Ana içeriğe geç
Sözlük

empati ile cümle

empati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.무수히 많은 하위 범주로 구분이 되고 여기에는 기억력, 집중, 심리적 힘, 지적 능력, 동정심 등이 있습니다
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.Его можно разложить на много разных категорий: память, концентрация, умственные силы, интеллект, переживания.
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.שנכלל בהרבה תת-קטגוריות: זכרון, ריכוז, כוח מוחי, משכל, אמפטיה.
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.الذي يندرج تحت عددٍ من الأمور الفرعيّة المختلفة الذاكرة، التركيز، الطاقة العقليّة،الذكاء، التعاطف
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.記憶力、集中力、精神力、理解力、共感力 これらは素晴らしいものです
Kulağa empati gibi duyuluyor ama empatiden oldukça uzak bir kavram. .Brzmi to jak empatia, ale jest to trochę inna koncepcja.
Kulağa empati gibi duyuluyor ama empatiden oldukça uzak bir kavram. .Entonces esta estructura de lechuga será sólida.
Kulağa empati gibi duyuluyor ama empatiden oldukça uzak bir kavram. .Es klingt wie Empathie, aber es ist ganz ein anderes Konzept.
Kulağa empati gibi duyuluyor ama empatiden oldukça uzak bir kavram. .Zní to jako empatie, a přitom je to něco úplně jiného.
Kulağa empati gibi duyuluyor ama empatiden oldukça uzak bir kavram. .非常に異なる概念です。 少なくとも、私の神経接続が作ることができる限り。
Kulağınızın hemen üstünde bulunan ve perspektif kazanmak, empati ve şefkat için önemli olan bölgedir.Er befindet sich über dem Ohr. Er ist wichtig für Perspektivenwechsel, Empathie und Mitgefühl.
Kulağınızın hemen üstünde bulunan ve perspektif kazanmak, empati ve şefkat için önemli olan bölgedir.여러분 귀 위에 있어요. 측두두정 접합부는 사물을 다른 시각에서 보거나 공감, 자비심을 느끼는데 중요하죠.
Kulağınızın hemen üstünde bulunan ve perspektif kazanmak, empati ve şefkat için önemli olan bölgedir.localizada acima da orelha, relacionada com tomadas de perspetiva, empatia e compaixão.
Kulağınızın hemen üstünde bulunan ve perspektif kazanmak, empati ve şefkat için önemli olan bölgedir.Se on tärkeä rakentavan näkökulman, empatian ja myötätunnon kannalta.
Kulağınızın hemen üstünde bulunan ve perspektif kazanmak, empati ve şefkat için önemli olan bölgedir.שהוא מעל לאוזנכם, זה חשוב להערכת יחסים ואמפטיה וחמלה.
Kulağınızın hemen üstünde bulunan ve perspektif kazanmak, empati ve şefkat için önemli olan bölgedir.المنطقة التي تعلو الأذنين والتي تتحكم في القدرة على ادراك الأمور والتعاطف مع الآخرين
Kulağınızın hemen üstünde bulunan ve perspektif kazanmak, empati ve şefkat için önemli olan bölgedir.視点取得や共感、思いやりに関して 重要なところです これらの心の働きは 瞑想やヨガを始めた人が
Neden? Empati...왜그럴까요? 동정심입니다.
Neden? Empati...Parece que deseja não ter ganho.
Neden? Empati...Γιατί; Ενσυναίσθηση.
Neden? Empati...למה? אמפתיה.
Neden? Empati...لماذا ؟ انه التعاطف.
Neden? Empati...これが 人間の心というものなのです
Netlik, şeffaflık ve empatiyi ulusal bir öncelik haline getirmek bence, bizim ve bu organizasyonun görevidir.제가 생각할 때 우리와 이 단체가 해야할 일은 명확성, 투명성과
Netlik, şeffaflık ve empatiyi ulusal bir öncelik haline getirmek bence, bizim ve bu organizasyonun görevidir.Veřím že je na nás a na téhle organizaci, učinit jasnost, transparentnost a empatii národní prioritou.
