emri gereği köle alındı.Місто було розграбоване, а населення поневолене за наказом Дарія.
Serbest bırakma Öcalan'ın emriyle gerçekleşti.Його завершено за наказом Октавіана.
Helikopter kalkma emri alır.Повітовий відділ задовільнив ухвалу.
Polis şefi emri verir ancak diğer polis memurları el hareketi çekerler ve oradan uzaklaşırlar.Вони його майже ловлять, але поліція допомагає йому і ті тікають.
Günün sonunda Alman komutanı Ludendorff geri çekilme emri verdi.Вночі капітан Радзишевський віддав наказ про відступ.
Emrindeki kuvvetlerle birlikte Aydın'ı geri aldı.З відповідними інструкціями у воєводства виїхали його представники.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon, "Hanoi'nin bombalanmasını durdurun" emrini verdi.1972 — президент США Річард Ніксон віддав наказ про бомбардування Північного В'єтнаму.
Emrinde 100 bin kişilik bir ordu vardır.У його війську командував сотнею.
Scaurus, Aristobulus'un 400 talantlık hediyesinden etkilenince Aretas'a ordularını çekme emri verdi.Сулейман пригрозив війною і в подарунок прислав Тахмаспа 400 тисяч золотих.
Sağlık Grup Başkanlığı emrinde 2 ambulans hizmettedir.Діяльність органів управління підприємствами 2.
Bunların hepsi Kurt Paşa'nın emri altına verildi.Усіх їх була страчено за наказом Ходзьо.
Yarıştan sonra Ferrari'ye takım emri yasağının delinmesi nedeniyle 100,000$ ceza verildi.Примітки: 1.↑ – За порушення правил команда Ferrari була покарана штрафом 100,000 $.
Emrindeki olan canlılara Kaldazın adı verilir.Кожного померлого предка називають по імені.
Tümen, kasabanın güneyinden olabildiğince çabuk bir karşı taarruz başlatma emri almıştır.Вихідне положення обирають якомога ближче до переднього краю супротивника.
Bu durumda Vol Nehri'nde savunma düzeninde bulunan bazı tümenler, Ordu emrine verildi.За вдалу організацію оборони переправ через ріку Вісла Колодій отримав подяку командувача.
Bugüne kadar bu emrin sonucunda kaç kişinin kaybolduğu bilinmiyor.Можна лише уявити, скільки людей тоді вже було арештовано.
Lenin'in ölümünden sonra Stalin'in rakibi Troçki, Stalin'in emriyle gerçekleştirilen suikast sonucu öldürüldü.Останній, як конкурент Сталіна, пізніше був убитий за наказом Сталіна.
Bir rivayete göre de iksir, Allah'ın emriyle Cebrail tarafından yok edilmiştir.Jelikož se však David kál, Bůh trest zmírnil.
Onun emrinden bir şey terk edecek olsam sapıtmaktan korkarım!".A z toho byl takový hluk, že strach převeliký na mne dolehl."
49 yaşında, savaşın artık son günlerinde, görünüşte Martin Bormann'ın emriyle Berchtesgaden'e gönderildi.V posledních dnech války byla, patrně na rozkaz Martina Bormanna, převezena do Berchtesgadenu.
Sejanus, Tiberius’un emriyle öldürüldü ve Livilla ürkütücü annesine teslim edildi.Seianus byl na Tiberiův příkaz popraven a Livilla byla za trest předána své strašlivé matce.
Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın.A jestliže se pak kajícně obrátí a polepší, nechte je být!
Zaman savaş ile onun emrinde 50.000 asker ve 50 savaş gemisi olduğu bildirildi.V době vyhlášení války měl král k dispozici 50 000 mužů a 50 válečných lodí.
Aynı gece Hitler, ertesi gün saat 04:45'te Polonya saldırısının başlaması emrini verdi.Následujícího dne ráno Hitler nařídil zahájení útoku na Polsko (začal 1. září ve 4:45).
Tiberius ve Livia Drusilla'nın emriyle oğlunun cenazesine gitmesi yasaklandı.Na rozkaz Tiberia a Livie Drudilly bylo Antonii zakázáno jít na pohřeb.