Albayın emirleri neydi?Vad är överstens order?
Albayın emirleri neydi?Ποιες είναι οι οδηγίες του συνταγματάρχη;
Albayın emirleri neydi?Каковы были приказы полковника?
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.A Luftwaffe értékeli a becsületességet és a fegyelmet.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.De Duitse luchtmacht is trots op orde en discipline.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.El orden y la disciplina en la Luftwaffe son una cuestión de honor.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.I Luftwaffe är ordning och disciplin en hederssak.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.I Luftwaffe er orden og disciplin en æressag.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.Perintah Luftwaffe agar kita mendisiplinkan masalah kehormatan.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.Η υπακοή στην Λουτβάφε είναι ζήτημα τιμής.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.Луфтвафе ред и дисциплина е въпрос на чест.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.Немското Луфтвафе се гордее. С реда и дисциплината си.
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.הלופטוואפה הגרמני גאה .בסדר ומשמעת שלו
Alman Havacılar disiplin ve emirleri yerine getirme ile övünür.سلاح الجو الألماني يعتز بإنضباطه
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Ale problém je, že keď som odišla z domu a šla na vysokú školu, začalo mi strýkove komandovanie chýbať.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Das Problem ist jedoch, als ich daheim auszog und ans College ging, fehlten mir seine Befehle.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.De, ahogy bekerültem a főiskolára, hiányozni kezdtek az utasításai.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Het probleem is dat ik, toen ik het huis verliet om te gaan studeren, zijn bevelen begon te missen.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Jednak gdy wyjechałam na studia, zaczęło mi brakować jego poleceń.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.하지만 문제는, 제가 막상 대학을 가기 위해 집을 나오게 되자 삼촌의 잔심부름 명령들을 그리워하게 됐다는 겁니다.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Mais le problème est que, quand j'ai quitté la maison pour l'université, Ses ordres ont commencé à me manquer.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Mas o problema é que, quando eu saí de casa e fui para a faculdade, comecei a sentir falta das ordens dele.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Men när jag flyttade hemifrån för att gå på college började jag sakna hans krav.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Problema a apărut însă atunci când am plecat la facultate. A început să-mi fie dor de "ordinele" lui.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Problém nastal, když jsem odešla z domu na vysokou školu, začalo mi jeho komandování chybět.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Tapi masalahnya, ketika saya mulai kuliah dan keluar dari rumah, saya jadi merindukan perintahnya.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Але коли я поїхала навчатися в колеж, мені бракувало цього.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Но проблемът е, че когато напуснах дома и отидох в колеж, започнаха да ми липсват командите му.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.Проблема в том, что когда я покинула дом и поступила в колледж, я начала скучать по его командам.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.אבל הבעיה היא, שכשעזבתי את הבית והלכתי למכללה, התחלתי להתגעגע לפקודות שלו.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.لكن المشكل أنه، حين خرجت من البيت وذهبت للجامعة، بدأت أفتقد أوامره.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.彼の指令が恋しくなりました だから金のタイプライターを作り
Anlıyorum. Neden bizim malımıza ihtiyaç duyuyorsun? Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum....مرحباً، مرحباً إنّه...مرحباً؟ مرحباً؟
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.반면에, 제 친구는 유능한 테러리스트였습니다 왜냐면 그녀는 지시를 잘 따랐기 때문입니다.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.La mia amica, invece, era una buona terrorista perché era molto brava a eseguire gli ordini.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Meine Freundin dagegen war eine gute Terroristin, weil sie sehr gut darin war, Befehle zu befolgen.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Mi amiga, por el contrario, era una buena terrorista porque era muy buena siguiendo órdenes.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Min veninde, på den anden side, hun var en god terrorist fordi hun var meget god til at følge ordre.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Moje kamarádka se, naproti tomu, byla dobrým teroristou, protože byla dobrá v plnění rozkazů.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Mon amie, au contraire, était une bonne terroriste parce qu'elle obéissait bien aux ordres.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Na strane druhej, moja priateľka bola dobrá teroristka, lebo veľmi dobre plnila príkazy.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Prietena mea, pe de altă parte, era o bună teroristă fiindcă era bună la urmat ordine.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Z kolei moja przyjaciółka była dobrą terrorystką, bo świetnie jej wychodziło wykonywanie rozkazów.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Η φίλη μου, από την άλλη μεριά, ήταν καλός τρομοκράτης γιατί ήταν πολύ καλή στο να υπακούει σε εντολές.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Моя подруга, з іншого боку, була хорошим терористом, тому що вона чудово слідувала наказам.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Моя подруга, с другой стороны, была неплохим террористом, потому что она отлично выполняла приказы.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.Моята приятелка от друга страна, тя беше добра терористка защото тя беше много добра в следването на заповеди.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.חברתי, לעומת זאת, הייתה טרוריסטית טובה מכיוון שהייתה טובה מאוד במילוי אחר הוראות.
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.صديقتي , علي الجانب الآخر , كانت إرهابية جيدة لأنها كانت جيدة جداً في إتْباع الأوامر .
Arkadaşımsa, emirleri iyi uyguladığı için iyi bir terörist olmuştu.彼女は命令に従うことに長けていたからです それに暴力行為を受け入れていました
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Así que en vez de dar órdenes, ahora construyes consenso y construyes un sentido de propósito compartido.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.A tak místo přikazování, pracujete na shodě a budujete pocit sdíleného cíle.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.A tak, namiesto vydávania rozkazov, budujete teraz konsenzus, vytvárate pocit zdieľaného zmyslu.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Così, invece di impartire ordini, si doveva costruire consenso e il senso di un obiettivo condiviso.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Deci, în loc să dai ordine, acum construiești un consens și creezi sentimentul unui scop comun.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Então, em vez de dar ordens, estamos agora a construir consensos, a construir um sentido de objetivo comum.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Et donc au lieu de donner des ordres, vous construisez un consensus et vous construisez un sens de but commun.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.In plaats van orders uitdelen, probeer je nu consensus te creëren en het gevoel van een gezamenlijk doel.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.그래서 명령을 내리는 대신에 이제는 공감대를 형성해야 합니다. 공통의 목적의식을 갖도록 해야 하죠.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Parancsok kiosztása helyett konszenzusra törekszel és a közös cél érzetét kelted benned.