Netlik, şeffaflık ve empatiyi ulusal bir öncelik haline getirmek bence, bizim ve bu organizasyonun görevidir.זה מחייב אותנו בארגון זה, אני מאמין, להפוך בהירות, שקיפות
Netlik, şeffaflık ve empatiyi ulusal bir öncelik haline getirmek bence, bizim ve bu organizasyonun görevidir.يتوجب علينا .. وعلى هذه المؤسسة، كما أعتقد، لجعل الوضوح، الشفافية،
Netlik, şeffaflık ve empatiyi ulusal bir öncelik haline getirmek bence, bizim ve bu organizasyonun görevidir.国家の優先事項に することが私たちと この機関の使命なのです
Netlik, şeffaflık ve empatiyi ulusal bir öncelik haline getirmek bence, bizim ve bu organizasyonun görevidir.眼見周圍都官樣文章 我相信我哋同呢個局都責無旁貸 要將化繁為簡睇為國家嘅優先政策
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Ændringen i oxytocin forudsagde mængden af empati.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.A mudança na oxitocina previu as suas emoções de empatia.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Az oxytocin-szint megváltozása előre vetítette az empátiás készségüket.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.De wijziging in de oxytocine voorspelde hun gevoelens van empathie.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Die Änderung des Oxytocinlevels prognostizierte ihr Mitgefühl.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Il cambiamento nell'ossitocina testimoniava i loro sentimenti di empatia.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.옥시토신의 변화가 감정이입의 그들의 감정을 예측합니다
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Le changement du taux d'ocytocine prédisait leur sentiment d'empathie.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Los niveles de oxitocina predijeron sentimientos de empatía.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Muutos tasossa ennusti heidän tunteensa empatiasta.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Perubahan kadar oksitosin itu memperkirakan empati mereka.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Schimbarea nivelului de oxitocină le influența gradul de empatie.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Sự thay đổi mức oxytocin có thể dự báo được sự cảm thông của họ.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Změna oxytocinu předpověděla jejich pocity empatie.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Zmena oxytocínu predurčovala ich pocity empatie.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Zmiana poziomu oksytocyny zapowiadała to, że będą odczuwać empatię.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Η αλλαγή στην ωκυτοκίνη προέβλεπε τα συναισθήματα της ενσυναίσθησης.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Зміни в рівні оксицотину дозволяли передбачити їхнє співчуття.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Изменения в уровне окситоцина предсказывали их сочувствие.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Промяната в окситоцина предсказа тяхното съчувствие.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.השינוי באוקסיטוצין ניבא נכון את תחושות ההזדהות הרגשית שלהם.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.إن التغيير في مستوى الأوكسيتوسين إنعكس فوراً على مشاعر التعاطف لديهم.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.共感をどれほど感じているかわかりました 共感こそが人を他者と
Oksitosin size arkadaşlarınız ve ailenizle fiziksel temas kurmanız için zorlar. Empati yeteneğinizi arttırır.옥시토신은 당신의 주변 사람들과 신체 접촉을 원하게 해요. 공감하는 능력을 향상시켜주죠.
O makinelerde empatiye yer yok.Acele mașinării nu au loc de empatie.
O makinelerde empatiye yer yok.Ces machines n'ont pas de place pour l'empathie.
O makinelerde empatiye yer yok.Die machines hebben geen plaats voor empathie.
O makinelerde empatiye yer yok.Diese Maschinen haben keinen Platz für Einfühlung
O makinelerde empatiye yer yok.En esas máquinas no tiene sentido la empatía.
O makinelerde empatiye yer yok.Essas máquinas não são simpáticas.
O makinelerde empatiye yer yok.그런 기계들은 감정이란게 없죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod