Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Så i stedet for at give ordrer, bygger man nu en konsensus og man bygger en sans for fælles formål.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Więc zamiast wydawać rozkazy, budujesz teraz konsensus. i budujesz poczucie wspólnego celu.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Έτσι, λοιπόν, αντί να δίνεις εντολές, τώρα χτίζεις συναίνεση και μία αίσθηση κοινού σκοπού.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.И вместо да давам заповеди, сега трябваше да създавам консенсус и да изграждам усещане за споделена цел.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.И вместо того, чтобы отдавать приказы, вы создаете согласованность, создаете ощущение общей цели.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.אז במקום לתת פקודות, אתה עכשיו בונה קונצנזוס ואתה בונה תחושה של מטרה משותפת.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.وبدلاً من اعطاء الاوامر انت الان تبني " توافق آراء " وانت تبني " هدف مشترك "
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.意見の一致を図り 共通の目的を認識する という方法をとります もっとも大きな変化と 言えるのは おそらく
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.Geen ruimte voor mystieke wezens, aangestuurd vanuit de goddelijke wereld.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.신성한 혼 같은 것의 도움이 필요하지 않게 되었지요.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.Och det fanns inte plats för- -mystiska varelser och talande gudar.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.Plus de place pour les créatures mystérieuses inspirées par le divin.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.Und es gibt keinen Raum mehr für mystische Kreaturen, die Befehle vom Göttlichen annehmen.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.מעל כל האלים והמסתורין, וכבר אין מקום ליצורים מסתוריים שמקבלים תכתיבים שמיימיים.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.فوق كل الآلهة والأسرار ، وليس ثمة متسع للمخلوقات الصوفية التي تتلقى الإملاء من الآلهة.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.神の言葉を伝える謎の生き物は 消えた... 合理的人文主義の 誕生です
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Además, puede ser que mi soldado sólo seguía mis órdenes.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Dessutom kanske min flygspanare bara följde mina order.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Desuden kan det være, min soldat bare fulgte mine ordrer.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Lagi pula, prajuritku hanya mematuhi perintahku.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Másrészről...lehet, hogy csak az én parancsaimat követi.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Trouwens, misschien volgde hij alleen maar mijn orders op.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Εξάλλου ακολούθησε τις διαταγές μου.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Между другото... Може би просто е следвал заповедите ми.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.Също така тя може да бъде, моя войник просто следвайте заповедите ми.
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.חוץ מזה, אולי החייל .רק מילא את הוראותי
Ayrıca, belki de gözcüm benim emirlerimi uyguluyordur.بجانب . ربما يكون رجلي يتبع أوامري فحسب
Babam... ...ve ben... ...tüm hayatımızı sizin emirlerinize itaat ederek geçirdik.Az apám és én életünk során soha nem tettünk semmit az akarata ellen.
Babam... ...ve ben... ...tüm hayatımızı sizin emirlerinize itaat ederek geçirdik.Mon père et moi n'avons jamais été à l'encontre de vos désirs.
Babam... ...ve ben... ...tüm hayatımızı sizin emirlerinize itaat ederek geçirdik.Ο πατέρας μου... Και εγώ... Δεν έχουμε παρακούσει ποτέ τις εντολές σας όλη μας την ζωή.
Babam... ...ve ben... ...tüm hayatımızı sizin emirlerinize itaat ederek geçirdik.ابي, وانا لم نخالف قط اوامرك
Başkan burada değil diye mi Prenses'in emirlerine karşı geliyorsunuz?Az Elnök úr már nincs itt, ezért figyelmen kívül hagyja a hercegnő parancsát?
Başkan burada değil diye mi Prenses'in emirlerine karşı geliyorsunuz?Le Président n'est plus làNvous désobéissez donc aux ordres de la Princesse ?
Başkan burada değil diye mi Prenses'in emirlerine karşı geliyorsunuz?Απορρίπτετε την διαταγή της Πριγκίπισσας επειδή ο Πρόεδρος δεν είναι ζωντανός;
Başkan burada değil diye mi Prenses'in emirlerine karşı geliyorsunuz?هل ترفض اوامر الاميرة لان الرئيس ليس موجود؟
Başkumandanın emirleri böyle!Det är överbefälhavarens order!
Başkumandanın emirleri böyle!Det beordrer øverstbefalende!
Başkumandanın emirleri böyle!São as ordens do Comandante Supremo!
Başkumandanın emirleri böyle!Se on ylipäällikön määräys.
Başkumandanın emirleri böyle!¡Son las órdenes del General!
Başkumandanın emirleri böyle!Sono gli ordini del Comandante Supremo!
Başkumandanın emirleri böyle!To rozkazy Najwyższego Dowódcy.
Başkumandanın emirleri böyle!Αυτό διέταξε ο ανώτατος διοικητής!
Başkumandanın emirleri böyle!Это приказы Верховного главнокомандующего!
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Có thể bạn chú ý trong phép so sánh giữa bóng chày và pizza, với bóng chày, tất cả là yêu cầu.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.느끼셨겠지만, 야구와 피자의 비유를 비교해보면, 야구 모델에서는 모든 것이 명령입니다.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Mohli ste si všimnúť v porovnaní baseballu a pizze, že pri baseballe je to celé o príkazoch.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Možná jste si všimli, že v porovnání baseballu a pizzy, v baseballu jsou všechno příkazy.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Poate aţi observat în comparaţia dintre baseball şi pizza. La baseball, toate sunt comenzi.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Puede que hayan notado al comparar el béisbol con la pizza, que en el béisbol todo son órdenes.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Talán észrevették a baseball és pizza hasonlatokban, a baseballban minden parancsra történik.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Μπορεί να παρατηρήσατε στη σύγκριση μπέιζμπολ και πίτσας, στο μπέιζμπολ, όλα είναι εντολές.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Ви, можливо, помітили, порівнюючи бейсбол і піцу, що в бейсболі все відбувається по команді.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Вы могли заметить, сравнивая бейсбол и пиццу, что в бейсболе всё происходит по команде.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Може би сте забелязали в бейзбола и пица сравнението, в бейзбола всичко е команди.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.אולי שמתם לב שבהשוואה בין בייסבול ופיצה בבייסבול, הכל מוצג כהוראות.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.لابدّ أنك لاحظت في نموذج مقارنة البيسبول والبيتزا, تحت البيسبول يوجد أوامر فقط.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.野球とピザの比較で 言えることは — 野球では全てが感嘆符での — 命令です
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Io sono un soldato, devo obbedire agli ordini di chi sta sopra di me.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Jag är soldat och måste lyda order från högre ort.