Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Наверное, тебе стоит... Что за... Достали уже!
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Aku dihantar oleh menteri pertahanan ... ...atas perintah terus dari Presiden Amerika Syarikat.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Am fost trimis aici de Secretarul Apărării la ordinul direct al preşedintelui Statelor Unite.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Bộ trưởng bộ Quốc phòng cử tôi đến... ...thừa lệnh của Tổng Thống Hoa Kỳ.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Ik kom in opdracht van Defensie, en van de president.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Jag har skickats av försvarsministern på direkt order från presidenten.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Jeg er sendt af forsvarsministeren på præsidentens direkte ordre.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Pošilja me obrambni minister po predsednikovem ukazu.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Przysłał mnie Sekretarz Obrony... ...na osobisty rozkaz prezydenta Stanów Zjednoczonych.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Puolustusministeri lähetti minut tänne USA:n presidentin käskystä.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Sono stato inviato dal Ministro della Difesa a nome del Presidente.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Unser Verteidigungsminister hat mich hergeschickt, auf direkten Befehl des Präsidenten.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Μ'έστειλε εδώ ο υπουργός άμυνας με διαταγή του Προέδρου.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Изпраща ме секретарят на отбраната по нареждане на президента.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.?מר סטמפר
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.بأمر مباشر من رئيس الولايات المتحدة
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!I skulle jo adlyde vores ordrer!
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!Luulin, että teidät tehtiin tottelemaan määräyksiämme.
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!Ni skulle ju lyda våra order!
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!Non eravate stati creati per obbedire ai nostri ordini?
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!¡Pensaba que os crearon para obedecer nuestras órdenes!
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!Pensei que tinham sido criados para obedecer às nossas ordens!
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!Podobno mieliście słuchać naszych rozkazów.
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!Νόμιζα ότι δημιουργηθήκατε να υπακούτε εντολές μας!
Emirlerimizi uygulamak için yaratıldığınızı sanıyordum!Я думал, вас создали для того, чтобы вы нам подчинялись!
Emirlerinize uyacağım, Ekselansları.Betartom a parancsát, Felség.
Emirlerinize uyacağım, Ekselansları.J'obéirai à vos ordres, Votre Altesse.
Emirlerinize uyacağım, Ekselansları.Θα υπακούσω στις εντολές σας, Μεγαλειοτάτη.
Emirlerinize uyacağım, Ekselansları.سأطيع اوامر جلالتك
Emirleri umursamamak ya da basına yalan söylemek hakkında bir şey demedimN-am zis nimic despre ignorarea ordinelor sau minţirea presei.
Emirleri umursamamak ya da basına yalan söylemek hakkında bir şey demedimNeříkala jsem nic o ignorování rozkazů a lhaní novinářům.
Emirleri umursamamak ya da basına yalan söylemek hakkında bir şey demedimNie mówiłam nic o ignorowaniu rozkazów i okłamywaniu dziennikarzy.
Emirleri umursamamak ya da basına yalan söylemek hakkında bir şey demedimNo dije nada acerca de ignorar órdenes y mentir a la prensa.
Emirleri umursamamak ya da basına yalan söylemek hakkında bir şey demedimNon ho parlato di ignorare gli ordini o mentire alla stampa.
Emirleri umursamamak ya da basına yalan söylemek hakkında bir şey demedimΔεν είπα να αγνοείς εντολές ή να ψεύδεσαι στον Τύπο.
Emirleri umursamamak ya da basına yalan söylemek hakkında bir şey demedimЯ ничего не говорила о неподчинении приказам и вранье в прессе.
Emirleri umursamamak ya da basına yalan söylemek hakkında bir şey demedim今してほしことは、、、、 >今の時点では、僕はまだ生垣で踏ん張っているということ。
Evim, Elijah Mohammad'in emirleri altındaki Siyahi Müslüman hareketi tarafından bombalandı.그것은 엘리야 무하마드의 주문에 따라 블랙 이슬람 운동에 의해 폭격 했다.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.Suomi muuttui Venäjän vallan aikana erityiseksi alueeksi, jota kehitettiin keisarin käskystä.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.Under Ryssland blev Finland ett speciellt område som utvecklades på kejsarens order.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.تحولت فنلندا أثناء فترة السيطرة الروسية إلى منطقة خاصة، حيث أنه تم تطويرها بأوامر من القيصر.
Her zaman böyle pervasız biri miydin? Yoksa biraz tecrübe kazandın diye emirlerime mi uymuyorsun?Kau selalu sembrono? atau kau sudah punya sedikit pengalaman, kau mengacuhkan perintahku?
Kimblee'nin emirleri.Det er Kimblees ordre.
Kimblee'nin emirleri.Kimblee käski.
Kimblee'nin emirleri.Kimblee tak rozkazał.
Kimblee'nin emirleri.Kimblys order.
Kimblee'nin emirleri.Órdenes de Kimblee.
Kimblee'nin emirleri.Ordens do Kimblee.
Kimblee'nin emirleri.Sono gli ordini di Kimblee.
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Adlyder I Kimblee, og vil I dræbe os?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!¿Estáis aquí bajo órdenes de Kimblee para matarnos a todos?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Har Kimbly skickat er för att döda oss?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Kimblee rozkazał wam nas zabić?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Määräsikö Kimblee sinut tänne tappamaan meidät kaikki?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Siete qui per ordine di Kimblee per ucciderci tutti?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Têm ordens do Kimblee para nos matar a todos?!
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Ήρθες με διαταγή του Κίμπλι να μας σκοτώσεις όλους;
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Ты пришёл по приказу Кимбли, чтобы убить всех нас?!
Kimblee'nin emirleri.Διαταγές του Κίμπλι.
Kimblee'nin emirleri.Приказ Кимбли.