Bu bir emirdir! Defol buradan piç kurusu! Aksi halde toplarını patlatacağım!Wypierdalaj, skurwysynu! albo odstrzelę ci kutasa!
Bu bir emirdir! Defol buradan piç kurusu!Marš dol, pankrt!
Bu bir emirdir!Ini perintah!
Bu bir emirdir!To je rozkaz!
Bu bir emirdir!Είναι διαταγή!
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.C'est une sorte de rubrique d'Anne Landers géante.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Es ist wie eine riesige Kolumne von Ann Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Este un fel de coloană Anne Landers format mare.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Es una especie de columna de Anne Landers pero a escala mayor
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.È una sorta di rubrica di Ann Landers in forma elaborata.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.지구촌은 좀 크게 써진 앤 랜더스의 컬럼같다고나 할까요.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Rõ ràng như một mục báo của Anne Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Taka powiększona kolumna Anne Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Подобие усугублённой колонки Энн Ландерс [колонки советов].
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Това е нещо като рубриката на Ан Ландърс в огромни мащаби.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.זהו מעין טור כתוב גדול של אן לאנדרס.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.إنها نوع من أنواع كتابات "ان لاندرز". (مقالة لكاتب بإسم مجهول)
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.Mientras, esos tiranos seguían a los judíos, tomaban todas sus órdenes y enseñanzas de los judíos.
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.Tyrannen, die den Juden folgen und ihre Befehle und alle
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.И когда те тираны, которые следуют за Иудеями, берут их предписания и все учения от иудеев.
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.Co oznacza, że rozkaz jest tylko jeden:
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.Det betyder, at I kun har en enkelt ordre at adlyde:
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.Det betyder att ni bara vår en order att lyda:
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.Lo que significa que solo tenéis que obedecer a una orden.
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.O que significa que só têm de obedecer a uma ordem.
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.Significa che avete soltanto un ordine cui obbedire.
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.Teidän tarvitsee noudattaa vain yhtä määräystä.
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.Αυτό σημαίνει ότι οφείλετε να υπακούσετε μόνο μία εντολή.
Bu da itaat etmeniz gereken bir tek emir var demek.А это означает, что вы должны исполнить лишь один приказ.
Bu doğru değil. Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Non è così: quando era giovane, 30 anni circa, scrisse quelli che lui chiamò
Bu emir yukarıdan mı?Är det en order?
Bu emir yukarıdan mı?Czy to rozkaz z góry?
Bu emir yukarıdan mı?Er det en ordre?
Bu emir yukarıdan mı?¿Es una orden de los de arriba?
Bu emir yukarıdan mı?É uma ordem superior?
Bu emir yukarıdan mı?-Onko se määräys ylhäältä?
Bu emir yukarıdan mı?Un ordine dai piani alti?
Bu emir yukarıdan mı?Είναι διαταγή εκ των άνω;
Bu emir yukarıdan mı?Это приказ свыше?
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Aku diperintah untuk letupkan.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Am ordin să protejez o detonare la suprafaţă.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Felügyelem a robbantást.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Ich soll sie auf der Oberfläche explodieren lassen.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Ik heb een bevel gekregen.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.- Jag har order att tillse sprängningen.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.J'ai ordre d'assurer cette explosion.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.- Jeg skal sørge for sprængningen.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Mam rozkaz dokonać detonacji powierzchniowej.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Mám své rozkazy.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.- Mi hanno ordinato di farla esplodere.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Moram omogočiti eksplozijo.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Sain käskyn varmistaa laukaisu.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Tengo que proteger la detonación.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Tenho de proteger a detonação.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Tôi nhận lệnh phải cho nổ trên mặt thiên thể!
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Θα προστατέψω την πυροκρότηση.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Длъжен съм да осигуря детонацията.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.Длъжен съм да осигуря детонацията.
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.?לב, איזו דרך ?אתה רואה פה דרכים
Bu görevi tamamlamak için emir aldım.لدى أوامر بالتفجير السطحى