Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?¿Piensas que no sé las ordenes de quien tengo que obedecer?
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?Vous pensez que je ne sais pas de qui je dois suivre les ordres ?
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?Νομίζεις, ότι δεν ξέρω ποιος κάνει κουμάντο;
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?まさか・・
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır. - Başbakan...دبلوماسي بارك, انت تعيقني من القيام بعملي
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır.Park diplomata, ez beavatkozás a Miniszterelnök utasításába.
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır.Διπλωμάτη Παρκ... Αυτό είναι παρεμπόδιση της δικαιοσύνης.
Nasıl emirlerime karşı gelirsin? Benden başka görüşeceğim kim var ki?Comment osez-vous désobéir à mes ordres ?NQui allez-vous rencontrer ?
Nasıl emirlerime karşı gelirsin? Benden başka görüşeceğim kim var ki?Pontosan ki az, rajtam kívül, akivel találkoznod kell?
Nasıl emirlerime karşı gelirsin? Benden başka görüşeceğim kim var ki?Με ποιον πέρα από εμένα έχεις να συναντηθείς;
Nasıl emirlerime karşı gelirsin? Benden başka görüşeceğim kim var ki?هل تتحدى اوامري....بمن ستلتقي؟
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Bespeaking trang phục biển của mình, ra lệnh chuông nút áo gilê của mình; dây đai trowsers vải của mình.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Bespeaking си морски дрешки, той поръчки звънец-бутоните му жилетки; ремъци към му платно trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Em bespeaking seu mar-roupa, ele ordena sino-botões para seus coletes; tiras para sua calças de lona.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.En bespeaking su mar-equipo, ordena campana botones para sus chalecos, correas para sus pantalones de lona.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking a tengeri felszerelés, megparancsolja harang-gombokat a mellények, hevederek a vászon trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking hänen meri-asu, hän tilauksia Bell-painikkeita hänen liivit, hihnat hänen kankaalle trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking hans sø-outfit, ordrer han klokke-knapper til hans veste, stropper til sit lærred trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking his morsko obleko, je naročil bell-gumbi svoji telovniki, trakovi za njegovo platno trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking nya pakaian laut, ia memerintahkan bel-tombol untuk waistcoats Nya; tali untuk trowsers kanvas.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking sin havs-outfit, beställer han klocka-knapparna för att hans västar, remmar sin duk trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking suo mare-vestito, ordina campana pulsanti al suo gilet, cinghie per sue tele pantaloni.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking své moře výstroj, on objednává Bell-tlačítka pro své vesty, popruhy jeho plátno trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking svoje more výstroj, on objednáva Bell-tlačidlá pre svoje vesty, popruhy jeho plátno trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking zijn zee-outfit, bestelt hij bel-knoppen om zijn vesten, riemen aan zijn doek trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In zeugende seine See-Outfit, befiehlt er bell-Tasten, um seine Weste; Spanngurten seine Leinwand Hosen.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.그의 waistcoats 그의 바다의 모습을 bespeaking, 그는 주문 종 - 버튼을, 스트랩 to 그의 캔버스 trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.W bespeaking jego morza strój, każe dzwon-przyciski do jego kamizelki, paski do jego trowsers płótnie.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.В гласу своей морской наряд, он приказывает колокол-кнопки, чтобы его жилеты, ремни его trowsers холсте.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.У гласу своєї морської наряд, він наказує дзвін-кнопки, щоб його жилети, ремені його trowsers полотні.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.ב שהעידה שלו בגד הים, הוא מורה פעמון לחצנים מותניות שלו; רצועות בד trowsers שלו.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.في الدلالة له البحر الزي ، وقال انه أوامر جرس الأزرار لالصدريات له ؛ إلى الأشرطة trowsers قماش له.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.彼のキャンバスtrowsers。 ああ、ヘイシード悪い!どのように激しく、最初のハウリング強風でそれらのストラップをバーストされる
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Eles correm o risco de multas, prisão e até possíveis ordens de partida.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Enfrentan multas, arrestos, detenciones, incluso posibles órdenes de expulsión.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Ils risquent des amendes, l'arrestation, la détention, et même de potentiels ordres d'expulsion.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Они рискуют штрафами, арестом, задержанием и даже потенциальной депортацией.
Seçili emirleri güncelleActualizar as categorias seleccionadas
Seçili emirleri güncelleActualizar operaciones seleccionadas
Seçili emirleri güncelleAggiorna banche e conti selezionati
Seçili emirleri güncelleAktualizovat vybrané kategorie
Seçili emirleri güncelleAktualizuj zaznaczone operacje
Seçili emirleri güncelleAusgewählte Banken und Konten aktualisieren
Seçili emirleri güncelleFrissíti a kiválasztott műveletet
Seçili emirleri güncelleImportă semne de carte standard
Seçili emirleri güncelleModifier les catégories sélectionnées
Seçili emirleri güncelleOpdatér markerede operationer
Seçili emirleri güncelleUppdatera markerade kategorier
Seçili emirleri güncelleWerk geselecteerde bewerkingen bij
Seçili emirleri güncelleГрешка при създаване на сметката
Seçili emirleri güncelleОновити позначені категорії
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.De, der giver jer ordrer, må have sendt dem.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.De som ger er order måste ha skickat dem.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Deve averli mandati lo stesso che vi ha dato gli ordini.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.El que os dio órdenes debe de haberlos enviado.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Musiał ich posłać ten, kto wydaje wam rozkazy.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Ne lähetti varmasti se, joka antoi teille määräyksenne.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Quem vos dá ordens deve tê-los mandado sair.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Αυτός που σας έδωσε διαταγές πρέπει να έστειλε κι αυτά.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Их послал тот, кто отдал вам приказ.