Kutuz bütün Memluklu emirlerini acil bir toplantıya çağırdı.驚いた元老院は直ちに全体会議を招集した。
Onbaşı Joseph Bowman: Yine Mason'dan daha aşağı rütbededir ancak ara sıra bize emirler verir.小委員会議長のジョン・O・パストーレは過去にはロジャースの仕事をあまり知っておらず、時々せっかちな人間と描写されることもあった。
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.主教們現在應表現出與他們的牧職相稱的行為。
Yahudilik'teki cennet (Gan Eden), cehennem (Geinam), hüküm günü vb. ilgili emirleri Talmud açıklamıştır.論陰陽五行,天干之庚屬陽之金,地支之午屬陽之火,是火尅金相尅。
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.然而,他卻選擇了遵從她的命令。
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.但他們皆因曾受維摩詰居士指正,而婉拒佛的差遣。
Genelde emirlerde mümkündür.命令通常可变。
Tiyatroların inşa edilmesi için emirler verdi ve spor oyunlarını destekledi.他下令建造劇院和促進競技運動。
Şirvanşahlar ve Derbent emirleri bu baskınlara karşı mücadele veriyorlardı.此後,成氏側和憲忠側的武士經常因為押領對方的所領而對立。
Rusya Federasyonu Emirleri veya madalyaları eşliğinde giyilirse, bu madalya önceliklidir.如果佩戴了其它俄罗斯联邦勋章或奖章,后则者具有优先权。
İsyandan sonra, Şirvan emirleri halka karşı zulüm ve gaddarlıklarını daha da arttırdılar.應仁之亂後,宗教勢力因治安惡化而強化武力。
Bir dizi emirler yayınladı ve emirlerin uygulanması için Tekalif-i Milliye Komisyonları kuruldu.前後督促府屬各縣種植楊柳數百萬株,官路成蔭。
Cennete geri alınmadı ancak cennetten gelen emirleri uygulaması gerekti.耶和华曾吩咐他不可随从别神.他却没有遵守耶和华所吩咐的。
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.그들은 부하들을 평등하게 대우하는 것을 최우선으로 하고 있다.
2. Yasa, Bir robot insanların verdikleri emirlere uymak zorundadır.제2법칙:로봇은 인간의 명령에 반드시 복종해야만 한다.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.숙종때 충절사라 사액하였으며, 정조 때 충장(忠壯)이라는 시호를 내렸다.
Bundan sonra, yapabilecekler için emirler verildi.그 뒤 예정된 일련의 명령을 수행한다.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.그러고 나서 그의 동생이 명령을 차지하였다.
Bu sülaleden hüküm süren emirlerden ilki Hamdan bin Hamdûn'dur.אך כאמור, הריכוזים הגדולים היו בצַעְדַּהּ (מעל 1,000 נפש), בחַיְדַאן (מעל 1,000 נפש) בבַּרַט (מעל 1,000 נפש).
Eylül ayı sonlarında hem General Friessner hem de Mareşal Malinovski, yeni emirler aldılar.בסוף ספטמבר קיבלו הן פריסנר והן מלינובסקי פקודות חדשות.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.נשים שלא צייתו לחוק נענשו בחומרה.
Perry'e emirleri verir.עורך פקודות מאקרו.
Otuz yıl boyunca aklımın emirleri dışında hiçbir şey dinlemedim.מפקד אשר בשלושים וארבע שנות חייו לא החסיר אף מערכה ממערכות עמו.
Bölüm 7/8 Konusu : Bir askerin görevi emirlere itaat etmektir.ר"מ 7 - חופשה ללא תשלום למשרתי קבע ר"מ 8 - חיילים בדחיית שירות.
Onbaşı Joseph Bowman: Yine Mason'dan daha aşağı rütbededir ancak ara sıra bize emirler verir.עונה לאחר מכן, מונה ג'ון רובסון כמנג'ר הקבוצה, אבל הקבוצה עדיין לא הצליחה לשחזר את היכולות מהעונות הקודמות.
Ben sadece emirleri uyguluyorum.אני רק ממלא פקודות.
Ben sadece emirleri uyguluyorum.אני רק ממלאת פקודות.
Tom sadece emirleri yerine getiriyordu.טום פשוט מילא פקודות.
Tom sadece emirleri yerine getiriyordu.טום רק מילא פקודות.
Yanni sadece emirleri yerine getiriyordu.יאני פשוט מילא פקודות.
Yanni sadece emirleri yerine getiriyordu.יאני רק מילא פקודות.
Sağa sola herkese emirler yağdırmaya başlar.Срещу десния фланг се провеждат сковаващи действия.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Те изпълняват неговите заповеди.
Osman et-Tavilî, Allah'ın emirlerine tam uyup, yasaklarından şiddetle sakınırdı.Тогава разкъсвали животното, което въплъщавало бога и го изяждали сурово, изяждайки самия бог.
Yaygın tedavi araçları mizah kullanımı, tarihi anları ve mantığa aykırı emirleri içermekteydi.Общите терапевтични средства включват използването на хумор, исторически примери и парадоксални заповеди.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Вергилий пише, че не трябва да се стрижат болни овце и да не се ползва вълната добита от тях.
Tanrı, emirlerine uyanları mükafatlandırır, uymayanları eğer tövbe etmezlerse cezalandırır.Moli Boga da ga uvijek štiti i ne odjeljuje se od njega, a on će zauzvrat preobraćati nevjernike i grješnike.
Bu emirlerin başında Emir Bozaba gelmekteydi.Odmah su ih poveli u izvršavanje zapovijedi.
Genelde sadece Goyle olarak hitap edilen karakter, Draco Malfoy'un emirlerini yerine getirip onu takip eder.Prijatelj je Draca Malfoya kojeg uvijek slijedi uokolo i izvršava njegove naredbe.
Barzan Şeyhleri Amidiye Emirleri soyundan gelmektedir.Nakon toga žandari napuštaju Čanak.
Ek iki öğretmenin emirleri reddettiği sürümde (17. deney) 40 denekten sadece 4'ü deneye devam etti.Keď 2 prídavní učitelia odmietli vyhovieť (Experiment 17), len 4 účastníci zo 40 pokračovali v pokuse.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Za neuposlúchnutie týchto príkazov ľudí postihovali ťažké tresty.
Güneyinde Emirler ve Kıralan(Hacıkırı) köyleri bulunmaktadır.V katastri dediny sa nachádzajú tvrdze Božejovice (Božovice) a Modliškovice (Dvorce).
Bu çeşitlemede 40 denekten sadece 3'ü gözlemcinin emirlerine karşı geldi.V tejto obmene sa len 3 zo 40 vzopreli experimentátorovi.
Tiyatroların inşa edilmesi için emirler verdi ve spor oyunlarını destekledi.Ukazal je gradnjo gledališč in spodbujal atletske igre.
Örneğin köleler, efendilerinin emirlerine hiç dikkate almadılar.Nekateri Jediji pa se uprejo ukazom svojih mojstrov.
Yine de emirleri Kimon veriyor gibi davranıldı.Pastarieji buvo panaduoti kimono siūvimui.
Gemiyi kullanır ve mürettebata emirler verir.Laivo įgula eksploatuoja laivą, kapitonas duoda nurodymus eksploatacijai.
Bunun üzerine von Manstein taarruzun durdurulması yönünde emirler çıkardı.E. fon Manšteino vadovautoms pajėgoms buvo pavesta užimti Krymą.
Ancak yürütdüğü bu politika bazı türkmen emirleri tarafından beğenilmedi.Tačiau dėl kai kurių nuostatų Malajos Sąjunga nebuvo mėgiama.
Perry'e emirleri verir.Ta saadab sõna Aragornile.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Mehi, kes teda ei austanud, karistati väga karmilt.
Bu belge ile ayanlar, hükumet emirlerini dinleyeceklerine söz veriyorlardı.Meister ja tema asetäitja pidid vanduma, et järgivad neid tavasid.
Bu emirler tüm İSK askerlerine ulaşmalıdır."Kõik need sattusid Saksa vägede kätte.
Albayın emirleri neydi?¿Cuáles fueron las órdenes del coronel?
Albayın emirleri neydi?Hvad er oberstens ordrer?
Albayın emirleri neydi?Jakie były rozkazy pułkownika?
Albayın emirleri neydi?Mitkä olivat everstin määräykset?
Albayın emirleri neydi?Quais foram a ordens do Coronel?
Albayın emirleri neydi?Quali erano gli ordini del colonnello?