Ana içeriğe geç
Sözlük

emre ile cümle

emre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve ayrıca emrettiğiniz de, tam olarak istediğiniz şekilde sıraya geçebiliyorlar.وعندئذ يمكنهم من تلقاء نفسهم، عندما تفاجئهم ، أن يصطفوا بالطريقة التي تريد
Ve ayrıca emrettiğiniz de, tam olarak istediğiniz şekilde sıraya geçebiliyorlar.ロボットは自動的に動き出し そして勿論 お望みのように 指を鳴らすと整列させることもできます 単なる立方体に過ぎませんが 実際には個性を持っていると言えます
Ve bugün bu şekilde duruyor. İkinci bir emre kadar.A takto to vyzerá dodnes, až do odvolania.
Ve bugün bu şekilde duruyor. İkinci bir emre kadar. (Kahkahalar)И так это выглядит сегодня, пока кто-то не перекрасит.
Ve bugün bu şekilde duruyor. İkinci bir emre kadar.lên chiếc xe tăng, lên khắp bức tường, nay bức tường này vẫn còn nguyên như thế cho đến khi bị ai để ý đến.
Ve çoğu kişinin unuttuğu ikinci bir duruşma oldu, Baba George Bush'un emrettiği.Ceea ce mulți uită e că a fost un al doilea proces, cerut de George Bush, Sr.
Ve çoğu kişinin unuttuğu ikinci bir duruşma oldu, Baba George Bush'un emrettiği.Quello che molti dimenticano è che vi fu un secondo processo, ordinato da George Bush, padre.
Ve çoğu kişinin unuttuğu ikinci bir duruşma oldu, Baba George Bush'un emrettiği.Wat veel mensen vergeten is het tweede proces, in opdracht van George Bush, Sr.
Ve çoğu kişinin unuttuğu ikinci bir duruşma oldu, Baba George Bush'un emrettiği.Wielu ludzi zapomina, że odbył się drugi proces, na żądanie George'a H.W. Busha.
Ve çoğu kişinin unuttuğu ikinci bir duruşma oldu, Baba George Bush'un emrettiği.Y muncha gente se olvida de que había un segundo juicio, de acuerdo con la petición de George Bush padre
Ve çoğu kişinin unuttuğu ikinci bir duruşma oldu, Baba George Bush'un emrettiği.А онова, което много хора забравят, е, че е имало втори процес, поръчан от Джордж Буш-Старши.
Ve çoğu kişinin unuttuğu ikinci bir duruşma oldu, Baba George Bush'un emrettiği.И многие забывают, что состоялся второй суд, по приказу Джорджа Буша, старшего.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.A v posledních letech starého režimu se rutinně vydával na pochůzky své správní oblasti a napadal občany.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.És a régi rendszer utolsó éveiben rutinszerűen rendelték ki vidékre zaklatni a fekete közösséget.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.I w ostatnich latach starego reżimu, udał się rutynowo do miasteczka, by zaatakować społeczeństwo.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.그리고 지난 정권 말기에 그는 마을 주민들에게 시비를 걸기 위해 반복적으로 흑인 거주구로 갔었습니다
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.А в останні роки старого режиму, вона регулярно відряджалася в селища нападати на громади.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.И през последните години на стария режим, той рутинно бил изпращан в общината да измъчва общността.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.ובמהלך השנים האחרונות של המשטר הישן, הוא הוצב באופן שגרתי בתוך עיירה על מנת להתגרות בקהילה.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.وفي السنوات الأخيرة من النظام القديم ، كان بشكل روتيني مفرزا للذهاب الى البلدة ليرهب الناس
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.非白人居住区の人々への攻撃に たびたび派遣されていました この情報がその場の空気に及ぼした影響は
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.A požadoval, aby židé dodali dostatek pro všechny.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Dia meminta orang-orang Yahudi memasok untuk semua orang.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.E pretese che gli ebrei ne producessero a sufficienza per tutti.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.És azt kérte a zsidóktól, hogy mindenkit lássanak el vele bőségesen.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Exigiu que os judeus fornecessem o suficiente para toda a gente.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Hän vaati juutalaisia toimittamaan tarpeeksi kaikille.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Hij eiste dat het Joodse volk hem genoeg leverde voor iedereen.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Il a exigé que les Hébreux en fournissent assez pour tout le monde.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.I żeby wystarczyło dla wszystkich.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.또한, 모두에게 충분할 만큼의 양을 공급하도록 유대인들에게 요구했습니다.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Och han beordrade judarna att leverera tillräckligt mycket för alla.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Și a cerut ca evreii să producă suficient pentru toată lumea.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Und er verlangte, dass die Juden genügend für alle herstellten.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Y exigió que los judíos abastecieran a todo el mundo.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Και απαίτησε από τους Εβραίους να εφοδιάσουν αρκετό για όλους.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.И он потребовал, чтобы евреи поставляли столько, чтобы хватило всем.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.Искал евреите да осигуряват достатъчно за всички.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.והוא דרש שהיהודים יספקו מספיק לכולם.
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.وطلب من اليهود ان يوفروا الكفاية لأي شخص
Ve Yahudilerin bunu herkese tedarik etmesini emretmiş.少なくともファラオの願いを叶えようとしたのです
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Así que el gobierno estadounidense nos ordenó remover el sitio.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Die US Regierung hat uns befohlen, die Seite zu entfernen.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Die US-Regierung hat uns befohlen, die Seite zu entfernen.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Donc le Gouvernement Américain nous a ordonné de supprimer le site.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Dus de regering van de VS beval ons de website te verwijderen.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Guvernul SUA ne-a cerut să oprim site-ul.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Joten Yhdysvaltain hallitus antoi käskyn poistaa sivusto.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.그러고는 그 웹사이트를 없애달라고 했어
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Quindi il governo degli Stati Uniti ci ordino' di chiudere il sito.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Rząd USA chciał abyśmy usuneli stronę.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Så den Amerikanske regering tvang os til at fjerne siden.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Takže nám Americká vláda nařídila stránku stáhnout.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Theo đó chính phủ Mỹ yêu cầu chúng tôi phải gỡ bỏ website.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.USA beordrade oss att ta bort den.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.USA beordrade oss att ta bort den.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Vì vậy, chính phủ Mỹ ra lệnh cho chúng tôi xóa bỏ nó.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Έτσι, η κυβέρνηση των ΗΠΑ μας διέταξε να αφαιρέσουμε την ιστοσελίδα.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Таким образом, правительство США приказал нам , чтобы удалить сайт.
Yani anlayacağınız ABD yönetimi siteyi kapatmamızı emretmiş oldu.Та правителството на САЩ ни заповяда да спрем сайта.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod