Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Μπορεί να παρατηρήσατε στη σύγκριση μπέιζμπολ και πίτσας, στο μπέιζμπολ, όλα είναι εντολές.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Ви, можливо, помітили, порівнюючи бейсбол і піцу, що в бейсболі все відбувається по команді.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Вы могли заметить, сравнивая бейсбол и пиццу, что в бейсболе всё происходит по команде.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Може би сте забелязали в бейзбола и пица сравнението, в бейзбола всичко е команди.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.אולי שמתם לב שבהשוואה בין בייסבול ופיצה בבייסבול, הכל מוצג כהוראות.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.لابدّ أنك لاحظت في نموذج مقارنة البيسبول والبيتزا, تحت البيسبول يوجد أوامر فقط.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.野球とピザの比較で 言えることは — 野球では全てが感嘆符での — 命令です
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Io sono un soldato, devo obbedire agli ordini di chi sta sopra di me.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Jag är soldat och måste lyda order från högre ort.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Jeg er soldat og må adlyde ordrer fra højerestående.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Jestem żołnierzem, muszę słuchać rozkazów.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Olen sotilas, joten minun on toteltava ylempiäni.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Sou soldado, logo tenho de obedecer às ordens dos meus superiores.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Soy un soldado, así que debo obedecer las órdenes de un superior.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Είμαι στρατιώτης, πρέπει να υπακούω στις εντολές ανωτέρων.
Ben askerim, üstlerimin emirlerine itaat etmeliyim.Я солдат и должен подчиняться приказам вышестоящих.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Aku seorang perwira Inggris, dan aku punya hak untuk tidak mendengarmu.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Én brit tiszt vagyok és nem fogok parancsot elfogadni tőled.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Ik ben een Brits officier en ik ben niet van plan om bevelen van jou te aanvaarden.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Jag är brittisk officer och tar inte order av dig.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Jeg er britisk Officer, og jeg har ikke til agt at lyde dine ordrer.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Soy un oficial británico, y no tengo porque obedecer sus órdenes.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Είμαι ένας Βρετανός αξιωματικός, και δεν παίρνω διαταγές από εσένα!
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Аз съм английски офицер и няма да приемам заповеди от теб.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!Аз съм британски офицер, и аз не трябва да се вслушат да звучи вашите поръчки.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!אני קצין בריטי ואין לי כל כוונה .לקבל ממך פקודות
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!أنا ضابط بريطاني و ليس لدي النية في تلقي الأوامر منك
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Ada dua jenis perintah yang menantang
Beni zorlayan iki tip emir oldu.A törvények két típusa volt különösen megterhelő.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.C'erano due tipi di leggi che sono state particolarmente dure.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Có 2 loại điều luật đặc biệt khó khăn.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Det fanns två slags lagar som var särskilt utmanande.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Dve vrsti pravil sta bili še posebej zahtevni.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.En er waren twee type wetten die in het bijzonder moeilijk bleken.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Es gab zwei Sorten von Gesetzen, die besonders schwer zu befolgen waren.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Et il y avait deux types de lois particulièrement difficiles à appliquer.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Había dos tipos de leyes que eran particularmente complicadas,
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Houve dois tipos de leis que foram particularmente um desafio.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Istnieją 2 rodzaje praw, które są szczególnie wyzywające.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.특별히 쉽지 않았던 두 가지 타입의 율법이 있었습니다.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Oli kahdenlaisia lakeja, jotka olivat erityisen haastavia.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Și au fost două tipuri de legi care au fost provocatoare intr-un mod aparte.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Zvláště dva druhy zákonů byli velmi náročné.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Δυο τύποι κανόνων ήταν ιδιαιτέρως δύσκολοι.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.Имаше два вида закони, които бяха особено предизвикателни.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.И там было два типа законов, которые определенно были испытанием.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.והיו שני חוקים שהיה מאתגר במיוחד לאכוף.
Beni zorlayan iki tip emir oldu.وكان هناك نوعان من القوانين مثلا تحديا على وجه الخصوص .
Beni zorlayan iki tip emir oldu.われわれが日々犯す小さい罪を犯すなという戒律です
Beni zorlayan iki tip emir oldu.有兩種規條特別困難。
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Cứ làm mình điên lên?
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Kupikir kau harus ... Apa lagi ini ... Siapa yang menggangguku sekarang?
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Kupikir kau harus ... Apa lagi ini ... Siapa yang menggangguku sekarang?
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Tu devrais... Putain... Qui c'est encore ?
Ben sadece emirleri uygulyorum, içeriğini sorgulamıyorum.Наверное, тебе стоит... Что за... Достали уже!
Ben yeterince büyüdüm ve sizden emir almaya ihtiyacım yok.Din întâmplare am crescut mare ºi nu mai am nevoie sã-mi comanzi tu.
Ben yeterince büyüdüm ve sizden emir almaya ihtiyacım yok.Ich bin zufällig erwachsen... und muss daher Ihre Befehle nicht befolgen, Miss Agda.
Ben yeterince büyüdüm ve sizden emir almaya ihtiyacım yok.Je ne suis plus un enfant et je me passe de vos ordres.
Ben yeterince büyüdüm ve sizden emir almaya ihtiyacım yok.Olen aikuinen mies, enkä kaipaa neidin komentelua.
Ben yeterince büyüdüm ve sizden emir almaya ihtiyacım yok.Ya soy mayorcito y no necesito obedecer sus órdenes.