Ana içeriğe geç
Sözlük

emirler ile cümle

emirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Jeg er soldat og må adlyde ordrer fra højerestående.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Jestem żołnierzem, muszę słuchać rozkazów.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Olen sotilas, joten minun on toteltava ylempiäni.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Sou soldado, logo tenho de obedecer às ordens dos meus superiores.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Soy un soldado, así que debo obedecer las órdenes de un superior.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Είμαι στρατιώτης, πρέπει να υπακούω στις εντολές ανωτέρων.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Я солдат и должен подчиняться приказам вышестоящих.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Aku seorang perwira Inggris, dan aku punya hak untuk tidak mendengarmu.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Én brit tiszt vagyok és nem fogok parancsot elfogadni tőled.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Ik ben een Brits officier en ik ben niet van plan om bevelen van jou te aanvaarden.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Jag är brittisk officer och tar inte order av dig.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Jeg er britisk Officer, og jeg har ikke til agt at lyde dine ordrer.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Soy un oficial británico, y no tengo porque obedecer sus órdenes.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Είμαι ένας Βρετανός αξιωματικός, και δεν παίρνω διαταγές από εσένα!
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Аз съм английски офицер и няма да приемам заповеди от теб.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Аз съм британски офицер, и аз не трябва да се вслушат да звучи вашите поръчки.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!אני קצין בריטי ואין לי כל כוונה .לקבל ממך פקודות
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!أنا ضابط بريطاني و ليس لدي النية في تلقي الأوامر منك
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Cứ làm mình điên lên?
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Kupikir kau harus ... Apa lagi ini ... Siapa yang menggangguku sekarang?
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Kupikir kau harus ... Apa lagi ini ... Siapa yang menggangguku sekarang?
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Tu devrais... Putain... Qui c'est encore ?
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Наверное, тебе стоит... Что за... Достали уже!
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Când scrii un program, îi dai calculatorului o serie de comenzi care arata ca o formă ciudată de engleză.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Když píšete program, dáváte počítačí sérii příkazů, které vypadají jako taková zvláštní forma angličtiny.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Keď píšete program, dávate počítaču sériu príkazov. Je to niečo ako zvláštna forma jazyka.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Kiedy piszez program, wydajesz komputerowi szereg komend. To jakby taka dziwna forma angielskiego.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.프로그램을 작성한다는 것은 컴퓨터에게 일련의 명령어를 주는 것입니다 영어가 이상한 형태로 되어 있는 것 처럼 보일겁니다
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Kun ohjelma kirjoitetaan, annamme tietokeneelle sarjan käskyjä, jotka näyttävät oudolta englannin kieleltä.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Коли ми пишемо програму, ми даємо комп'ютеру низку команд, що схожі на трохи дивну форму англійської мови.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.כשאתם כותבים תוכנה, אתם מעבירים למחשב סדרה של פקודות זה נראה כמו אנגלית משונה.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.当我们在写程序的时候,我们在給电脑输入 一系列的指令。 这样说有点奇怪。
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.英語を使ったヘンテコな形をしているんだよ。 従順な犬を思い浮かべてみて。その犬はあなたの命令を聞いて、あなたが指示した通りに行動するんだよ。
Bu, beni çok rahatsız ediyor. Emirlere uyuyorlar, ama uydukları emir ne.- Empieza a rallarme, porque solo están siguiendo órdenes pero, ¿qué órdenes están siguiendo?
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.C'est une sorte de rubrique d'Anne Landers géante.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Es ist wie eine riesige Kolumne von Ann Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Este un fel de coloană Anne Landers format mare.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Es una especie de columna de Anne Landers pero a escala mayor
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.È una sorta di rubrica di Ann Landers in forma elaborata.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.지구촌은 좀 크게 써진 앤 랜더스의 컬럼같다고나 할까요.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Rõ ràng như một mục báo của Anne Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Taka powiększona kolumna Anne Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Подобие усугублённой колонки Энн Ландерс [колонки советов].
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Това е нещо като рубриката на Ан Ландърс в огромни мащаби.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.זהו מעין טור כתוב גדול של אן לאנדרס.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.إنها نوع من أنواع كتابات "ان لاندرز". (مقالة لكاتب بإسم مجهول)
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Aku dihantar oleh menteri pertahanan ... ...atas perintah terus dari Presiden Amerika Syarikat.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Am fost trimis aici de Secretarul Apărării la ordinul direct al preşedintelui Statelor Unite.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Bộ trưởng bộ Quốc phòng cử tôi đến... ...thừa lệnh của Tổng Thống Hoa Kỳ.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Ik kom in opdracht van Defensie, en van de president.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Jag har skickats av försvarsministern på direkt order från presidenten.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Jeg er sendt af forsvarsministeren på præsidentens direkte ordre.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Pošilja me obrambni minister po predsednikovem ukazu.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Przysłał mnie Sekretarz Obrony... ...na osobisty rozkaz prezydenta Stanów Zjednoczonych.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Puolustusministeri lähetti minut tänne USA:n presidentin käskystä.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Sono stato inviato dal Ministro della Difesa a nome del Presidente.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Unser Verteidigungsminister hat mich hergeschickt, auf direkten Befehl des Präsidenten.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Μ'έστειλε εδώ ο υπουργός άμυνας με διαταγή του Προέδρου.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Изпраща ме секретарят на отбраната по нареждане на президента.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.?מר סטמפר
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod