Ana içeriğe geç
Sözlük

emri ile cümle

emri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kocası Balaş'ın (Ağasadık Geraybeyli) emrinde köle gibi hazırdır.Na zijn vergoddelijking werd hij gezien als de ongelukkige echtgenoot van de godin.
Burada, emrin hiç yapılmaması söz konusu değildir.Deze naam is nooit in zwang geraakt.
Onbaşılar da komutası altındaki 10 askere emri verir.Ook hier: een korporaal staat aan het hoofd van 10 generaals.
Yönetimse göstericilerin vurulması emrini verdi.De generaal gaf bevel om te vuren.
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.Ze veroverden ook twee artilleriebatterijen.
Muamma alanında en çok eser veren şairimiz Emri (Edirneli Emrullah Çelebi) olmuştur.O wil verhoren onze bee voor hen, die zijn in nood op zee!
Golitsin yine geri çekilme emri verdi.Getty kreeg opnieuw het bevel om aan te vallen.
Emrinde birçok adamı Taz'ı yakalamak için görevlendirilmiştir.Onder zijn leiding werden er vele Girondijnen gearresteerd.
Silahların hükümete verilmesi reddedilince Ben-Gurion geminin batırılması emri verdi.Na discussie hierover gaf Ben-Gurion uiteindelijk het bevel om het schip tot zinken te brengen.
Japonya ültimatomu reddedince, Truman nükleer saldırı emrini verdi.Om het conflict tot een snel einde te brengen besloot Truman om kernwapens in te zetten tegen Japan.
Bunların hepsi Kurt Paşa'nın emri altına verildi.Die stonden onder het bevel van Jacob Willekens.
Zaferden sonra şehir surlarını da yerle bir edilmesi emri vermiştir.De gemeente liet vervolgens de Arena restaureren en inrichten als een openbaar plein.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.De uitvoering van het bevel tot voorlopige hechtenis kan worden geschorst.
Geta Roma'da babası henüz İmparator Commodus'un emrinde bölge valisi iken doğmuştur.De kinderen van de provinciale gouverneurs moest op bevel van keizer Commodus in Rome blijven.
Kardinal Pelagius emrindeki güçlerle bu köprünün yapımını durduramadı.Gaius Trebonius kon met de cavalerie voorkomen dat de Galliërs hier gebruik van konden maken.
Aynı gece Hitler, ertesi gün saat 04:45'te Polonya saldırısının başlaması emrini verdi.Op 23 november 1944 om 6.45 uur in de morgen begon de verovering van Straatsburg.
1526 – İngiltere kralı VIII. Henry futbol için özel ayakkabı yapılması emrini verdi.Sport in 1526 - Hendrik VIII van Engeland laat het eerst bekende paar voetbalschoenen maken.
Kendisine vur emri, Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı tarafından verildi.Zekai Aksakallı , commandant van de Special Forces, gaf Ömer Halisdemir een bevel om hem neer te schieten.
Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir.Dla Boga prawda i tylko prawda”.
Pienaar, ateş emrini kendisinin verdiği iddiasını da yalanlamıştır.Według Basajewa jest to kłamstwo – twierdzi on, że szturm nie został sprowokowany przez napastników.
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.Twoimi byli i Ty Mi ich dałeś, a oni zachowali słowo Twoje”.
Sovyet topraklarında aylarca süren savaştan sonra Wehrmacht Komiser Emri'nin hükümlerini hafifletmeyi düşündü.Dopiero po kilku miesiącach walk w ZSRR Wehrmacht zaczął rozważać złagodzenie zapisów „rozkazu o komisarzach”.
Ancak Serasker'in emri üzerine durdu.Równocześnie odwołał się od ukazu Sergiusza.
Fakat Harington ateş açılmaması emrini verdi.Generał Langner nakazał otworzyć ogień.
İsteği üzerine gözleri bağlanmaz ve infaz mangasına ateş emrini kendisi verir.Nie zgodził się na zasłonięcie oczu i sam wydał rozkaz do strzału.
Hitler bu emri geri çevirdi.Hitler odrzucił tę propozycję.
"Saldırı emrini Aktaş ve Ekinci'den aldık".Prosimy o pomoc, czekamy na rozkazy”.
Bir emri veya isteği ifade eder.Wyraża zazwyczaj rozkaz, życzenie lub prośbę.
1 Eylül - Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Başkomutan olarak emri: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir.1 września Kemal wydał rozkaz: „Armie, waszym pierwszym celem jest Morze Śródziemne.
Misch'e göre Hitler, Fegelein'in idam emrini vermedi.Clair nie zamierzał podważać rozkazów Schuylera.
Aynı günün akşamı Mareşal von Sanders, taarruzun yenilenmesi emrini vermiştir.Po południu gen. Martos zarządził odwrót.
Zeus tarafından Hermes, Kalypso'ya Zeus'un emrini iletir ve Kalypso Odysseus'u serbest bırakır.Ten przystaje na prośbę i wysyła Hermesa, by kazał Kalipso uwolnić Odyseusza.
Emrinde otuz altı şeytan birliği vardır.Dowodzi trzydziestoma sześcioma legionami duchów.
Ünlü "Gözlerinin aklarını görene kadar ateş etmeyin" emri burada verilmiştir.Podczas bitwy miał wydać żołnierzom rozkaz: "Nie strzelajcie, dopóki nie zobaczycie białek ich oczu."
49 yaşında, savaşın artık son günlerinde, görünüşte Martin Bormann'ın emriyle Berchtesgaden'e gönderildi.W wiele lat po wojnie w Berlinie znaleziono zwłoki zidentyfikowane jako należące do Martina Bormanna.
Serbest bırakma Öcalan'ın emriyle gerçekleşti.Wykonano go na rozkaz Oktawiana.
Bu suçlama, Stalin'in 270 No'lu emriyle gerçekleşti.Zaocznie został skazany na karę śmierci z rozkazu nr 270.
Kızı isterken "Allah'ın emri, peygamberin kavli ile" denir.Pewnego razu A'isza powiedział Prorokowi: O Proroku Allaha!
Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın.A jeśli oni się powstrzymają, to wyrzeknijcie się wrogości, oprócz wrogości przeciw niesprawiedliwym!
Tam tarih bilinmese de Himmler’in verilen emri kabul ettiği bilinmektedir.Zbrodnie, o których dowiedziałem się dopiero dziś, popełnił Himmler.
Fakat kapı geronte emri ile kıtlitlenmiştir.Przypisywana mu jest fundacja Drzwi Gnieźnieńskich.
Hitler, tüm generallerine karşı çıktı ve emrini verdi.Wszyscy zaś panowie poddali się jego rozkazom".
Lucius Manlius emrinde iki lejyon ve 10 bin müttefik piyadesi ile bin müttefik süvarisi bulunmaktadır.Wśród tych przywódców był zapewne Malichus I z dwoma tysiącami kawalerii.
Ancak bu maaş sistemi Cumhuriyet'in kurulması ile beraber Atatürk'ün emri ile kaldırılmıştır.Po powstaniu Republiki Tureckiej oddano go do dyspozycji Atatürka.
Sonunda saldırı emri gelir.Daję Wam ostatni rozkaz.
Snofru adamlarına onu güzel konuşmaları ile şenlendirecek bir kahin bulmaları emrini verir.Karzełek oświadczył Głuptaskowi, że za jego dobre serce da mu radę, która przyniesie mu szczęście.
"Polis kocası onun emrinde".Jego matka ostrzegała policję”.
Güvenlik güçlerine kalabalığı dağıtma emri verildi.Służby bezpieczeństwa wydały nakaz rozbiórki.
Buna "teslim emri" de denir.Nazywana jest także „miłością oddania”.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.Ucieczka kata spowoduje kilkudniową zwłokę w wykonaniu wyroku.
Verilen emri yerine getirene kadar veya belirli bir zaman boyunca kalır ve sonra yok olur.Pojawiają się w określonych warunkach, trwają przez jakiś czas, następnie znikają.
Emri vermek için otorite figürleri kullanılabilir ama şart değildir.Mogą oni udzielać rad, ale nie rozkazów.
Burada, emrin hiç yapılmaması söz konusu değildir."Zgomadzenie" to nie zostało nigdy zwołane.
Emrinde birçok adamı Taz'ı yakalamak için görevlendirilmiştir.Na jego polecenie uwięziono wielu zwolenników purytanizmu.
1870-71 Fransa-Prusya Savaşı sırasında Roon kral Wilhelm'in emrindeydi.Podczas wojny francusko-pruskiej (1870-71) korpusem dowodził Wilhelm von Tümpling.
Büyülü Sopa: Sahibinin emriyle başkalarını aralıksız döver.Namiestnik zapytał: Jak długo będziesz jeszcze nas niepokoić swoimi czarami?
1997'de, Rus Hava Kuvvetleri'nden ve kozmonot birliklerinden başkanlık emriyle emekli oldu.2003 – został dowódcą oddziału rosyjskich kosmonautów.
Son gerçekleştirme emri bu tarihten kısa süre önce verilmişti.Ostatnia z tych kandydatur została wycofana na krótko przed ogłoszeniem decyzji.
General Thomas Harrison komutasındaki birlikler emri yerine getirir.Walką z nimi zajmuje się oddział porucznika Michaela Harrigana.
Doğu Cephesi'nde savaşan Nazi birliklerinin yalnızca bir bölümü bu emrin uygulanmamasını tavsiye etmiştir.Tylko w jednej dywizji walczącej na froncie wschodnim oficjalnie zalecono niestosowanie rozkazu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod