Ana içeriğe geç
Sözlük

emre ile cümle

emre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak dünya çapında ününü Emret Bakanım'da Sir Humphrey Appleby karakteriyle kazandı.Humphrey sai nimensä Kyllä, herra ministeri -sarjan Sir Humphrey Applebyn mukaan.
Bu emre göre çekilme gece karanlığında ve sessizlik içinde yapıldı.Pommitukset käskettiin tekemään vasta yön pimeydessä tai hämärällä.
İmparator, bunun üzerine hepsinin yok edilmesini emretti.Rangaistukseksi keisari määräsi, että kaikilta kissoilta leikataan häntä.
Emre itaatsizlik yaygın bir sorundu.Yleinen turvattomuus oli ongelma.
Seçilmesinden hemen sonra Roma halkının İmparator I. Ludwig'e bağlılık yemini etmesini emretti.Heti valintansa jälkeen hän komensi roomalaiset vannomaan uskollisuutta Ludvig Hurskaalle.
Yakalananlar arasında bulunan ufak bir çocuğun katledilmesini emreder.Siksi hän määräsi Iokasten surmaamaan lapsen.
Emre Altuğ Unutmuşum - Feat.Tavoitteena ammattilaisuus mantsalanuutiset.fi.
Emre, Şule'nin katil olduğunu kanıtlar.Jill selittää olevansa murhaaja.
1287 yılında kral I. Edward Gaskonya Dükalığındaki Yahudilerin sınırdışı edilmesini emreder.1290 – Englannin kuningas Edvard I antoi määräyksen juutalaisten maastakarkotuksesta.
Tabura, Conk Bayırı’na taarruz için hazırlık yapmaları, bu arada askerin kahvaltı etmesi emredilmişti.Uudet käskyt määräsivät kommandot "rokottamaan" asukkaat aamiaisen jälkeen.
Savaşın başında, Fransız hükümeti Almanlara abluka yapılmasını emretti.Sodan päätyttyä ranskalaiset luovuttivat linnoituksen jälleen saksalaisille.
Emret Komutanım adlı dizinin devamı olarak nitelendirilmektedir.Tuolloin rykmentti nimettiin aina komentavan everstinsä mukaan.
Taşıyanın sorumluluğuna ilişkin emredici hükümler: TTK m.Postihallituksen käskystä toimitti Th.
Kavgacılara kılıçlarını indirmeyi emreder.Hän käytti taisteluissa aseinaan kahta miekkaa.
Bize komşularımızı en az kendimiz kadar sevmemiz emredilir.Toive siitä, että me ihmiset pitäisimme enemmän itsestämme.
Deniz ve Emre, çocukken birbirlerine söz verirler.Sekä äiti että poika kritisoivat julkisuudessa toisiaan.
602 yılında, kardeşi askerlerinin Tuna'nın kuzey kıyısında kışı geçirmelerini emretti.Το 602 ο αδελφός του διέταξε τα στρατεύματά του να περάσουν τον χειμώνα βόρεια του Δούναβη.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Φοβισμένος, ο Βάλτερ διατάζει την απελευθέρωση της Λουίζας.
Deniz - Emre'nin kız kardeşi.Η θάλασσα τ' αδέρφι μου.
Sonradan Emre'nin en yakın arkadaşı olacak.Στο τέλος γίνεται ο καλύτερος του φίλος.
Yahudi Başrahibi Zaccaria buna itiraz edince Nabucco bütün Yahudi esirlerin idam edilmesini emreder.Ο Ζαχαρίας αντιτίθεται, οπότε ο Ναμπούκο διατάζει τη θανάτωση όλων των Εβραίων.
Gerçek her ne olursa olsun, Hadrianus her ikisinin öldürülmesini emretti.Όποια και να είναι η αλήθεια, ο Αδριανός τους καταδίκασε σε θάνατο.
Söylendiğine göre "iki Sezar gereğinden fazla" diyerek Caesarion'un öldürülmesini emretti.Λέγεται ότι δίνοντας την εντολή ο Οκταβιανός είπε «Υπερβολικά πολλοί Καίσαρες».
Emre Çolak istediklerimi yaptı.Ὁ Κουμουντουράκης δὲν ἠθέλησε.
Kıskanç Kırmızı Kraliçe Alice'in kellesinin vurulmasını emreder.Υπονοείται ότι η Κόκκινη Βασίλισσα αποκεφάλισε τον πρώην σύζυγό της.
Deniz’in hayatı Emre’nin ani bir kalp krizi geçirmesiyle altüst olur.Ωστόαο, ο σύζυγος της παθαίνει μοιραία καρδιακή προσβολή στο αεροπλάνο.
Manrico'nun hemen idam edilmesini emreder.Ο Ασκλήπιος διέταξε τέλος την εκτέλεσή του.
Televizyon programcısı Emre Kınay ….Έγινε γνωστός από την τηλεοπτική σειρά Πράκτορας...
Her ne emrederseniz yapmaya hazırım." dedi.Πρόσταξε τι θέλεις να σου φέρω » !
Yakalananlar arasında bulunan ufak bir çocuğun katledilmesini emreder.Το πρώτο θύμα είναι ένα μικρό παιδί που σκοτώνεται.
Hitler, 14 Mayıs'ta, Hollanda direnişinin bir anda ezilmesini emretti.Den 14. maj gav han ordre til at den hollandske modstand skulle knuses straks.
Luftwaffe'nin şefi Hermann Göring, söz konusu rakamlara güvenmedi ve kontrol edilmesini emretti.Hermann Göring, lederen af Luftwaffe troede ikke på tallene og beordrede dem kontrolleret.
Yahudi Başrahibi Zaccaria buna itiraz edince Nabucco bütün Yahudi esirlerin idam edilmesini emreder.Da Zaccaria gør indsigelser, beordrer Nabucco, at jøderne skal dø.
Turandot bu sefer Ping'e Liu'yu zorlayıp isimi almasını emreder ve Liu daha zor işkencelere sokulur.Turandot kræver, at Ping afvrister Liù navnet og torturerer hende yderligere.
Sonraki, dördüncü kez uçmayı emretti.Det fløj første gang 3.
Satanizm, Şeytan'ı veya şeytan simgesini yücelten, ve bazı mezheplerinde şeytana tapmayı emreden öğreti.Søren er en omskrivning af Satan og omskrivninger af Gud til du gode eller grød (som i ved den søde grød).
Hitler tarafından suçlandı ve savaş mahkemesine gönderilmesini emredildi.Hitler lagde skylden på Stumme og beordrede ham stillet for en krigsret.
Emre itaatsizlik yaygın bir sorundu.Slag og mishandling var almindeligt.
Emre Koyuncu.Pastor emer.
İnsansız hava aracı desteği emredildi, fakat uygunsuz hava koşulları sebebiyle İHA desteği verilemedi.Hjælpeflåden, som de formåede at organisere, blev forsinket af dårligt vejr.
Tiberius, bu evliliğin Roma'da Capitol'de kutlanmasını emretti.Men faktum er, at Marius havde kontakter til adelen i Rom.
Dîn-i İlâhî, on erdeme sahip olmayı emretmiştir.Folkekirken i Danmark er inddelt i 10 stifter.
Garson kız dışında herkesin arka odaya gitmesini emreder.Vagtmanden bliver derved distraheret til at gå ind til kantinen efter en anden.
Hitler, Leningrad'ın aralık ayında ele geçirilmesini emretti.Han beordrer Feltmarskal von Leeb til at erobre Leningrad senest til december.
(Konuşmacı gelecekle ilgili bir tahminde bulunmuyor, dinleyiciye yarın 10'da gelmesini emrediyor.)(Forlaget afblæste senere forbuddet, da det ikke gav udsigt til øget fortjeneste for forlaget.)
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoleon hadde beordret frigjørelsen av jøder på tvers av territorier underlagt fransk hegemoni.
1813 yılında Fransa hükümeti Colmier’e bütün tiyatro etkinliklerini durdurmasını emretti.I 1813 beordret myndighetene Coulmier om å avslutte alle teaterframføringer.
Deniz ve Emre, çocukken birbirlerine söz verirler.Torbjørn og Synnøve forelsker seg i hverandre som barn.
Probus imparatorluğun hububat üretimi merkezi olan Nil'deki köprü ve kanalların onarılmasını emretti.Probus beordret deretter gjenoppbygging av broer og vannkanaler langs Nilen.
Hatta Allah’ın bir davranışı emretmesi veya yasaklaması, adı geçen davranıştaki bu özelliklere bağlıdır.Alt dette var symptomer på Guds misnøye eller straff for syndere.
Emre Aydın ile bir de düet yapmıştır.Han ble godtatt av både kongen og av witan (de ledende menn og rikets råd).
Bunun üzerine imparator Paris'ten sürülmesini emretti.Det førte til at keiseren ble avsatt.
Emre Altuğ Unutmuşum - Feat.Ord og stemninger (feat.
Yazov durumu öğrenince askerlerin şehirden ayrılmasını emreder.Da Jazov fikk vite dette, beordret han troppene ut av Moskva.
Tanrı Yakup'a Beytel'e gitmesini ve orada ağabeyinden kaçarken gördüğü tanrıya bir sunak yapmasını emretti.Gud ber Jakob dra til Betel og oppføre et alter for Gud som viste seg for ham da han rømte fra Esau.
Hitler tarafından suçlandı ve savaş mahkemesine gönderilmesini emredildi.Hitler gav Stumme skylden, og krevde at han ble stilt for krigsrett.
Günlüklerinin yakılmasını emretti.Foreldrene tvang henne til å brenne dagboken.
Nama yazılı pay senetleri kanunen emre yazılıdır.Valutaens navn og pålydende skal bestemmes ved lov.
Adamlarının cesaretine ve disipline güvenen Sezar hatların tutulmasını emretti.Cæsar stolte på disiplinen og motet til sine soldater, og gav ordre om at de bare skulle holde linjen.
Emre Irmak: İnanılmaz müzik kafana ve bütün deli arkadaşlarına.Klassisk musikk: store komponister og deres mesterverker.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod