Empatinin iki niteliği var.And empathy has two qualities:
Empatinin iki kanalı var.And the emotional part. Empathy has basically two channels:
Bu empatinin vücut kanalı, birçok hayvan buna sahip.And that's sort of the body channel of emotional empathy, which many animals have.
Bu empatiyle ilgili.And it's related to empathy.
Ayrıca şunu da biliyoruz ki esneme bulaşıcılığına hassas olan insanlar oldukça empatiye sahipler.Also, we know that people who have a lot of yawn contagion are highly empathic.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.People who have problems with empathy, such as autistic children, they don't have yawn contagion.
Bu teselli davranışı empatiden geliyor.And consolation behavior -- (Laughter) it's empathy driven.
Bu, empatiyle ilgili, baktığımız ifade de bu.And so it is related to empathy, and that's the kind of expressions we look at.
Yani bu başka birine dokunulmasını empatize etmektir.So, it's empathizing the other person being touched.
Yani, burada yine empati ile ilgili bağlantılı nöronlar var.So, here again you have neurons which are enrolled in empathy.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.I mean, I empathize with that person but I don't literally feel the touch.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.So, I call them Gandhi neurons, or empathy neurons.
Cameron istekli ve dürüst bir karakterdir ve ekibin en empatik üyesi olarak yazılmıştır.Cameron was written as an eager and honest character and the most empathetic of the team.
Empati kurmakEmpathise
Yuki gibi o da insanlarla empati kurmayı zor buluyor.Like Yuki, she finds it difficult to empathize with humans.
Bu kendi başına feminizmle ilgili bile değil, insanlık ve empati ile ilgilidir." [2]It's not even about feminism per se, it's about humanity and empathy."[33]
Empati yetkinliği sayesinde hastalarını anlayabilmektedir.Voller Empathie versteht sie ihre Patienten.
O empatik bir kişi oldu Steve'in değişen bu yönü gözden kaçırıldı".Irgendetwas hat David zu verbergen – so lautet auf jeden Fall die Meinung von Steve.
Gerçekten istedikleri şey empatiyi ifade edebilmektir.Kondolieren ist ein Ausdruck von Empathie.
Bölüm ilerken Donna, Ood'larla empati yapar ve onların köleleştirilmesinden dolayı dehşete düşer.Tout au long de l'épisode, Donna sympathise avec les Oods et est horrifiée par leur condition d'esclaves.
Empati, 2008 yılında Almanca, Japonca ve Türkçe yayımlanmıştır.Parenthèses, 2003) a été publié en allemand, en japonais, en espagnol.
Bölüm ilerken Donna, Ood'larla empati yapar ve onların köleleştirilmesinden dolayı dehşete düşer.A lo largo del episodio, Donna va simpatizando con los Ood y horrorizándose por su esclavitud.
Zaman’da Cumartesi ve Pazar günleri çizdiği karikatürleri C’empati adlı albümle yayımlandı (2003).Sus caricaturas publicadas en la edición dominical de Zaman fueron publicadas en el álbum C'empati en 2003.
SBY ile empati ters bir şekilde ilişkilidir.Amanda y Wei se relacionan esporádicamente.
Marblismde empati çok kullanılır.Lo sport è molto praticato in Marocco.
Ayrıca çalışmalarının özünde Yahudi yaşantısının özünden gelen ekümenik ve empati ruhu vardır.Nasconde oltretutto le sue origini ebraiche di cui si vergogna.
"Merhamet, sempati, empati, anlayış - bunlar Yahudiliğin temel unsurlarıdır.«Понимание, сочувствие, симпатия, эмпатия, любовь — это ключевые, важнейшие элементы иудаизма.
Aile içi empati ise aile bireylerinin karşısındaki insanı kendi yerine koymasıdır.Прирождённый лидер, который ставит чужую жизнь выше собственной.
SBY ile empati ters bir şekilde ilişkilidir.تكون ليفيا وإيفا على علاقة وجيزة.
Zaman’da Cumartesi ve Pazar günleri çizdiği karikatürleri C’empati adlı albümle yayımlandı (2003).Suas charges publicadas na edição de domingo do Zaman foram lançados no álbum C'empati em 2003.
Bayramov’un empatik doğası ve odaklandığı kişilere yakınlığı başarısını açıklayan özelliklerinden bazılarıdır.A natureza empática de Bayramov e a proximidade com seus modelos ajuda a explicar seu sucesso neste gênero.
Aile içi empati ise aile bireylerinin karşısındaki insanı kendi yerine koymasıdır.Agir como italianos significava colocar a família acima de todos os outros interesses.
Stan çok iyi empati kurabilir.Stan heeft een heel hoge score.
Empati, 2008 yılında Almanca, Japonca ve Türkçe yayımlanmıştır.Jego druga powieść, Empathy, została wydana w 2008 roku w językach niemieckim, japońskim i tureckim.
Stan çok iyi empati kurabilir.Arabela zdobyła ogromną popularność.
Zaman’da Cumartesi ve Pazar günleri çizdiği karikatürleri C’empati adlı albümle yayımlandı (2003).De karikatyrer som publicerats i söndagsupplagan av Zaman publicerades i albumet C'empati 2003.
Tom'un hiç empatisi yok.У Тома відсутня емпатія.
Kadınlar erkeklerden daha empatiktir.Ženy spí tvrději než muži.
Empati gösteriminin eksikliği büyük ihtimalle Asperger sendromunun en önemli fonksiyon bozukluğudur.Az empátia az Asperger-szindróma leginkább sérült területe lehet.
Empati sayesinde insan ilişkileri gelişir.Ihmissuhteiden onnistumiseen tarvitaan empatiaa.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Heidän rasvakudoksensa määrä ja sijoittuminen vartaloon voivat olla naismaiset.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Fasen af cyklus og ægløsende hormoner kan bidrage til øget empati hos nogle kvinder.
2008 Nisan ayında da ikinci romanı olan Empati çıkmıştır.Hun udgav i maj 2008 sin anden roman Kaiser.
Kadınlar erkeklerden daha empatiktir.Kvinder er mere ulykkelige end mænd.
Her şeyden önce duygudaşlık (empati) kurun.Sayang hanya empati saja.
SBY ile empati ters bir şekilde ilişkilidir.エミリとの人間関係は良好とは言えない。
Empati gösteriminin eksikliği büyük ihtimalle Asperger sendromunun en önemli fonksiyon bozukluğudur.Nedostatak empatije vjerojatno je najdisfunkcionalniji aspekt AS-a.
Allaha şükür ki empatiğiz.Bogu dzięki odczuwamy empatię.
Allaha şükür ki empatiğiz.Cảm ơn Chúa, chúng ta có sự đồng cảm.
Allaha şükür ki empatiğiz.Díky Bohu, že se umíme vcítit.
Allaha şükür ki empatiğiz.Godzijdank zijn we empathisch.
Allaha şükür ki empatiğiz.Gott sei Dank sind wir mitfühlend.
Allaha şükür ki empatiğiz.Grâce à Dieu nous sommes empathiques.
Allaha şükür ki empatiğiz.Gracias a Dios que somos empáticos.
Allaha şükür ki empatiğiz.Grazia a Dio siamo empatici.
Allaha şükür ki empatiğiz.Istennek hála, hogy empatikusak vagyunk.
Allaha şükür ki empatiğiz.공감할 수 있게 해주신 신께 감사드립니다.
Allaha şükür ki empatiğiz.Slavă Domnului că suntem empatici.
Allaha şükür ki empatiğiz.Syukur kepada Tuhan karena kita memiliki empati.
Allaha şükür ki empatiğiz.Vďaka bohu sme empatickí.