Ana içeriğe geç
Sözlük

emre ile cümle

emre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonradan Emre'nin en yakın arkadaşı olacak.以後は兼続の一番の親友となる。
Uzun zaman Emre'ye aşıktı.生前、久を可愛がった。
Mareşal Jukov, 11 Temmuz’da, ikisi Step Cephesi’nden olmak üzere beş Sovyet ordusunun taarruzunu emretti.7月11日、ジューコフはステップ方面軍を含む5個軍へ7月12日に反撃を行うよう命令した。
İslâm Peygamberi, akrabayla ilişkiyi devam ettirmeyi emreder.惟教は挙兵には参加しなかったが鑑元らと連絡をとっていたとされる。
Fakat dünyada çıkan bir isyan nedeniyle Yıldız Geçidi'nin gömülmesini emreder.しかし、その直後に地球から撤退中の宇宙船に破壊命令を下したことで、ドクターの反感を買うこととなる。
Yalan - (Candan Erçetin şarkısı) Yalan - Hepsi şarkısı Yalan - Emre Altuğ şarkısı→にっぽんの歌#楽曲「にっぽんの歌」
Tiberius, bu evliliğin Roma'da Capitol'de kutlanmasını emretti.ティベリウスがこの結婚の段取りを決め、ローマで夫婦は祝福された。
II. Nikolay ise General Ivanov'a birkaç alayı başkente naklederek isyanı bastırmayı emretmiştir.この連絡を受けたニコライ2世はイヴァーノフ将軍に対し数個連隊を首都へと差し向け反乱を鎮圧するように命じた。
Ancak Emre Uslu bu iddiayı yalanladı.偽とは自己を偽るのである。
Uğur Babürhan ve Emre Yücelen`le çalıştı.兼福は文武に優れ、細工奉行を務めた。
Albay önlerine mayın döşenmesini emreder.船長は大佐に兵士達を鎖ポンプの操作にあたらせるよう命じた。
Örneğin Musa Peygamber, aşk yaparken yakalanan iki kızın boynunun vurulmasını emretmiştir.また八世安井知得仙知の二女を妻とした。
Kral derhal duruşma yapılmasını ve Elsa’nın sorguya çekilmesini emreder.王はエルザを呼び出し、釈明を促す。
Şatonun yıkılması emredildi.彼は城の遺構の破壊を命じた。
M.Ö. 167’te, Antiyokus, tapınakta Tanrı Zeus’a adanmış bir sunak hazırlanmasını emretti.紀元前167年、アンティオコス3世は神殿にゼウスへの祭壇を築くよう要請した。
Aynı sûrenin 2. ayetinde yetim haklarına riâyet edilmesi ve yetimlerin haklarının korunması emredilmiştir.この期間は渡辺宜嗣と渡辺真理の2人で進行する。
Hüseyin Emre Ballı, 1907 ÜNIFEB, Türkiye.『心理学綱要』 弘道館、1907年。
45 dereceye ayarlanmaları emredilmişti ama hareketlendirici bu pozisyonda tutamamıştı.45度方向に移動するが攻撃は体当たり。
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.この頃、哨戒機東海配備。
Sonraki, dördüncü kez uçmayı emretti.以後、第4回から第6回まで当選した。
Adı “Beğil Oğlu Emren olsun” dedi.息子のことを「もっくん」と呼んで可愛がっている。
Yakalananlar arasında bulunan ufak bir çocuğun katledilmesini emreder.捕えられた子供達を殺すように指示する。
Emre Kapkın).緊急執行)。
Bu radyo bize ziyadesiyle gerekli." deyip radyonun hemen kurulmasını emretti.早くラジオを入れてください」と2階に電話。
"Babacığım sana ne emrediliyorsa yap.神は望むことをする。
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.拿破仑下令在法国统治的领土上解放犹太人。
Direnişin derhal kesilmesini emrediyorum.我命令:立即停止抵抗。
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.他號召人們服侍真主,又說除了真主沒有其他人能拯救他們(23:23)。
Sonraki, dördüncü kez uçmayı emretti.后来又第四回出使天竺。
Kısa süre sonra Hipper, gemilerin Alman sularına geri dönmesini emretti.此后不久,希佩尔命其舰只返回德国海域。
1925'te Hitler, yeni bir muhafız birimi Schutzkommando'nun (koruma komutanı) kurulmasını emretti.1925年,希特勒下令組建一支名為「保衛總隊」(Schutzkommando)的新隨扈單位。
Vali, onlara ölümüne dövüşmelerini emreder ve kasaba halkı da onların kanını istemektedir.賜兄〔顯〕欲為報怨,賓客轉劫人,發覺,州郡殺顯獄中。
Emre'yi görünce aralarında bağrış çağrış olur.當看到行人撫摸小鈴的頭後,自己亦希望嘗試被行人撫摸。
Ekim ve Kasım 1939'da öğrencilerin protestosu üzerine sert bir darbe emretti.1939年10、11月期間,強硬鎮壓學生抗議活動。
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’这并不是我所吩咐的,也不是我心所起的意。
Eylül (Sezin Akbaşoğulları) Emre (Engin Öztürk) Savaş (Yamaç Telli) Selim (Hakan Hatipoğlu)在九月遗上甲叠,隹王十祀。
Adamlarının cesaretine ve disipline güvenen Sezar hatların tutulmasını emretti.凱撒信任他的人的纪律和勇气,下令不准后退。
Albümde çoğu şarkının söz ve bestesi Emre Aydın'a aittir.在絕大多數的拼音方案中,ㄥ都對應為;而前加上ㄧ時,則為。
Yasaların yasaklamadığı hiçbir şey engellenemez ve kimse yasanın emretmediği bir şeyi yapmaya da zorlanamaz.凡未经法律禁止的行为即不得受到妨碍,而且任何人都不得被迫从事法律所未规定的行为。
Burcu ise çaresizce Emre'yi sevmektedir.」及彌子色衰而愛馳,得罪於君。
"Yunus Emre Kimdir?".丞相何人兮,爵通侯。
Albay önlerine mayın döşenmesini emreder.劉備下令推出斬首。
Beatty, muharebe kruvazörlerine Alman muharebe kruvazörleriyle çatışmaya girmesini emretti.贝蒂遂命其战列巡洋舰与德国对手分别交战。
Aşağıdaki listede bir veya birden fazla projede Emre Plak ile çalışmış sanatçıların listesi bulunmaktadır.下方是在映现厂牌发布一首或多首曲目艺术家的不完整列表。
Rabbin sana, ehli bakii ziyaret etmeni, onlar için mağfiret dilemeni emrediyor." dediği yazar.從你們的主發出的明證確已降臨你們,這隻真主的母駝可以作你們的跡象。
İmparatoriçe Pyotr'un masumiyetine inandırılmıştır ve Pyotr'un serbest bırakılmasını emreder.女皇已经确信了彼得的清白并命令了将他释放。
Kalinin Cephesi’ne, Vitebsk’in 10 Ekim’den önce alınması emredildi.而加里寧方面軍被命令在10月10日前攻佔維捷布斯克。
Bazı şiirlerinde Yunus Emre'nin etkileri görülür.其中有些石碑上刻有北欧诗歌的碑文。
Stalin'in de Tiflis'ten ayrılıp Bakü'de davanın sonucunu beklemesi emredildi.事件发生后,穆赫塔罗夫被停职,斯大林被勒令离开第比利斯前往巴库等待案件的裁决。
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.''他以拜功和天課命令他的家屬,為真主所喜悅。
Suriyeli mültecilerin de ikinci bir emre kadar ülkeye alınmasını durdurdu.仍遷西中郎諮議參軍,復爲州別駕。
"İsrâfil Sûr'u tutmuş hazır bir şekilde kendisine ne zaman üfürmek için emredileceğini bekliyor."等待:在破窯結束後,等待一段時間。
Emre Koyuncu.本名賴鐵羊。
1002'de Ethelred İngiltere'de yerleşmiş Danimarkalıların soykırımdan geçirilerek öldürülmesini emretmiştir.1002年,埃塞尔雷德国王下令对居住在英格兰的丹麦人进行大屠杀。
6 Mayıs - Yunus Emre'nin kemikleri yeni mezarına taşındı.5月11日——日軍攻陷雲南西部騰衝。
Emret Başbakanım ise 1986-1988 yılları arasında sekiz bölümlük iki sezon şeklinde yayınlanmıştır.续集《是,首相》,两季,每季8集,在1986至1988年播出。
Bradley 7 Mart'ta köprünün genişletilmesini emretti.蘭布在8月7日登上大聯盟。
Şu ayetler ile Hac emredilmiştir: "Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın.關於這些尊名,古蘭經提供最權威的相關經文予以背書(17:110):“(你說:)你們可以稱他為真主,也可以稱他為至仁主。
Kalmasını emretti ama o da işe yaramadı.文侯想讓他做官他不應詔。
Deniz - Emre'nin kız kardeşi.是大地姐姐海里的男友。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod